Serviks kanserinin tarihiyle yüzleşmek

Ocak ayı, takvimde sessiz durur. Ne pembe kurdeleleri vardır ne de yüksek sesli kampanyaları. Ama ocak, modern tıbbın en büyük başarı hikâyelerinden birinin ayıdır: Serviks (rahim ağzı) kanserinin önlenebilir olduğunun anlaşıldığı ay. Bu cümle bugün bize çok sıradan geliyor olabilir. Ama tarih boyunca bu, devrimsel bir fikirdi. Bir zamanlar “Kader” denilen hastalık 20. yüzyılın başında rahim ağzı kanseri, kadınlar için sessiz ama acımasız bir sondu. Ne erken tanı vardı, ne nedenini bilen biri. Doktorlar tümörü görüyordu ama nedenini anlayamıyordu. Kadınlar ise çoğu zaman geç kalmış oluyordu. Ta ki bir Yunan göçmen, mikroskobun başında inatla bakana kadar… Bir cam lam üzerinde değişen tarih 1920’lerde, kimsenin ciddiye almadığı bir fikirle ortaya çıktı: “Kanser, oluşmadan önce hücrelerde iz bırakır.” Bugün Pap smear dediğimiz test, o yıllarda alay konusu olmuştu. Ama sonuç ortada: Pap smear sayesinde milyonlarca kadın serviks kanserinden kurtuldu. Ve tarihte ilk kez bir kanser, erken yakalanabilir hâle geldi. Yetmedi. Çünkü sorunun kaynağı hâlâ oradaydı. Erken tanı hayat kurtarıyordu. Ama soru şuydu: “Bu kanser neden oluşuyor?” Cevap, yıllar sonra Almanya’da bir laboratuvarda bulundu. 1970’lerde, herkes herpes virüslerini suçlarken Harald zur Hausen başka bir ihtimali kovalamaya devam etti: HPV (İnsan Papilloma Virüsü). Sonunda şu gerçek netleşti: Serviks kanserlerinin büyük çoğunluğu HPV enfeksiyonlarıyla ilişkiliydi. Bu keşif 2008’de Nobel Ödülü aldı. Ama asıl ödül, insanlığa verildi. İnsanlık tarihinde bir ilk HPV aşısı, tıp tarihinde gerçek bir dönüm noktasıydı. Çünkü ilk kez bir aşı: * Bir enfeksiyonu değil, * Bir kanseri önlüyordu. Bu, teorik bir umut değil; ölçülebilir bir başarıydı. Bugün biliyoruz ki HPV aşıları, rahim ağzı kanserine yol açan yüksek riskli tiplerin büyük çoğunluğuna karşı %90’ın üzerinde koruma sağlıyor. Ama asıl farkı yaratan şey, aşının tek başına değil; tarama programlarıyla birlikte uygulanması oldu. Bu noktada dünya iki ayrı hikâyeye ayrıldı. Avustralya: Bilimin peşinden giden ülke Avustralya, HPV aşısını erken dönemde ulusal programa aldı. Kız ve erkek çocuklarını kapsayan, okul temelli bir aşılama modeli kurdu. Buna düzenli tarama programlarını ekledi. Sonuç? * Genç kadınlarda yüksek riskli HPV enfeksiyonları dramatik biçimde azaldı. * Serviks kanseri öncüsü lezyonlar hızla geriledi. * Bugün Avustralya, 2035 yılı civarında rahim ağzı kanserini halk sağlığı sorunu olmaktan çıkaran ilk ülke olma yolunda. Yani bir kanser türü, ilk kez tarihte takvimden silinmeye bu kadar yaklaştı. Japonya: Bilimin durduğu yerde istatistik başladı Aynı yıllarda Japonya da HPV aşısını ücretsiz ulusal programa almıştı. Başlangıçta aşılama oranları %70’lere yakındı. Ancak 2013’te, bilimsel kanıtlarla desteklenmeyen korkular büyüdü. Devlet, aşıyı yasaklamadı ama aktif olarak önermeyi durdurdu. Bu küçük gibi görünen kararın sonucu çok büyüktü: * Aşılama oranları birkaç yıl içinde %1’in altına düştü. * Neredeyse bir nesil, aşısız kaldı. Bugün bu kararın bedeli artık tahmin değil, sayıyla konuşuluyor. Modelleme çalışmalarına göre Japonya’da: 25 binin üzerinde önlenebilir ek serviks kanseri vakası, 5 bin ila 11 bin arasında önlenebilir ölüm, önümüzdeki 20–30 yıl içinde ortaya çıkacak. Bu bir salgın değil. Bu bir doğal afet değil. Bu, gecikmiş bir kanser dalgası. Aşı tek başına yetmez: Tarama, hikâyenin ikinci yarısıdır Burada kritik bir noktayı net söylemek gerekir: HPV aşısı büyük bir devrimdir ama tek başına tüm sorunu çözmez. Çünkü toplumda: * Aşı yaşını kaçırmış kadınlar vardır, * Aşıya erişemeyenler vardır, * Aşı yaptırsa bile taramayı ihmal edenler vardır. Bu yüzden serviks kanserini takvimden silen ülkelerin ortak stratejisi şudur: “Aşı + Tarama + Takip.” Birini eksik bıraktığınızda başarı düşer. Kısacası: Aşı, geleceğin serviks kanserlerini engeller. Tarama ise bugünün sessiz risklerini yakalar. Son söz Serviks kanseri, tarihte ilk kez takvimden silinebilecek bir hastalık. Ama bu, ne laboratuvarda ne de kongre salonlarında olacak. Bu, bir randevu alındığında, bir aşı yaptırıldığında, bir erteleme iptal edildiğinde olacak. Ocak ayı bunu hatırlatmak için var. Sessiz ama çok net.