İşçiden fazlası alındı, patrondan beklenen gelmedi: İşte 2025'in vergi portresi

Bütçe verileri vergi sisteminin sınıfsal karakterini bir kez daha gün yüzüne çıkardı. 11 trilyon lirayı aşan vergi tahsilatının yaklaşık 3'te 2'si tüketicinin cebinden dolaylı yollarla alınırken, dev holdinglerin ödediği kurumlar vergisinin toplam içindeki payı geriledi. Rakamlar, Şimşek Programı'nın faturasının durmaksızın işçiye ve dar gelirliye kesildiğini kanıtlıyor. Verginin yarısı tüketimden 2025'te bütçe giderleri 14,6 trilyon lira olarak gerçekleşirken, bu harcamaların ana finansman kaynağı yine emekçilerin alın teri oldu. Geliri ne olursa olsun herkesin aynı oranda ödediği Katma Değer Vergisi (KDV) ve Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), toplam vergi tahsilatının yüzde 48’ini, yani neredeyse yarısını oluşturdu. Dâhilde alınan KDV ve ithalden alınan KDV’nin toplamı 3,2 trilyon lirayı bularak toplam vergi gelirlerinin yüzde 29,68’ine ulaştı. Bir başka deyişle, devletin topladığı her 100 liralık verginin 30 lirası yurttaşın eğitimden sağlığa, gıdadan giyime kadar yaptığı harcamalardan kesildi. Ücretlerden toplanan vergi hedefleri aştı Tablo "doğrudan" vergiler ayağında da vahim. 2025 yılında gelir vergisi tahsilatı 2,8 trilyon lira olarak gerçekleşti. Ancak bu rakamın yüzde 93,5’i, yani 2,6 trilyon lirası stopaj yoluyla toplandı. Bu kalem, doğrudan doğruya işçinin, emekçinin ve kamu çalışanın maaşı daha cebine girmeden kaynağında kesilen vergileri ifade ediyor. Daha vahimi bu vergi kalemindeki artış bütçe hedefinin yüzde 33,6 üzerinde gerçekleşti. Yani enflasyon karşısında eriyen ücretler bir de vergi baskısıyla budanmış oldu. Patronların ödediği, işçiden kesilenin yarısını bile değil Buna karşılık, dev holdinglerin ve şirketlerin kârları üzerinden alınan Kurumlar Vergisi, toplam vergi pastasındaki payını kaybetmeyi sürdürdü. 2024 yılında toplam vergi gelirleri içinde yüzde 12,2 pay alan kurumlar vergisinin payı, 2025 yılında yüzde 11,1’e geriledi. Şirket kârları üzerinden yapılan tahsilat 1,2 trilyon lirada kalarak, işçilerin maaşlarından kesilen tutarının yarısının bile altında kaldı. Çünkü yılın başında patronlardan tahsil edilmesi planlanan verginin sadece yüzde 74'ü alınabildi. Sermaye grupları bütçeye katkısını azaltırken, bordrolu çalışanların ve tüketicilerin vergi pastasına toplam katkısı yüzde 78 gibi devasa bir orana ulaştı. Akaryakıt, otomobil, harçlar... 2025 bütçesinde dikkat çeken bir diğer unsur ise ÖTV kalemlerindeki artış oldu. Akaryakıttan alınan ÖTV yüzde 31,2 artışla 522 milyar liraya, motorlu araçlardan alınan ÖTV ise yüzde 46,6 artışla 787,9 milyar liraya yükseldi. Yurttaşın ulaşım hakkı ve en temel tüketim kalemleri, iktidar için adeta bir "nakit makinesi" işlevi gördü. Ayrıca tütün ürünlerinden alınan 428 milyar lira ve alkollü içeceklerden alınan 145 milyar liralık ÖTV tahsilatları, devletin mali açığını halkın yaşam tarzı üzerinden finanse ettiğini gösteriyor. Sadece tüketim değil, devletle olan her türlü temas da ağır bedellere bağlandı. Pasaport, ehliyet ve tapu gibi resmi işlemlerden alınan harçlar yüzde 120,9 gibi bütçe hedeflerini altüst eden bir gerçekleşme oranıyla 337 milyar liraya ulaştı. Damga vergisi ise 225,9 milyar lirayla bütçeye yüzde 2’lik katkı sundu.