CHP'yle barıştı ama kini bitmedi: Espressolab boykot çağrısı yapanları tehdit etmeyi sürdürüyor

10'u aşkın ülkede 350'ye yakın şubeyle faaliyet gösteren Espressolab, kısa süre içinde hızla büyüdü. Bu büyümenin arkasında 17 yıl boyunca İstanbul’u yöneten ve adı çeşitli hukuksuzluklara karışan AKP’li eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'la akrabalık, Erdoğan ve Bahçeli'nin reklam çalışmaları, babadan kalma sermaye, önemli bağlantılar, kaçırılan spermler ve biraz da "liberal kurnazlığı" yer alıyor... 19 Mart sonrası CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıkladığı boykot listesine giren Espressolab'in cirosu yüzde 22 oranında düşmüştü. AKP, bunun üzerine Espressolab şubelerine adeta çıkarma düzenlemişti. AKP'li milletvekilleri ve siyasetçiler Espressolab'e giderek kahve içmiş, o anları ait görüntüleri sosyal medya üzerinden paylaşarak reklam çalışması yapmıştı. Siyasetçilerin yanı sıra AKP teşkilatları ve TÜGVA üyeleri de markaya ait şubelere giderek destekte bulunmuş, çektikleri fotoğraf ve videoları paylaşmıştı. Bir süre sonra yeni bir açıklama yapan Özgür Özel, Espressolab'in boykot listesinden çıkartıldığını duyurmuştu. Özel söz konusu kararın gerekçesini şöyle açıklamıştı: "Onlar şöyle bir öneriyle geldiler: ‘Hangi kampüsteysek bütün kârımızı 19 Mart’ta zarar gören öğrenciye burs olarak, maaşı kesilenler için oluşturulan fona aktarıyoruz.’ Biz kurumsal olarak boykot listesinden çıkardık, takdir gençlerindir." Bu kararın ardından CHP ve Espressolab arasındaki ilişki giderek güçlenmiş ve geçtiğimiz günlerde Espressolab, CHP'nin İstanbul Beşiktaş'ta düzenlendiği mitinge yüzlerce kahve göndermiş, kahve bardaklarının üzerine ise "Özgür Özel" yazılmıştı. CHP barıştı ama CHP'nin boykot çağrısına uyanlara saldırı devam ediyor CHP ve Espressolab ilişkisi güçlenedursun, CHP'nin firmayı boykot listesine aldığı dönemde açılan davalar sürüyor. Espressolab, boykot çağrısı yapanlardan maddi ve manevi tazminat istemeye devam ediyor. EspressoLab, sosyal medya üzerinden firma için boykot çağrısı yapanlara tazminat davası açmaya başlamıştı. Aralarında eski CHP milletvekili Hüseyin Aygün'ün de bulunduğu çok sayıda isim, EspressoLab'in kendilerinden tazminat talep ettiğini duyurmuştu. Espressolab bu süreçte boykot listesinden çıkartıldı fakat, bu dönemde açılan davalar sürüyor. Sözcü 'den Ali Macit'in haberine göre firmanın avukatlığını yapan Şenol Çiçek, yalnızca 20 kişiye dava açıldığını iddia etti. Özür dileyenlerden ve kendileriyle iletişime geçenlerden davaları geri çekildiğini söyleyen Çiçek şöyle konuştu: "Paylaşımlarını geri çekenlerden, silenlerden ve bizimle iletişime geçen kişilerden davalarımızı geri çekiyoruz. O dönem sadece art niyetli paylaşımlara dava açtık. Biz sadece kahve satmak istiyoruz." Espressolab’ın gerçek öyküsü neydi? Kahve zincirinin gerçek hikayesine soL'da ayrıntılarıyla yer vermiştik. Markanın büyüme sürecindeki Kadir Topbaş ve Sütiş izlerine, buradaki patron ve ortaklık ilişkilerine işaret ettiğimiz haberde, Bahçeli ve Erdoğan’ın zincirin reklam yüzü olarak kullanılmasına, Fas Başbakanı ile ortaklığa kadar birçok önemli gelişmeye vurgu yapmıştık. AKP'nin ardından CHP'nin de desteğini arkasına alan Espressolab'in geçmişini " Topbaş'la akrabalıktan, Fas Başbakanıyla ortaklığa: Espressolab nasıl bu kadar büyüdü? " başlıklı haberimizden okuyabilirsiniz.