İstanbul’un Güngören ilçesinde, 14 Ocak günü akşam saatlerinde 17 yaşındaki Atlas Çağlayan bir cinayet sonucu hayatını kaybetti. Mehmet Nesih Özmen Mahallesi Emek Sokak üzerinde meydana gelen olayda, daha önce birbirini tanımayan iki grup arasında bir kafeden çıktıktan sonra "yan bakma" iddiasıyla tartışma çıktı. Sözlü tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüşmesi üzerine, 15 yaşındaki E.Ç. yanında taşıdığı sustalı bıçakla Atlas Çağlayan’ı göğüs bölgesinden ağır yaraladı. Hastaneye kaldırılan Çağlayan, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamazken, olaydan sonra yakalanan şüpheli E.Ç. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Karatepe Çocuk Cezaevine gönderildi. 17 Ocak tarihindeyse olaya dair yeni bir boyut ortaya çıktı. Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Çağlayan’a tehdit mesajları gönderilmesi üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeni bir soruşturma dosyası açıldı. Gülhan Çağlayan, tehdit edildiğini belirterek "Tehdit mesajları almaya başladım. Numara görünmüyor ama mesajlarda aynen şu yazıyor, 'Oğlun Atlas'ı öldürdük, sıra sende. Seni de oğlunun yanına gömeceğiz" ifadelerini kullanmıştı. Görgü tanığı: 'Ambulans 45 dakika sonra geldi' Olayın meydana geldiği sokakta restoran işleten Yener Başkutlu, cinayet anını ve sonrasında yaşanan ihmalleri anlattı. Bıçaklanma olayının saniyeler içinde gerçekleştiğini belirten Başkutlu, müdahale sürecine dair şu ifadeleri kullandı: "Biz herhalde dedik ki bacağından yaralama olmuş. Meğerse göğüs kafesinden vurulmuş. Göğüs kafesinden vurulduğu için de burada bazı arkadaşlarımız müdahale etti, tampon yapmaya çalıştılar. Tabii yara derin olduğundan dolayı kanı durduramadık. Defalarca ambulansı da aradık. O gün ambulansla alakalı çok büyük sıkıntı yaşadık. Çünkü ambulans çok geç geldi. Bayrampaşa'dan geldi. Bundan dolayı da yaklaşık 40-45 dakika ambulans beklendi. Adli bir vaka olduğu için müdahale de edemiyorsun. Çocuğu hastaneye de götüremiyorsun. Çok uğraştık ama maalesef kurtaramadık." Katil zanlısı E.Ç.’nin ifadesi: 'Bıçağı çıkartarak salladım' Tutuklanan 15 yaşındaki katil zanlısı E.Ç., savcılıktaki ifadesinde olayın bir küfürleşme ile başladığını öne sürdü. Olay günü arkadaşlarıyla kafede olduğunu belirten E.Ç., ifadesinde şunları söyledi: "Kafeden çıkan grupta isminin Atlas Çağlayan olduğunu öğrendiğim şahıs bana 'Bana ne bakıyorsun?' diyerek küfür etti. Üzerime geldi. Ben de üzerimde bulunan bıçağı çıkartarak salladım. Karnına bir kez bıçağı vurdum. Sonrasında çocuğu yere yatırdılar. Yanındaki arkadaşları da beni darp ederek, hakaret ettiler. Orada beklemeye başladım. Yanımda bulunan arkadaşım A.H. bana bıçağı vermemi söyledi, ben de elimdeki bıçağı ona verdim." Anne Çağlayan: 'Yarım saat bile yaşayamadı yavrum' Oğlunu kaybetmesinin ardından hem yas tutan hem de tehdit mesajlarıyla karşı karşıya kalan anne Gülhan Çağlayan, olay gününü ve yaşadığı büyük acıyı anlattı. Başka annelerin canının yanmamasını dileyen Çağlayan, o geceyi şu sözlerle aktardı: "Oğlum evdeydi, beni bekliyordu iş çıkışında. Eve geldim. Eve geldikten sonra 'Anne, kardeşimin yanına gideceğim' dedi. 'Oğlum geç kalma. Merak ederim' dedim ama gitti. Gittikten yarım saat sürdü sürmedi, ondan sonrasında ikiz kardeşi aradı: 'Anne, kardeşimi bıçakladılar, ölüyor, yetiş' diye. Olay yerine gittiğimde zaten oğlum can çekişiyordu. Kalp masajı yapıyorlardı ama yüzü mosmor, bütün kanı bitmişti. Sonra ambulans geldi ama ambulans da çok geç geldi. Hastanede acil ameliyata aldılar. Bir buçuk saat sürdü. Yarım saat bile yaşayamadı yavrum. Yarım saat sürmemiştir yaşaması."