Son hafta BIST 100 yüzde 3.83 yükselirken, gümüş yüzde 11.74, altının ons fiyatı ise yüzde 1.71 artış göstererek yatırım araçlarında eş zamanlı bir güçlenmeye işaret etti. Yılbaşından bu yana gümüşte yüzde 25.5, BIST 100’de yüzde 12.5, altında ise yüzde 6.3 getiri oluşması, riskli ve güvenli varlıkların birlikte talep gördüğünü gösteriyor Geçen hafta hem fiyat hem de hacim tarafında gözlenen eş zamanlı yükseliş, piyasanın dar bir hisse grubuyla değil, sektörlere yayılan bir katılımla güç kazandığını gösteriyor. BIST 100’ün haftalık yüzde 3.83, aylık yüzde 11.63 yükselmesi; gıda, teknoloji ve sanayi endekslerinin öncülüğünde gerçekleşti. Değerli metaller tarafında gümüşün haftalık yüzde 11.74 ile öne çıkması, risk iştahının yalnızca borsaya değil alternatif varlıklara da yayıldığını ortaya koyuyor. Mevduat ve kira sertifikalarının istikrarlı getirisi ise portföylerde denge arayışının sürdüğünü gösteriyor. Teknik görünüm ne diyor? Endeksin 12.668 puanla kapanması, son bir ayın zirve bölgesinde kalıcılık arayışının sürdüğüne işaret ediyor. Haftalık dip–zirve bandının üst sınırında yapılan kapanış, momentumun korunduğunu gösterirken; artan işlem hacmi yükselişin yalnızca fiyat etkisiyle değil, derinlikle desteklendiğini ortaya koyuyor. Bu tablo, olası geri çekilmelerde satış baskısının sınırlı kalabileceğine ve alım iştahının korunabileceğine dair önemli bir sinyal üretiyor. Endeks 12.668 kapanışla hem haftalık yüzde 3.83 hem aylık yüzde 11.63 yükseliş trendini teyit ediyor. Kapanış değeri; 3, 5, 10, 20, 50 ve 100 günlük tüm hareketli ortalamaların üzerinde ve bu ortalamaların tamamı “alım pozisyonunu koruyor” sinyalinde. Bu, ana trendin hâlâ yukarı yönlü olduğunu gösteriyor. Küresel borsalarda durum Asya piyasaları haftaya güçlü bir performansla damga vurdu. Güney Kore’de KOSPI endeksi haftalık bazda yüzde 5.55 yükselerek yılbaşından bu yana yüzde 14.87 getiriye ulaştı. Japonya’da Nikkei 225 yüzde 4.18 artışla Asya’daki iyimserliğe eşlik ederken, Çin cephesinde Hang Seng yüzde 2.64’lük yükselişle toparlanma eğilimini sürdürdü. Asya genelinde teknoloji ve sanayi hisseleri öne çıktı. Avrupa borsalarında ise daha dengeli ve sınırlı bir seyir izlendi. FTSE 100 haftayı yüzde 1.13 artıda kapatırken, DAX yüzde 0.36 ile yatay sayılabilecek bir performans sergiledi. CAC 40’ta ise yüzde 0.59’luk geri çekilme dikkat çekti. Avrupa tarafında ekonomik veriler ve faiz beklentileri fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam etti. ABD borsaları haftayı hafif kayıplarla tamamladı. Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq endekslerinde sırasıyla yüzde 0.12, yüzde 0.31 ve yüzde 0.60 oranında düşüşler görüldü. ABD’de yatırımcıların, faiz patikasına ilişkin belirsizlikler ve kâr realizasyonları nedeniyle daha temkinli bir duruş sergilediği gözlendi. Genel tablo, küresel piyasalarda Asya’nın pozitif ayrıştığı, ABD ve Avrupa’nın ise denge arayışını sürdürdüğü bir haftaya işaret ediyor. Haftanın stratejisi ne olmalı? ■ Hacmi ana pusula yap. ■ Trendle inatlaşma ama körü körüne de kovalama. ■ Sektörel yayılımı takip et. ■ Geri çekilmeleri panik değil fırsat olarak oku. ■ Kârı cebe koymayı ihmal etme. ■ TCMB ve Fed başlıklarını hafife alma. ■ Alternatif varlıkları portföyde tut. ■ Hikâyesi olan şirketlere odaklan. ■ Aşırı iyimserlikten kaçın. ■ Stratejini haftalık değil, trend bazlı kur. Neye odaklanmalı? Önümüzdeki dönem üç başlık öne çıkıyor: 1)TCMB’nin faiz patikasına ilişkin beklentilerin fiyatlamalara nasıl yansıyacağı. 2) Küresel tarafta Fed mesajlarının riskli varlıklar üzerindeki etkisi. 3) Şirket ve sektör bazlı ayrışmanın devam edip etmeyeceği. Mevcut veriler, piyasada kısa vadeli yön arayışının devam edeceğini; ancak hacim ve katılım korunabildiği sürece yukarı yönlü denemelerin masada kalacağını gösteriyor.