‘Aşamalı savaş’

Orta Doğu’da süren Amerikan yığınağı bir savaş riskini ciddi şekilde artırırken, ABD Başkanı Donald Trump, Tahran’ın bir anlaşmaya varması için “10 ila 15 günün yeterli süre” olduğunu düşündüğünü, İran’ın çağrısına kulak vermemesi halinde “kötü şeyler olacağı”nı savundu. Trump, önceki gün yaptığı açıklamada, “Yıllar içinde İran’la anlamlı bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı ve anlamlı bir anlaşma yapmak zorundayız. Aksi takdirde kötü şeyler olur” dedi. Trump, “İran’a ültimatom” başlıklarıyla duyurulan açıklamasında, 10-15 günün, Tahran rejimine tanınabilecek “maksimum süre” olduğunu ifade ederken “Ya bir anlaşma sağlayacağız ya da onlar için talihsiz bir durum olacak” ifadelerini kullandı. “Wall Street Journal” (WSJ) gazetesi ise, Trump’ın, nükleer anlaşmayla ilgili taleplerinin kabul edilmesini sağlamak amacıyla önümüzdeki günlerde Amerikan ordusuna İran’a “kapsamı sınırlı bir saldırı” emrini verebileceğini yazdı. Gazetenin haberinde, bunun Tahran’ı nükleer anlaşmaya zorlamak için tasarlanmış aşamalı bir saldırı planı kapsamında gerçekleşebileceği, bazı askeri tesis ve hükümet kurumlarına yönelik “sınırlı saldırı” sonuç vermezse, bu kez rejimin tesisleri hedef alınarak kapsamın genişleteceği öne sürülüyor. Haberde, bunun İran rejiminin devrilmesine yol açabilecek boyuta ulaşabileceği de belirtiliyor. Öte yandan Beyaz Saray’da ABD’li valilerle gerçekleştirdiği kahvaltı etkinliği öncesinde konuşan Trump, bir muhabirin “İran’a yönelik sınırlı bir askeri saldırı mı düşünüyorsunuz?” şeklindeki soruya “Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim.” diye yanıt verdi. ‘Meşru müdafaa’ İran ise, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) ABD’nin bir saldırı düzenlemesi halinde “ABD’nin bölgedeki tüm varlıklarının meşru hedef olacağını” bildirdi. İran’ın BM nezdindeki Daimi Temsilcisi Amir Saeid Iravani, BMGK’ya sunduğu mektupta, “Askeri saldırıya maruz kalması durumunda İran, Birleşmiş Milletler (BM) Antlaşması’nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını kullanarak kararlı ve orantılı bir şekilde karşılık verecektir” ifadelerini kullandı. ABD’nin ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da, İran’a yönelik tehdit içeren mesajlar verdi. Netanyahu, olası bir gerilim senaryosunda İsrail’in de ABD’ye destek vereceğini kaydederken, “Ayetullahlar bize saldırma hatasına düşerse, karşılaşacakları yanıtı hayal bile edemezler” diye konuştu. İsrail’in “tüm senaryolara” karşı hazırlıklı olduğunu belirten Netanyahu, ordu ve sivil savunma birimlerine savaş hazırlıklarının artırılması talimatı verdiğini, ABD ile koordinasyonun sürdüğünü vurguladı. Rusya’dan itidal çağrısı Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, İran konusunda tüm tarafları itidale çağırdıklarını belirterek, “Siyasi ve diplomatik yollarla müzakerelerin çözüme ulaşmada etkili olacağını umuyoruz” dedi. Peskov, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Rusya, İran ile ilişkilerini geliştirmeye devam ediyor. İranlı dostlarımızı ve bölgedeki tüm tarafları itidale ve ihtiyatlı davranmaya, sorunların çözümünde siyasi ve diplomatik araçları benimseye çağırıyoruz. Bölgede benzeri görülmemiş gerginliğin arttığını görüyoruz. Siyasi ve diplomatik yollarla müzakerelerin çözüme ulaşmada etkili olacağını umuyoruz” ifadelerini kullandı. Peskov, İran ve Rusya’nın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde ortak askeri tatbikat düzenlemesine ilişkin ise “Bu, planlı ve önceden kararlaştırılan tatbikat” dedi. Bölgeden tahliyeler sürüyor İran ve ABD arasında tansiyonun tırmanması üzerine, Almanya ve Norveç’in, önlem amaçlı bölgedeki askerlerini tahliye ettiği bildirildi. Almanya, “Ortadoğu’da artan gerilimden dolayı” Irak’taki bazı birliklerini geri çekerken, Irak’ın kuzeyindeki Kürdistan Özerk Bölgesi’nde bulunan askeri üste, operasyonel kapasiteyi korumak için gerekli personel hariç herkesin tahliye edildiği kaydedildi. Aynı şekilde Irak ve bölge ülkelerinde askerleri bulunan Norveç de personelini tahliye ettiğini açıkladı. Polonya da, vatandaşlarına İran’ı acilen terk etmeleri çağrısıyapmıştı.