DİDEM SEYMEN - Dünyada 50 yaş altı kişilerde kolorektal kanser (bağırsak kanseri) vakaları artıyor. En son ABD’li oyuncu James Van Der Beek’in 11 Şubat’ta 48 yaşında kolon kanserinden ölümü konuyu gündeme taşıdı. Daha önce 50 yaş altı bazı sanatçılar da yaşamını kolon kanserinden yitirmişti. Queen’s University Belfast’tan Prof. Helen Coleman da 1990’lardan bu yana 50 yaş altı kişilerde kolorektal kanser vakalarının üçte bir oranında arttığını açıkladı. Konuyu Milliyet’e değerlendiren Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cem Terzi, kalın bağırsak kanserinin artık yalnızca ileri yaş hastalığı olarak görülemeyeceğini belirterek şunları söyledi: “1995’te her 10 hastadan biri 55 yaşın altındayken, bugün tanı konulan hastaların yaklaşık beşte biri bu yaş grubunda. Bu alarm verici bir artış.”Türkiye’de kanser istatistiklerinin yeterince sağlıklı olmadığını belirten Terzi, bu nedenle çoğu verinin Batı kaynaklı çalışmalara dayandığını söyledi. Bayram ikramiyesi Kabine’de görüşülecek ERKEN TEŞHİSTE TEDAVİ BAŞARILI Kolorektal kanser, genellikle polip adlı öncül lezyonlardan gelişiyor ve yavaş seyrediyor. Erken evrede yakalandığında tedavi başarısı yüzde 90’ın üzerinde. Türkiye’de 50 - 70 yaş arası bireylerde iki yılda bir dışkıda gizli kan testi, 10 yılda bir kolonoskopi öneriliyor. Tarama hizmetleri aile hekimlikleri ve KETEM’ler aracılığıyla ücretsiz sunuluyor. Ancak Prof. Dr. Cem Terzi’ye göre, uygulamada erişim çok sınırlı ve programlar gençleri kapsamıyor. ABD’de ise 2021’den itibaren tarama başlangıç yaşı 50’den 45’e indirildi. Uzmanlara göre, gençlerde en önemli sorunlardan biri tanı gecikmesi. EN SIK GÖRÜLENBELİRTİLER Kolorektal kanserin en sık görülen belirtileri şunlar: - Makattan kanama - Açıklanamayan demir eksikliği ve kansızlık - Karın ağrısı - Açıklanamayan kilo kaybı - Dışkılama alışkanlığında değişiklik - Dışkı çapında incelme - Makattan kanama, genç vakaların yüzde 46’sında görülürken, 50 yaş üstünde bu oran yüzde 26. - Gençlerin yüzde 27’sinde tanı anında hastalık ileri evrede saptanıyor. Yaşlılarda bu oran yüzde 20 civarında. AİLE ÖYKÜSÜ OLMAYANLAR ÇOĞUNLUKTA Kolorektal kanserlerin üçte birinde aile öyküsü bulunuyor. Ancak vakaların yüzde 70’inde ailede kanser öyküsü yok. Bu da “Ailemde yok, bana olmaz” düşüncesinin yanıltıcı olduğunu ortaya koyuyor. Şişmanlık, kırmızı ve işlenmiş et tüketimi, fiziksel hareketsizlik gibi faktörler riski artırsa da uzmanlar artışı yalnızca yaşam tarzıyla açıklamanın yetersiz olduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Cem Terzi, çevresel faktörlere dikkat çekerek “Kanser artıyor çünkü çevre kirleniyor. Hava, su, toprak kirleniyor. Pestisitler, sanayi atıkları, asbest ve fosil yakıtlar ciddi risk oluşturuyor” dedi. Geçirdiği trafik kazasıyla hayatı değişti! 'Gelen 'çıt' sesiyle bir şeyler olduğunu hissettim' KANAMAYA VE KANSIZLIĞA DİKKAT Genç hastalarda uygulanan tedaviler daha agresif olmasına rağmen yaşama oranlarının yaşlılarla benzer olduğunu belirten Prof. Dr. Cem Terzi, bunun kanserin gençlerde daha agresif biyolojiye sahip olmasından kaynaklandığını söyledi. Terzi “Kanser, çevre politikalarının, iş güvenliğinin, gıda rejiminin, kentleşmenin ve sağlık sisteminin ortak ürünüdür. Ama sistem sorumluluğu bireye yüklüyor. Oysa geç kalan hasta değil geç kalan tarama programıdır” dedi. Uzmanlar, makattan kanama ve açıklanamayan kansızlık durumlarında mutlaka ileri inceleme yapılması gerektiğini vurguluyor. Çünkü erken tanı, kolorektal kanserde hayat kurtarıyor.