Dil art arda gelen ses ve işaret dizgilerinden ibaret değildir. Ayrıca bu art arda geliş tesadüfi olmayıp bir sosyal yaşamın ürünü olsa da sadece bundan da ibaret değildir. Dil insan zihni -hatta metafizik boyutta ruh dünyası- ile dış dünya yani sosyal yaşam arasında bağ kurmaktadır. Bu sebeple bir insanın dil dünyasının ne kadar geliştiği sağlıklı bir ruhsal yapı, zihin dünyası ve sosyal ilişkilerdeki sıhhatinin sınırlarını çizmektedir. İbn Sînâ Yorum Üzerine eserinde bu konuya şöyle değinmektedir: