'Casperlar' soruşturmasında 7'si polis 14 tutuklama: Köstebeklerin ifadeleri ortaya çıktı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, kamuoyunda 'Casperlar' olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra dün Bakırköy Adliyesine sevk edilen 18 zanlının işlemleri tamamlandı. Savcılıktaki ifadelerinin ardından 17'si tutuklama, 1'i adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderilen şüphelilerin sorguları yapıldı. Hakimlik, 7'si polis, 1'i zabıt katibi 14 şüphelinin tutuklanmasına, 4 zanlı hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi. CHP kurultay davasında çarpıcı ifadeler! '50 milyon dolar için 6 bavul yeter' 'SORGULAMA YETKİM YOKTU' SAVUNMASI Şüpheli polis memuru A.Ö, hakimlik sorgusunda, şüpheli İbrahim Tankoş'la Narkotik Şube'den tanıştığını, ailecek görüştüğünü, şüpheli Serkan Cemal Güney'le Tankoş'u ziyarete geldiğinde tanıştığını anlattı. H.K'yle ilgili sorgu yapmadığını savunan A.Ö, "İki yıldır isim sorgulama yetkim de yoktur. Orkinos Operasyonu, İçişleri Bakanlığınca da yayınlanmıştır. Operasyon tamamlandıktan sonra listeyi arkadaşım Tankoş'a da atmıştım. Doğru ancak benim listeden isim çıkarttırma gibi bir yetkim yoktur. Orkinos Operasyonu sonucunda isim listesi sosyal medyada geziyordu. İbrahim ve Serkan Cemal'e, tanıdıkları olup olmadığını sordum. Tanıdıkları varsa gidip yakalayabileceğimizi söyledim. Bunun sebebi de tekrar Narkotik Şube'ye dönme amacımdı. Tankoş'un ihraç olduğunu da bilmiyordum." iddiasında bulundu. Şüpheli polis memuru A.A, Esenyurt'ta suç araştırması yaptığı sırada oto galerici Serkan Cemal Güney'le tanıştığını söyledi. AA, eşi Handan Güney adına şikayetçi-şüpheli sıfatıyla tanzim edilen ifade ve serbest bırakma tutanağını çıkararak, yerine imza attığı iddiasına ilişkin, "Serkan Cemal'in eşi olan Handan Güney'in şüpheli sıfatıyla tanzim edilen ifade alma ve serbest bırakma evrakını tanzim eden kişi bendim. Handan Güney de ifadeye geldi, ifadesini verdi. İfadesini alan kişi benim. İfade ve serbest bırakma tutanaklarının ikisini de ben tanzim ettim. Kendi sicilim olan yere imza attım. Grup şefim olan E.Y'nin ismini boş bıraktım. Gün içerisinde yaptığım evrakın hepsini bir kenara toplardım ve toplu imza atılırdı. E.Y. yerine imzayı kimin attığını bilmiyorum." ifadelerini kullandı. Güney'in hesabına gönderdiği paraların evlilik ve çocuk hediyesi olduğunu savunan şüpheli, Güven Şener'i PolNet sisteminden sorgulamadığını, karakolda mukayyit olduğu sisteminin genelde açık olduğunu, kısa zaman için çıktığında da açık olduğunu öne sürdü. Şüpheli AA, sorgulama yapıldığı tarihte Serkan Cemal Güney tarafından hesabına 3 bin lira gönderilmesi konusunda hiçbir bilgisi olmadığını, bu kişiyle sadece arkadaş olduğunu savundu. "BORÇ İSTEYEBİLECEĞİM ENDER DOSTLARIMDANDIR" Şüpheli polis memuru E.Ç, Tankoş'un polis okulunda oda arkadaşı olduğunu, daha sonrasında da ev arkadaşlığı yaptıklarını anlattı. Tankoş'un Narkotik Şube'de polis memuru olarak çalıştığını bildiğini aktaran E.Ç, "2025 yılından itibaren benim ailevi sıkıntılarım ve borçlarım vardı. Ben kendisine durumu anlattım. Borç isteyebileceğim ender dostlarımdandır. 300-400 bin liraya ihtiyacım olduğunu söyledim. Bana bir anda veremeyeceğini ancak parça parça atabileceğini söyledi. 2024-2026 yılları arasında gelen 223 bin lira para bana vereceği borç paraydı." beyanını verdi. Polis memuru E.Ç, Tankoş'un Narkotik Şube'de görev yapan polis memuru olduğu için şahısların açık kimlik bilgilerine acil ulaşması gerektiğini düşündüğünü kaydederek, "Çünkü biz de sahada görev yaptığımız esnada buna ihtiyaç duyarız. Sistem başında ya da bilgisayar başında kim varsa rica edilebilir. Uyuşturucu madde ticareti yapıldığına ilişkin duyum aldığını ve sorgulama yapmamı istedi. Göreviyle ilgili yardımcı olabileceğimi düşünerek bu sorgulamaları yaptım. Bana gönderdiği 60 bin lira sorgulama yaptığım için değildir. Sorgulamalarla ilgili herhangi bir ücret veya maddi talebim bulunmamaktadır." ifadesini kullandı. Cami içinde panik! Tavan alçısı namaz sırasında cemaatin üstüne düştü "YARDIMCI OLMAK ADINA SORGULAMALARI YAPIP KENDİSİNE VERDİM" Zabıt katibi şüpheli E.B. ise bir avukata nasıl bilgi veriyorsa Serkan Cemal Güney'e de o şekilde verdiğini söyledi. Beş yıl üzerinde cezası bulunan hükümlülere yardımcı olmak adına bilgi verdiklerini öne süren E.B, Güney'den rüşvet konusunda hiçbir talebi olmadığını savundu. Şüpheli E.B, ifadesinde şunları kaydetti: "UYAP sisteminde örgüt uyarısı olmadığı için Serkan (Cemal Güney) Bey'in sorduğu kişilerin örgütle bir ilgisi olup olmadığını düşünmedim, aklıma da gelmedi. Uyuşturucu işiyle herhangi bir ilgim ya da bilgim yoktur. Bana sorgulattığı isimleri Serkan'a sorduğumda hep 'Yakın arkadaşım.' diye cevap veriyordu. Yardımcı olmak adına bu sorgulamaları yapıp kendisine verdim. Kimseye çıkar amaçlı bir bilgi vermedim. 1 milyon 86 bin lira paranın yatmasının nedeni benim yaptığım sorgulamalar sonucunda kendisini borçlu hissederek yatırdığı paralardır." İlginizi Çekebilir Şüpheli İbrahim Tankoş da sorgusunda, 50 gün önce "Casperlar" suç örgütüne üye olduğu için tutuklandığını beyan etti. Tankoş, "Telefonumdan çıkan, kişisel bilgileri sorduğum her şeyi kabul ediyorum. Bununla alakalı memur arkadaşlarımın hiçbiri benden bir talepte bulunmadı. Bu kişisel verileri bana vermeleri konusunda para göndermedim. Paralar, benden borç istemeleri nedeniyle arkadaşlığımızdan ötürü attığım paralardır." ifadelerini kullandı. Diğer şüpheliler de verdiği ifadelerde üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedi. HAKİMLİK KARARINDA 'KUVVETLİ SUÇ ŞÜPHESİ' VURGUSU Toplam 14 şüphelinin "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak", "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma", "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" ve "rüşvet almak" gibi suçlardan tutuklandığı aktarılan hakimlik kararında, suçların niteliği, şüpheliler Serkan Cemal Güney ve İbrahim Tankoş'un telefonları üzerinde yapılan inceleme tutanakları, hesap hareketleri ile emniyet tutanakları nazara alındığında atılı suçların işlendiğine dair kuvvetli suç şüphesini gösteren delillerin varlığı gerekçesiyle karar verildiği belirtildi. Kararda, 4 zanlı hakkında "imza atmak" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildiği bildirildi. NELER OLMUŞTU? Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca kamuoyunda "Casperlar" olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 9 Ocak'ta düzenlenen eş zamanlı operasyonla elde edilen dijital materyaller incelenmişti. Soruşturmada, örgüt üyelerinin kamu görevlileriyle irtibat ve menfaat ilişkisine girdiği, bu kapsamda adli mercilerce yürütülen bir kısım soruşturmada, örgütün idareci ve üyelerinin, görev ve yetki tanımına aykırı hareket eden kamu görevlilerinden "suç, aranma, araç, yakalama kaydı" gibi sorgulamalarla bilgi aldığı tespit edilmişti. Örgüt hiyerarşisi içinde hareket ettiği değerlendirilen aralarında 9 polis memuru, zabıt katibi, gümrük muhafaza memuru ile müstafi polis memurunun da bulunduğu 19 şüpheli hakkında verilen gözaltı kararının ardından 19 Şubat'ta İstanbul, Muğla, Bursa, Giresun, Mersin ve Şırnak'ta operasyon düzenlenmişti. Operasyonda yakalanan 18 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından dün adliyeye sevk edilmişti. Öte yandan yurt dışında bulunan ve ülkeye giriş yapmasının ardından gözaltına alınan 1 şüphelinin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenilmişti. 250 kilometrelik hat, gözler bölgede! Sismik hareketlilik tespit edildi: 6 Şubat'ın benzeri