SON DAKİKA HABERLER: İsrail basını 'korkunç senaryoyu’ yazdı! 'Türkiye'nin tam zaferi'

Beyaz Saray, Gazze'de ateşkes sürecinin ikinci aşamasının önemli bir parçası olarak kurulan "Barış Kurulu" üyeleri ile geçiş sürecini yönetecek olan "Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi" başkanını açıkladı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın 20 maddelik Gazze'de barış planına atıf yapılarak, ikinci aşamaya geçildiğine dikkat çekildi. Açıklamada, bu aşamanın önemli bir parçası olarak Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin kurulduğu ve komiteye Filistin Yönetimi'nin eski Planlama Bakan Yardımcısı Dr. Ali Şaat'ın başkanlık edeceği duyuruldu. 'BARIŞ KURULU' ÜYELERİ AÇIKLANDI Beyaz Saray, Trump'ın başkanlık ettiği Barış Kurulu'nda çeşitli alanlarda görev yapacak üyelerin isimlerini açıkladı. Kurucu Yürütme Kurulu adı altında duyurulan Barış Kurulu'nda ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Trump'ın damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, Marc Rowan, Ajay Banga ve Robert Gabriel yer aldı. DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN, GAZZE YÜRÜTME KURULU'NDA Açıklamada, Gazze'de yönetişim ve hizmetler alanındaki tüm faaliyetleri kapsamlı şekilde desteklemek üzere "Gazze Yürütme Kurulu" adıyla yeni bir kurul oluşturulduğu ifade edildi. Kurulda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Trump'ın damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, BAE Uluslararası İşbirliği Bakanı Reem Al-Hashimy, deneyimli Katarlı diplomat Ali Al-Thawadi, Mısır istihbarat şefi Hassan Rashad, Marc Rowan, Nickolay Mladenov, Yakir Gabay ve Sigrid Kaag yer aldı. TEL AVİV’DE GERGİN KABİNE İsrail merkezli İ24’ün haberine göre, Tel Aviv’de kabine, Netanyahu’nun Başbakanlık Ofisi’nin ABD ile Gazze’de kurulması planlanan ‘Barış Konseyi’nin yapısı ve diğer başlıklarda anlaşmazlık yaşandığına dair açıklamasının ardından Pazar günü (18.01.2026) akşam saatlerinde toplandı. İsrail Başbakanı Netanyahu, Türkiye ve Katar’ın ‘Gazze Barış Konseyi’ne dahil edilmesini sert şekilde kınadı. Haberde, siyasi muhabir Guy Azaryal’ın, Başbakan Netanyahu’nun Barış Konseyi’ne Türkiye’nin dahil edilmesine yönelik kınama açıklamasının ABD ile önceden koordine edildiğini aktardığı belirtildi. 'FİDAN’IN DAHİL EDİLMESİ ENDİŞE KAYNAĞI' İsrail tarafında, Katarlı ve Türk aktörlerin genel olarak sürece dahil edilmesinden ziyade, ABD’nin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile ile Katarlı üst düzey bir ismi Gazze’nin icra organı olan "Yönetim Kurulu’na" dahil etme tercihi endişe kaynağı olarak değerlendirildi. İsrail merkezli İ24’ün haberine göre, Beyaz Saray’ın hafta sonu iki ismi icra organına dahil ettiğini duyurması sürpriz olarak nitelendirildi. Öte yandan, Knesset muhabiri Amiel Yerahhi, yapılan güvenlik-siyasi kabine toplantısında gerilim yaşandığını bildirdi. Çok sayıda bakan, Gazze’de "Barış Konseyi" kurulmasını güvenlik açısından "sorumsuz bir adım" olarak nitelendirirken, bazı bakanların toplantıdan hayal kırıklığıyla ayrıldığı ifade edildi. Konuya yakın bir kaynak, Başbakan’ın sert açıklamasının ABD ile koordine edildiğini ve Beyaz Saray’dan yanıt gelmemesinin tesadüf olmadığını kaydetti. Başbakan Netanyahu’nun, bakanları yatıştırmak amacıyla ABD Başkanı Donald Trump’tan aldığı güvenceleri paylaştığı aktarıldı. ‘İSRAİL’İ SIFIR NOKTASINA GETİRİR’ İsrail merkezli Channel 14’ün haberine göre, gözler Tahran’a çevrilmişken asıl tehlikenin Gazze’de olduğu uyarısı yapıldı. Haberde, Gazze Şeridi’nde Türk askeri varlığının İsrail’i “sıfır noktasına” geri götüreceğini söyledi. 'KORKUNÇ SENARYO' İsrailli analist Ben Menachem, Türkiye ve Katar’ın "Barış Konseyi"ne katılımını “açıkça olumsuz bir gelişme” olarak nitelendirdi. Menachem, Tal Meir’e verdiği röportajda, siyasi bir uzlaşı oluşturma çabalarının içinde İsrail’i başlangıç noktasına döndürebilecek bir 'korkunç senaryonun' gizlendiğini ifade etti. En büyük tehlikenin, uluslararası bir gücün parçası olarak Gazze’de Türk askeri varlığının gündeme gelmesi olduğunu vurgulayan Ben Menachem, hükümete net bir tutum çağrısında bulundu. ‘ABD, TÜRKİYE’NİN BÖLGESEL AĞIRLIĞINI GÖZ ARDI EDEMİYOR’ İsrailli bir diğer yayın organı Maariv’de ise, Türkiye’nin Barış Kurulu’na dahil edilmesiyle ilgili, Ankara’nın Washington’un göz ardı edemeyeceği bölgesel bir ağırlığa sahip olduğu vurgulandı. Haberde, siyasi bir kaynağa dayandırılarak “Trump’ın Erdoğan ve Katar ile yakın ilişkiler yürüttüğü bir sır değil. Bunu Netanyahu ile yaptığı açık görüşmelerde kendisi de dile getirdi” ifadeleri kullanıldı. 'İSRAİL’İN İTİRAZINA RAĞMEN TÜRKİYE ISRARI JESTİN BEDELİNİ YÜKSELTTİ' Haberde, Netanyahu’nun Türkiye’nin Gazze Yürütme Kurulu’na dahil edilmesine yönelik kamuoyu önündeki itirazının, Tel Aviv ile Washington arasında bir güven krizine işaret etmediği belirtilse de, İsrail’in kamuoyu önündeki itirazı, ABD’nin Türkiye ve Katar’a yönelik jestine paradoksal biçimde değer kattı. Haberde, "İsrail karşı çıkmasaydı, Washington’un kararı çok daha az anlam ifade ederdi. Bu şekilde Trump, Ankara ve Doha’ya, İsrail’in sert itirazına rağmen onları dahil ettiğini gösterebiliyor, bu da jestin bedelini yükseltiyor" değerlendirmesi yapıldı. 'TÜRKİYE’NİN TAM ZAFERİ' Maariv’in konuyla ilgili bir diğer haberinde ise, İsrailli gazeteci Ben Caspit’in, "Erdoğan mutlu olabilir: Netanyahu'nun ısrarı Türkiye'nin "tam zaferine" yol açtı” başlıklı yazısına yer verildi. Haberde, Gazze’nin "ertesi günü" için Katar ve Türkiye’nin sürece dahil edilmesini sert sözlerle eleştirdi. Caspit’e göre, yaşananlar Tel Aviv’de siyasi bir çöküşe işaret ediyor. Caspit, İsrail’i "tarihinin en büyük felaketlerinden birine sürükleyen" hükümetin, bağımsız bir devlet soruşturma komisyonu yerine “başından sakat bir siyasi örtbas komisyonu” kurduğunu savundu. Suriye'de Şam yönetimi ile YPG anlaşmaya vardı! İşte bölgeden gelen son bilgiler... Şiddetin normalleştiği çağda büyüyen nesil... Çocukluk kayıp öfke sahada İstanbul'da kar yağışı etkisini artırıyor! Dışarı çıkacaklar dikkat: Trafik felç