İran güçlü bir bürokrasi ve diplomasi geleneğine sahip bir ülkedir. ABD veya İsrail’in doğrudan müdahalesi, içeride reformcu kanatların elini güçlendirebilir; ancak bu reformcular da sistemin dışından gelen aktörler değildir. 2009’daki Ahmedinejad seçimleri sonrasında yaşananlar bunun iyi bir örneğidir. Mir Hüseyin Musavi Batı medyasında özgürlükçü bir figür olarak sunulmuştu ama kendisi Humeyni döneminde başbakanlık yapmış, sistemin içinden gelen bir isimdi.