CHP 39. Olağan Kurultayı 28-30 Kasım 2025 tarihlerinde yapıldı. “Şimdi İktidar Zamanı” sloganıyla gerçekleştirilen Kurultayda yönetim organları seçiminin yanı sıra “Güçlü Yurttaş Güvenli Gelecek Kazanan Türkiye” başlıklı CHP Parti Programı 2025 de kabul edildi. Yeni Program “Demokrasi, Yönetim ve Adalet”, “Kalkınma ve Ekonomi”, “Sosyal Devlet” ve “Dış Politika, Güvenlik ve Dirençlilik” başlıklarından oluşuyor. Toplam 127 sayfalık programın “Sosyal Devlet” başlıklı bölümünün 94-97. sayfaları arası sağlık politikalarına ayrılmış. Aslında önceki haftalarda yazmaya niyetlenmiştim ama araya daha güncel konular girince bu haftaya kaldı. *** “Sağlık, yalnızca hastalık ya da sakatlığın yokluğu değil, bedensel, ruhsal, sosyal ve ekolojik olarak tam bir iyilik durumudur. Sağlık herkesin doğuştan sahip olduğu temel bir insan hakkıdır. Yurttaşların yaşamlarını sağlıklı ve güvenli bir şekilde sürdürmeleri devletin asli görevidir. Koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen, halk sağlığını esas alan, kamusal planlama ve finansman sistemine dayalı bir sağlık politikası hayata geçirilecektir. Sağlık hizmetlerine erişimin önündeki bütün coğrafi ve ekonomik engeller kaldırılacaktır. Kamucu sağlık sistemi; her yurttaşa eşit, herkes için ücretsiz, herkesin her zaman ve ülkemizin her yerinde erişebildiği, güvenli ve nitelikli sağlık hizmeti sunacaktır. Merkezi yönetim bütçesinden sağlığa ayrılan pay artırılacaktır. Kamu sağlık hizmetleri herkes için ücretsiz olarak kamusal kaynaklardan karşılanacaktır.” *** CHP Parti Programı 2025’in “Sağlıklı, Uzun, Kaliteli Yaşam” alt başlığı böyle başlıyor. İlk cümledeki sağlık tanımı klasik olarak Dünya Sağlık Örgütü’nün 1978’deki Alma Ata Bildirgesinden alınmış. Ayrıca da “bedensel, ruhsal, sosyal”in yanına “ekolojik olarak tam bir iyilik durumu” eklenmiş. Bu girişte basamaklandırılmış, kamucu sağlık sistemine, bütün basamaklarda Sağlık Bakanlığı tarafından sunulacak herkese eşit , ücretsiz, erişilebilir, nitelikli sağlık hizmetine, koruyucu ve önleyici sağlık politikalarına öncelik verileceğine, birinci basamağın sağlık hizmetlerinin odağı yapılacağına vurgu dikkat çekiyor. *** CHP Parti Programı 2025’te sağlığın kamusal olarak finanse edileceği, merkezi yönetim bütçesinden sağlığa ayrılan payın arttırılacağı, kamu sağlık hizmetlerinin herkes için ücretsiz olarak kamusal kaynaklardan karşılanacağı, yurttaşları özel sağlık sistemine mecbur bırakan koşulların ortadan kaldırılacağı yazılmış. Bunlar olumlu vaatler. Ancak kamusal finansmanın genel bütçeden mi, şimdi olduğu gibi GSS yoluyla mı karşılanacağı, cepten harcamaların ne olacağına yer verilmemesi eksiklik olmuş. Keza “Özel hastanelerin toplumsal yarara uygun şekilde hizmet sunmaları sağlanacak ve gerekli denetimler yapılacaktır.” denirken kamunun özelden hizmet almaya devam edip etmeyeceği belirtilmemiş. AKP döneminde “ilave ücret” adıyla getirilen bıçak parası uygulamasının sürdürülüp sürdürülmeyeceğine de değinilmemiş. AKP’nin de sonradan vazgeçtiği Kamu Özel İşbirliğiyle kurulan hastaneler için “Şehir Hastanelerinin sözleşmeleri, topluma getirdiği yüksek maliyetler gözetilerek yeniden ele alınacak , etkin şekilde denetlenerek gerekli adımlar atılacaktır.” ifadesi de açıkçası tatmin edici olmamış. CHP’nin şimdiye kadar şiddetle muhalefet ettiği, kamu bütçesine hâlâ yük olmaya devam eden bu asrın batağı hastaneler için net bir kamulaştırma ifadesi uygun olurdu. *** Programda birinci basamak için önerilen Halk Sağlığı Merkezleri “ bölge tabanlı olarak koruyucu, tedavi edici ve rehabilitasyon hizmetlerini entegre biçimde sunan çok işlevli yapılar” olarak tanımlanmış. Okul sağlığı hizmetlerinin de bu basamakta yer alacağı; özellikle çocuklar ve yaşlılar için koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri ve basit müdahalelerin de ücretsiz sunulacağı belirtilmiş. Bu haliyle AKP’nin sağlık ocaklarını tasfiye ederek getirdiği Aile Hekimliği Türkiye Modelinin CHP iktidarında terk edileceği, Sağlıkta Sosyalizasyon benzeri bir yapılanmanın kurulacağı anlaşılıyor. İkinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarının bölgesel olarak planlanacağı, “eve en yakın hastane prensibine” geri dönüleceği de belirtilmiş. Bu ifadeler ilk bakışta AKP’nin bir türlü hayata geçirmediği sevk zincirini çağrıştırıyor ama açık olarak ifade edilmemiş. *** CHP Programı 2025’te Adli Tıp Kurumu ve Refik Saydam Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsünün yeniden yapılandırılacağı, ilaç fiyat kararnamesinin gözden geçirileceği, ruh sağlığı yasası çıkarılacağı, sağlıkta şiddetle etkin ve caydırıcı biçimde mücadele edileceği, “tek sağlık” anlayışının benimseneceği, iklim krizi, afet ve salgınlara dirençli sağlık sistemi oluşturulacağı gibi daha bir dizi öneri de yer almış. Hepsine bu yazıda yer vermem mümkün değil ama “ Performansa dayalı ücretlendirme yerine, maaş temelli, emekliliğe yansıyan adil ücret politikası uygulanacak, özlük hakları iyileştirilecektir.” vaadi bence önemli. Çünkü hekimliğin doğasına aykırı olan bu parça başı ücret uygulamasından acilen vazgeçmedikçe bugün artık sağlıktaki sorunları çözmek mümkün değil. *** Netice olarak, değindiğim eksiklerle birlikte CHP Programı 2025’te sağlık politikalarıyla ilgili önerileri oldukça tatmin edici bulduğumu belirteyim. Bu vesileyle Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu üyeliğine seçilen Sağlık Politikaları Kurulu Başkanı Prof. Dr. Kayıhan Pala ’ya başarılar diliyorum.