Açıklamada, söz konusu kararnameye dair değerlendirmelerin dikkatle yapıldığı belirtilirken, hak ve özgürlüklerin geçici düzenlemelerle değil, kalıcı bir anayasal güvenceyle korunabileceği vurgulandı. Özerk Yönetim, kararnamenin içerdiği bazı düzenlemelerin önemine işaret etmekle birlikte, bunun tek başına yeterli olmadığını ifade etti. Açıklamada, “Niyeti ne kadar iyi olursa olsun, kapsamlı bir anayasal çerçevenin parçası olmadığı sürece hiçbir kararname, Suriye’deki halkların ve toplumsal bileşenlerin hakları için gerçek bir güvence oluşturamaz” denildi. Açıklamada, Suriye’nin çok kimlikli ve çok inançlı yapısının anayasal düzeyde tanınmasının zorunlu olduğu vurgulandı. Bu çerçevede, “Tüm Suriyeli halkların, etnik ve dini bileşenlerin haklarını koruyan ve güvence altına alan, çoğulcu ve demokratik bir anayasanın hazırlanması temel bir ihtiyaçtır. Bu çeşitlilik Suriye’nin zenginliği ve gerçek gücünün kaynağıdır” ifadeleri kullanıldı. Şara’nın imzaladığı kararnameye dair değerlendirmede, bu adımın “ilk bir girişim” olarak değerlendirilebileceği belirtilirken, açıklamada şu görüşlere yer verildi: Her ne kadar bu kararnameyi ilk bir adım olarak görmek mümkün olsa da, Suriye halkının meşru haklarını elde etmek ve adalet ile eşitliğe dayalı, herkesin özgür ve onurlu bir yaşam süreceği demokratik bir devlet inşa etmek için büyük bedeller ödeyerek gerçek bir devrim gerçekleştiren halkın beklenti ve umutlarını karşılamaktan uzaktır. Demokratik Özerk Yönetim, hak ve özgürlükler meselesinin Suriye’deki köklü çözümünün; kapsayıcı bir ulusal diyalogda ve tüm Suriyeliler arasında gerçek bir ortaklığı güvence altına alan, yurttaşlık ve sosyal adalet esaslarına dayalı bir devleti tesis edecek demokratik ve adem-i merkeziyetçi bir anayasada yattığını bir kez daha vurgulamaktadır. Özerk Yönetim, Suriye’de kalıcı barışın ve demokratik bir devletin inşası için kapsayıcı bir ulusal diyaloğun şart olduğunun altını çizdi. Açıklamada, hak ve özgürlükler meselesinin geçici siyasi adımlarla çözülemeyeceği belirtilerek, “Suriye’de köklü çözüm; tüm Suriyeliler arasında gerçek ortaklığı güvence altına alan, yurttaşlık ve sosyal adalet esaslarına dayalı bir devlet yapısının kurulmasında yatmaktadır” denildi. Açıklamanın devamında, bu hedefe ulaşmanın yolunun demokratik ve adem-i merkeziyetçi bir anayasa olduğu vurgulandı. Özerk Yönetim, çözüm adresini şu sözlerle işaret etti: “Hak ve özgürlüklerin kalıcı biçimde güvence altına alınması, ancak merkezi olmayan, demokratik bir anayasa ve kapsamlı bir ulusal diyalog süreciyle mümkündür. Suriye’nin geleceği, halkların iradesine dayalı bu ortak zeminde şekillenmelidir.” Independent Türkçe KUZEY VE DOĞU SURİYE AHMED ŞARA Kuzey ve Doğu Suriye Yönetimi, Suriye geçici Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara’nın imzaladığı ve Kürtlerin bazı kültürel haklarını kapsayan 13 sayılı kararnameye ilişkin kapsamlı bir yazılı açıklama yayımladı Cumartesi, Ocak 17, 2026 - 13:15 Main image:
Fotoğraf: X
Dünya Type: news SEO Title: Kuzey ve Doğu Suriye yönetiminden, Şara'nın kararnamesine yanıt: Haklar geçici düzenlemelerle değil, kalıcı bir anayasal güvenceyle korunabilir copyright Independentturkish: