“İlhami Algör, “Rüzgâr, Yokuş, Failatün Failün”de kitaptaki deyimiyle, “Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku”yu yeniden ele almak için yola çıkıyor. Bunda kendisine en iyi yardımcı olacak kişiyi, otuz sene önce o anlatıyı kaleme alan “yazar”ı yanına alıyor. Sağından girip solundan çıkıyorlar, kapılardan geçip aynalara bakıyorlar, yokuşlar inip çıkarken Pera’nın mazisine “flashback” yapıyorlar, “zamanın ruhu”na dokunduktan sonra “Mesele nedir?” kabilinden muhabbeti noktalıyorlar”