Ülkemizin ve dünyanın en itibarlı öğretim kurumlarına baktığınızda kurulduğunda nerede ise hâlâ orada, kuruluştaki ismi ne ise hâlâ o, hangi alanda öğretime başladıysa hâlâ o alanda eğitim veriyor. Bizde de öyleydi ama öyle bir furya başladı ki bir süre sonra öğrenim gördüğünüz, mezun olduğunuz okulu, bölümü, hocalarınızı arasanız da bulamıyorsunuz! Eğitim kurumları ticari işletme değildir. Market açılırken bile fizibilite çalışması yapılıyor. Bu konuda ilk şoku ilkokul birinci sınıfta yaşadım. Tam okula ve öğretmenimize alışmışken tayini çıktı gitti. Sonra bir baktım mezun olduğumuz okul binası lise olmuş, adı değişmiş. Ortaokulumuz da bu süreçte bambaşka bir hüviyete bürünmüş. Üniversiteye geldiğimizde ise çok daha farklı bir süreç yaşandı. Önce adı değişti, sonra da hepten kapatıldı, binası yıkıldı ve boşluğu hâlâ doldurulamadı. Oysa Milli Eğitim Şûrası kararıyla açılmıştı. Gelinen son nokta şu: Hiçbir ön araştırma yapılmadan kiralık binalarda çok kolay okullar açılıyor, okul isimleri çok kolay değiştiriliyor, ticari anlamda beklenen geliri sağlayamayan hemen kapatılıyor, bir okula 3-5 tabela takılıyor, okullar bölünüyor ya da birleştiriliyor, tek öğrencinin dahi tercih etmediği bölümler açılıyor, devasa kampüsler inşa ediliyor, kadrolar oluşturuluyor, sonra da pardon yanlış yapmışız bile demeden kapatılıyor, kontenjanlar azaltılıyor. Gaziantep örneği Gaziantep hangi kriterleri uygularsanız uygulayın hemen her alanda ilk 5’e giren lokomotif kentlerimizden biriydi. Deprem ve göçler nedeniyle zor günler yaşıyor. Değişen sadece ekonomi ve demografik yapı değil, eğitimde de sancılı bir dönemden geçiyor. TED Koleji’nden sonra Bilfen Koleji de kepenk indiriyor. Sorun ekonomik mi yoksa farklı nedenler mi var? Eğitim kurumları market açmaya benzemez. MEB’in de bu konuda çok duyarlı olması ve sürdürülebilirliği bir şekilde garanti altına alması gerekir ama görünen o ki “tencere dibin kara, seninki benden kara” durumu söz konusu. Bilfen önceki ay velilere şu açıklamayı göndermiş: “Yapılan kapsamlı değerlendirme ve analizler sonucunda Bilfen Gaziantep Eğitim Kurumları’nın operasyonel nedenlerle 2025–2026 öğretim yılı sonunda eğitim-öğretim faaliyetlerine son verme kararı alınmıştır…” Velilerin değerlendirmesi ise çok daha farklı: “Kapanma kararını ‘ticari bir tercih’ diyerek geçiştirmek mümkün değildir. Çünkü eğitim kurumları bir gecede kapatılacak sıradan bir işletme değildir. Burada söz konusu olan; çocukların emeği, ailelerin yıllar içinde oluşturduğu güven ve gençlerin geleceğidir. Evet, eğitim kurumları elbette ekonomik gerçekliklerle yönetilir. Ancak onları diğer işletmelerden ayıran temel unsur, taşıdıkları toplumsal sorumluluktur. Bu sorumluluk; ani, plansız ve öğrencileri yok sayan kararlarla ortadan kaldırılamaz. Öğrenciyi merkeze almayan hiçbir karar meşru değildir.” Gaziantep’te Bilfen de TED gibi kiralık binada öğretime başlamış ve kiralar astronomik boyutlara çıkınca da çareyi gitmekte bulmuş. 2019’da açıldı, 2026’da kapanıyor! Uzun süreli kira kontratı yapılamaz mıydı, Ankara’da olduğu gibi kendi binalarını yapıp kira yükünden kurtulamaz mıydı? Bunu yaparken de kampüsleri farklı bir lokasyonda birleştirme yerine bulundukları bölgede kendi binalarında hizmete devam edemez miydi? Okul açma kapama bu kadar kolay olmamalı. Okul sahipleri kurumlarını ayakta tutabilmek için elbette radikal önlemler alabilirler ama öğrenci, veli ve öğretmenlerini de pedagojik çerçevede düşünmek zorundalar. Bilfen’in gerekçesi ilginç: Diğer okullarımızın kapısı Gaziantepli öğrencilerimiz için sonuna kadar açık. Başta İstanbul olmak üzere Türkiye genelindeki okullarımızdan istediklerine nakil yapabilirler! Güler misiniz ağlar mısınız!.. 40 yıl kadar önce kurulan Bilfen’i ilk günden bugüne, bir asır önce kurulan TED’i de 50 yıldır yakından izliyorum. Her ikisi de büyük ideallerle kuruldu, büyük emeklerle bu noktaya geldi. Misyon ve vizyonları ekonomik değil pedagojikti. Bir an önce fabrika ayarlarına yeniden dönmeliler. Onlara yakışan da bu olur… Gaziantep’e gelince, bu zor günler elbette geride kalacak ve en kısa zamanda mutlaka yeniden şaha kalkacaktır. Özetin özeti: Gaziantep terk edilen değil koşa koşa gidilen bir kentti, yine öyle olacaktır…