Süren davalar, soruşturmalar ve bu kaotik sarmaldan çıkış yolu arayışındaki CHP’de şu sıralar cumhurbaşkanlığı adaylığı meselesi de alevlendi yine... Cumhurbaşkanlığı adaylığı çoktan deklare edilen Ekrem İmamoğlu, diploma sorunu ve hakkındaki yargılamalardan siyasi yasaklı olması halinde aday kim olur ya da olmalı diye… Aslında bu epeydir süren bildik hikaye, sıkça yinelenen konuşma, tartışmalar da Özgür Özel ve Mansur Yavaş isimlerine odaklı hep... Partideki genel hava ise her ne kadar “ben aday değilim” dese de Genel Başkan Özel’i işaret ediyor daha çok... Ama siyasetteki gelişmelerden kaynaklı değişkenlik gösteren seçenek tartışmaları var bir yandan da… Mesela daha üç-beş ay öncesinde böyle bir polemikte CHP’den gelen ses neydi? “O da olur bu da olur şu da olur. Birimiz yapsın da kim yaparsa yapsın...” Adayın kim olduğunun önemi yok. Nasıl olsa kazandık, bitti bu iş, bizden biri olsun da kimi koyarsak koyalım kazanıyoruz egosu yani... Tabii sahibinin sesi anketler ve sosyal medyadaki yankı odaları nabzına göre... Onun için de bir önceki cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefet bloğunda birleşe birleşe kazanacağız stratejisi izleyen ve yüzde 48’lik bir oy oranına ulaşmasına rağmen kaybeden CHP bu defa “Ben adayımı belirlerim, iktidarı değiştirmek isteyen takılsın peşime” havasındaydı ağırlıkla.… Bunda da Saraçhane buluşmalarında oluşan rüzgâr ve devamındaki mitinglerin etkisi büyük… Ancak CHP’nin sahada uyguladığı sadece İmamoğlu odaklı söylem, zorlayıcı baskının diğer muhalefet partilerince destek görüp görmediği bir başka tartışma konusu hep. Evet Saraçhane’de başka partilerin destek görüntüsü vardı ama o anlık bir tepkisel, ortaklık, dayanışma gibiydi. Yoksa söylemde tüm muhalefet CHP’nin etrafında birleşti, kenetlendi ya da CHP’nin kurumsal olarak belirlediği, belirleyeceği adayı kabullenmek, peşine takılmak anlamında değil… İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu’ndan aylar önce gelen muhalefete ortak aday çağrısı, çıkışı da bunun işaret fişeğiydi zaten... ★ ★ ★ Nitekim şimdilerde yine kulislerde ve ekranlarda hararetlenen cumhurbaşkanlığı adaylık tartışmalarına bakıldığında CHP’deki bakış açısında bayağı bir değişiklik söz konusu. Sandıkta kazanabilmek için gereken 50 artı 1’lik çıta realitesi ve sadece CHP oylarının yetmeyeceğinin fark edilmesinden kaynaklı ittifak arayışlarına dönüş var gibi...Takılın peşime havasından hafiften yine yeniden masa muhabbetleri durumu da hatta… Zira diğer muhalefet partilerinin kendi aralarındaki temas trafiği medyaya yansıyan ortak çatı adayı arayışları ve kafalarındaki aday adayı CHP Genel Merkezi’nin planını da bozacak nitelikte… Niyesini de bizzat parti içinden önemli isimler şöyle açıklıyorlar: “CHP bir arayış içine girebilir çünkü Özel’in aday olması halinde sadece partinin gücü, oy potansiyeli kalacak, bir ittifak söz konusu zor görünüyor. Geçen seçimde sizin belirlediğiniz ismi kabul ettik, destek verdik kazanamadınız diye kazanacak aday tartışması yine başlar. Az çok herkes biliyor bunu.” “O zaman ibre Mansur Yavaş’a mı döner” diye sorulduğunda ise kafaları karıştıran yanıt şu oluyor: “İmamoğlu’nun kendisi de bir arayış içerisinde… Eğer aday olamayacağı kesinleşirse İmamoğlu partide elde ettiği gücü bırakmak istemeyecektir. Kendisinin belirlemediği cumhurbaşkanı adayına onay vermeyecektir. Aday elbette CHP’nin Meclis Grubu’nda belirlenecek ama İmamoğlu bir dönem sonra kendisinin önünü açacak, bir ismi önerecektir. Belki de önermiştir. CHP’deki realite bu aslında...” Olası adayın kimliğinden ziyade İmamoğlu’nun kime güveneceği asıl mesele yani... Dolayısıyla yine yeniden masa muhabbeti mi denildiğinde doğrudan aynı masa mı yoksa yan masa temasları şeklinde mi olur durumu şimdilik flu... ★ ★ ★ Üstelik kafaları daha da karıştıran, denklemi hepten değiştirebilecek asıl kritik detay; 38. Olağan Kurultay’ın iptali istemiyle ilgili davada istinaf mahkemesi süreci var bir de... Hâlâ devam eden tartışmalara göre; oradan çıkacak olası bir kararla CHP’deki bütün dengeler alt üst olabilir. Eğer parti yönetiminde bir değişiklik olursa kartlar yeniden karılır, bütün isimler tamamen de farklılaşabilir. Bugün konuşulan isimlerin her biri çok daha başka yol ayrımına, arayışına gidebilir...Yine yeniden masa muhabbetleri de elbette...