Geçen Pazar günü ülkemiz aydınlık bir açılışa tanıklık etti: Denizli- Merkezefendi Belediyesi’nin Atatürk Bilim Merkezi CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından on binlerin katılımıyla açıldı. Dünyada, bilimde yaşanan niteliksel bir sıçrama sonucu, artık yakından tanık olduğumuz Yapay Zekâ (YZ ya da İngilizcesinin baş harfleriyle AI), gerçekleşiyor. Ülkemiz ise on yıllardır üretimi ve kullanımıyla Cumhuriyet’in temeli olan bilimsellikten uzaklaştırılıyor. Böyle bir ortamda Atatürk Bilim Merkezi-ABM açılması çok anlamlı ve önemlidir. CUMHURİYET BİLİMSELLİKTİR! Kurtuluş Savaşı’nda egemenliğin gökten yere indirilerek halkın kılınması ile başlayan ve giderek tüm kamu yönetiminde uygulanmasına başlanan bilimsellik süreci Cumhuriyetin kurulmasından sonra tüm yönleriyle uygulamaya konulur. Bilimselliğin altyapısı olarak, din ve devlet işlerinin ayrılması; hukukun ve eğitimin bilimsel temellere yerleştirilmesi; kadın-erkek eşitliği yönünde atılan yasal ve kurumsal köklü adımlar, Harf Devrimi, kamu kuruluşlarının oluşturulmasındaki bilimsellik özenle vurgulanmalıdır. Bu gidiş Ankara’da kurulan ilk fakültenin, Dil Tarih Coğrafya Fakültesinin önyüzüne “Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir” yazılmasına uzanır. Bu vurgulama sözde kalmaz, bakanlıklar ve bağlı kuruluşlarıyla tüm kamu yönetimi, o büyük devlet eliyle sanayileşme, başta Atatürk Orman Çiftliği olmak üzere örnek çiftlikler, ilkokuldan üniversiteye tüm eğitim, Hıfzıssıhha Enstitüsü ile sağlık ve benzeri büyük atılımların ana ortak özelliği bilimsellikleridir. Ülke son on yıllarda ve giderek artan bir hızla bilimsellikten uzaklaşıyor. Üniversiteye kadar olan eğitimin giderek artan bir oranda tarikat ve cemaat yapılarına bırakılması ve üstüne üstlük çağımızdaki bilimsel ve teknolojik gelişmelerin açıklanmasında anahtar işlevi gören Evrim kuramının 2016’da ortaöğretim ders programlarından çıkarılması birer bilimsellikten uzaklaşma örneğidir. Sayıları yeterince bilimsel ön hazırlık yapılmadan üçe katlanan üniversiteler ise yıllardır şu üç temel işlevlerinden, bilimsel üretim, öğretim ve bilimin toplumsallaşmasından her gün biraz daha uzaklaşıyor. Bu bağlamda 11 Ocak 2016’da “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlığıyla 1128 imzalı bildiri yayımlayan bilim insanlarının büyük bölümünün görevlerinden uzaklaştırılmaları; üniversite kavramını ve buradan bilimi halkın gözünde iyice zayıflatan, 31 yıl önce CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı E. İmamoğlu ve arkadaşlarına verdiği diplomaları yok sayma girişimi; “beş yılı” aşkın bir süredir Boğaziçi Üniversitesinin “başına gelenler”; yine her gün haber konusu olan bilimsel kadrolara Osmanlı’nın “beşik uleması” benzeri “eş-dost” atamaları ve son olarak eğitim süresinin üç yıla indirilmesi ve Cuma Namazı ile ilgili Yüksek Öğretim Kurumu-YÖK düzenlemesi bilimsellikten uzaklaşılmasının başlıca göstergeleridir. Uluslararası üniversite sıralamalarında Türkiye üniversitelerinin sürekli alt sıralara düşmesi de bu durumu ayrıca kanıtlıyor. VE MERKEZ Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Atatürk Bilim Merkezi-AKM girişimiyle her türlü övgüyü fazlasıyla hak ediyor. Çalışma arkadaşlarıyla oluşturduğu Merkez, temel bilimlerden uzay bilimlerine dek tüm bilim alanlarında deney, gözlem ve usavurma olanakları sunuyor. Genel Başkan Özel, açılışta özenle, “Atatürk’ün gösterdiği hedefe yürümek için evren, galaksi, yıldızlar, uzay bilimi ve havacılık konusunda çocukların ufkunu açacak, eğitecek simülasyonlarla bunları gösterecek, sevdirecek bir bilim merkezi var” diyor. Söz, eserin sahibi Başkan Şeniz Doğan’ın: “Bugün burada sadece bir binayı değil geleceğe, gök yüzüne, aydınlığa açılan güzel bir kapıyı açıyoruz” diye sözlerine başlayan Doğan, “Bu merkez sadece Merkezefendi’nin, sadece Denizli’nin değil Türkiye’nin aydınlık geleceğidir. Atatürk Bilim Merkezi’nin içerisini çağdaş ve vizyoner bir şekilde yerleştirdik. İçerisinde çocuklarımız farklı hikayeleri hissedecek. Yine iklim krizini burada çözmeye çalışacağız. Şehrimiz ve Merkezefendimiz bir deprem bölgesi, çocuklarımıza ve gençlerimize burada depremle mücadeleyi öğreteceğiz. Yine burada robotik kodlamayı çocuklarımıza kazandıracağız. Tüm çocuklarımız eğitimde eşit haklara sahip olsun istiyoruz. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözünden hareketle bu merkezimizi ilçemize kazandırdık. Merkezimiz ilçemize ve şehrimizi hayırlı, uğurlu olsun” diye sürdürüyor. ABM, temel bilimler, jeoloji, biyoloji, kimya, enerji, evren, uzay bilimlerinde gözlem, deney ve usavurmanın ve buradan “yeni yaratıcılıkların” en verimli alanı oluyor, geleceğin ışığı oluyor. Bilimsel açlık, bir toplum için, hele günümüzde, açlıkların en ölümcül olanıdır. Tarih kanıtlıyor ki toplumları gıdasız ve özgürlüksüz kalma kadar, hele de günümüzde Binlerce yıl bilimden uzaklaşma da yok ediyor. Toplumun yeniden canlanması yalnız ve ancak bilim ile gerçekleştirilebilir. İnsanoğlu, tarihi boyunca, karanlıkları bilimle aydınlatarak ilerlemeyi başarmış bulunuyor. Yaklaşık 2 600 yıl önce Thales’in insanlığa geometriyi kazandırdığı ve Kurtuluş’un çiçeklerinin açtığı bir bölgede Atatürk Bilim Merkezi açılması, başlı başına tarihsel ve toplumsal bir büyük aydınlanma olayıdır. Bu tür merkezlerin sayıları “yurdun her tarafında” ve hızla çoğaltılmalıdır.