Beştepe'de gerçekleştirilen kritik Kabine Toplantısı'nın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millete Sesleniş konuşması yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları... Dünden kaçanların, milletten hesap vermekten imtina edenlerin aksine; biz, hesabını millete vermeyi şiar edinmiş bir kadroyuz. Bunun en somut göstergesi olarak 2025 yılına ait hizmet dökümümüzün özetini geçtiğimiz günlerde kamuoyumuzla paylaştık. Çocuklarımızın yarıyıl tatiline girip karne heyecanı yaşadığı bu günlerde, biz de geçtiğimiz senenin karnesini aziz milletimizin takdirine sunduk. Zaman zaman zorluklarla karşılaşsak da milletimize hizmet yolculuğumuzu emin, kararlı ve istikrarlı adımlarla sürdürüyoruz. Türkiye’yi her alanda şahlandırmak, çağ atlatmak ve kutlu hedeflerine bir adım daha yaklaştırmak için tüm imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Bu aziz vatanın her köşesini ihya etmek, Türkiye Cumhuriyeti’nin imkânlarını bu ülkenin her bir ferdine adil şekilde ulaştırmakta kararlıyız. Buradan özellikle şunun altını çizmek istiyorum: Bize oy vermiş olsun ya da olmasın, bu ülkede yaşayan her bir kardeşimiz bizim nazarımızda aynı derecede hizmete ve hürmete layıktır.Bölgecilik yapmak, insanlarımızı siyasi görüşlerine, kökenlerine veya oy tercihlerine göre ayırmak bizim kitabımızda hiçbir zaman yer almamıştır. "SÖZLERİMİZLE DEĞİL ESERLERİMİZLE KONUŞUYORUZ" Her zaman sözlerimizle değil, eserlerimizle konuşuyoruz. Değerli kardeşlerim, bugün başkentimiz Ankara’ya, Yeni Türkiye vizyonunu simgeleyen bir yatırımı daha kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Kabine toplantımızdan önce hizmete açtığımız Esenboğa Havalimanı’nın üçüncü pisti ve yeni hava trafik kontrol kulesinin hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. Türkiye’nin başkentini; vatandaşlarımızı haftalarca huzursuzluğa, susuzluğa ve kuyruklara mahkûm eden bir zihniyetin insafına bırakamayız. Enerjilerini sorunlara çözüm üretmek yerine bahane üretmeye, kendi dışındaki herkesi suçlamaya, görevini yapan basın mensuplarını tehdit etmeye harcayanlar; bizim şehirlerimize hizmet sevdamızı asla kıramazlar. Bu ülkede kutuplaştırma denince, kriz fırsatçılığı denince, felaket tellallığı ve iş bilmezlik denince kimin akla geldiği herkesin malumudur. Yine bu ülkede kimin hizmet karnesinin “pekiyi”lerle dolu olduğu, kimin sicilinin ise çürüklerle, zayıflarla ve kara lekelerle anıldığı gayet iyi bilinmektedir. "BİR VE BERABER SURİYE, BÖLGE İÇİN VAZGEÇİLMEZ" Ortak bir tarihi, ortak bir kültürü, bin dört yüz yıllık ortak bir medeniyet birikimini paylaştığımız Suriye’deki her gelişme bizi doğrudan ve yakından ilgilendirmektedir. Komşumuz Suriye’nin 8 Aralık devrimiyle kavuştuğu özgürlük ortamının kalıcı huzura, istikrara ve barışa tahvil edilmesi için çaba harcıyoruz. Toprak bütünlüğü haiz bir ve beraber Suriye'nin bölge için vazgeçilmez olduğu inancındayız. Suriye, Arap, Türkmen, Kürt herkesindir. Suriye halkının kardeşi, komşusu ve kara gün dostu bir ülke olarak bu süreci sabote edecek hiçbir teşebbüse müsaade edilmemesi gerektiğini özellikle vurguluyoruz. Tek devlet, tek ordu ilkesi Suriye’nin birlik ve bütünlüğü açısından vazgeçilmezdir. Bu ilkeyi tahkim edecek her türlü adımın Türkiye’nin desteğini aldığını ve almaya devam edeceğini ifade etmek isterim. Devlet içinde devlet kurma peşinde olan bir avuç dışında Suriye halkının anlaşmadan memnun olduğu görülüyor. Halep’in bazı mahallelerinin işgalden kurtarılması amacıyla geçen hafta başlatılan askerî harekât, dün ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasıyla neticelenmiştir. Şunu özellikle memnuniyetle ifade etmek isterim ki Suriye ordusunun bu hassas operasyonu her aşamasında büyük bir dikkatle yönetmesi, operasyon süresince sivillerin zarar görmemesi için azami hassasiyet göstermesi her türlü takdire şayandır. Suriye’nin kuzeyini işgal altında tutan silahlı unsurlara karşı yürütülen bu süreçte Suriye ordusu son derece başarılı bir sınav vermiş; haklıyken haksız duruma düşürecek eylemlerden özenle kaçınmıştır. Suriye hükümeti, müzakereyi önceleyen politikasıyla yıllardır kangren hâline gelmiş bir sorunu mümkün olan en az hasarla çözüme kavuşturmuştur. Tüm bunların Suriye’de kalıcı barış, huzur ve istikrar adına son derece kıymetli kazanımlar olduğuna inanıyoruz. "ŞARA'YI TEBRİK ETTİM" Dün akşam Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara kardeşimle bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Kendisine anlaşmadan ve yürütülen operasyondan dolayı tebriklerimizi ilettik. DAEŞ başta olmak üzere terörle mücadelede Türkiye’nin daima Suriye’nin yanında olduğunu ve olmaya devam edeceğini Sayın Şara’ya bir kez daha ifade ettik. Suriye halkını dün olduğu gibi, inşallah yarın da yalnız bırakmayacağız. 13,5 yıl boyunca büyük acılar yaşayan, ağır bedeller ödeyen, yüz binlerce evladını toprağa veren bu kadim halk, bugün umudu yeniden kuşanmakta, hayata yeniden sarılmakta ve artık savaş istemediğini açıkça ilan etmektedir. Her ne sebeple olursa olsun, kimsenin bu gerçeği görmezden gelmeye, hele hele bu umut iklimini sabote etmeye hakkı yoktur. Suriye’nin bereketli toprakları artık kana, acıya ve gözyaşına doymuştur. Bundan sonra yapılması gerekenler son derece açıktır. Oyalamanın, ayak diremenin, bahanelerin arkasına saklanarak zamana oynamanın kimseye faydası olmayacaktır. Bölgemizde terörün devri kapanmıştır. Ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının gerekleri gecikmeksizin yerine getirilmeli; hiç kimse bir kez daha yanlış hesap yapmamalıdır. "ATLAS YAVRUMUZU KATLEDENLERİN YARGIDA DERSİNİ ALMASINI UMUYORUZ" Atlas yavrumuzu katleden canilerin özellikle yargıda gereken dersi almasını istiyoruz. Bu konu ile ilgili olarak üzerimize düşen neyse ahdi ve kararlılığı içerisinde olduğumuzu söylemek istiyorum. Minguzzi olayı neyse Atlas olayı da en az bizi o kadar acıya boğmuştur.