Müzakere günü yaklaşırken İran'dan uyarılar, ABD basınından saldırı planına dair iddialar geliyor

ABD ile İran arasında devam eden görüşmelerin üçüncü turunun 26 Şubat'ta İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılması beklenirken, taraflar da çeşitli adımlar atıyor. İran her türlü senaryoya karşı gerekli hazırlıkların yapıldığını, olası bir savaş durumunda tüm saldırılara karşılık verileceğini duyurdu. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü Rızai de yapılacak görüşmelerin “Amerikan askerlerinin cehenneme mi gideceğini yoksa Amerika’ya mı döneceğini” ortaya koyacağını dile getirdi. Öte yandan ABD basını da Donald Trump'ın, diplomatik girişimlerin sonuç vermemesi halinde İran'a yönelik önce hedefli, ardından daha geniş kapsamlı bir askeri saldırı seçeneğini değerlendirdiğini iddia etti. Tüm bu gelişmelerin ardından ABD'nin bölgedeki müttefiki İsrail ise güvenlik kabinesini topladı. Toplantıda ABD saldırısının gerçekleşmesi durumunda başta İran ve Hizbullah olmak üzere açılabilecek çeşitli cephe ihtimallerine dair değerlendirmeler yapıldığı öğrenildi. Pezeşkiyan: Her türlü senaryoya karşı gerekli tüm hazırlıkları yaptık İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin barış ve istikrara bağlı olduğunu fakat her türlü senaryoya karşı da hazır olduklarını belirtti. Pezeşkiyan, ABD ile devam eden gerilime dair sosyal medya üzerinden yazılı açıklama yaptı. Son müzakerelerde somut önerilerin karşılıklı olarak paylaşıldığı ve cesaret verici sinyallerin alındığını aktaran Pezeşkiyan, "İran, bölgede barış ve istikrara bağlıdır. ABD’nin adımlarını yakından izlemeyi sürdürüyoruz ve olası her türlü senaryoya karşı gerekli tüm hazırlıkları yaptık" ifadelerini kullandı. 'Olası savaş durumunda tüm saldırılara karşılık vereceğiz' İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de başkent Tahran'da düzenlediği haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD ile yürütülen müzakerelerin içeriğine ilişkin çok sayıda iddianın ortaya atıldığını söyleyen Bekayi, "Bu tür yorumları doğrulamıyoruz. Geçici anlaşmaya dair iddiaların temeli yok" dedi. Bekayi, müzakere metninin hazırlanmasının ortak bir süreç olduğuna vurgu yaparak, İran'ın ABD yaptırımlarının kaldırılması hususundaki tavrının net olduğunu belirtti. Bekayi ayrıca, önyargı ve zorlama ile müzakerelerin başarıya ulaşamayacağını belirterek, "İran için bu yaklaşım sonuç vermez. Diplomasiyi ciddiyetle sürdürmekteyiz. Ülkemizin haklarını güvence altına alan ve nükleer meseleler ile yaptırımların kaldırılmasını içeren bir anlaşmayı kabul edebiliriz" diye konuştu. İran'ın olası bir savaş durumunda tüm saldırılara karşılık vereceğinin altını çizen Bekayi, "Güçlerimiz ülkemizi savunmak için 24 saat gözü açık şekilde bekliyor" dedi. 'ABD askerlerinin cehenneme mi gideceğini yoksa ülkelerine mi döneceğini ortaya koyacak' İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında 26 Şubat Perşembe günü yapılması planlanan söz konusu müzakere turunun, iki ülke arasındaki gerilimin artıp artmayacağını belirleyeceğini ifade etti. Rızai, görüşmelerin sonucunun bölgedeki ABD askerlerinin geleceği açısından da belirleyici olacağını aktararak, görüşmelerin “Amerikan askerlerinin cehenneme mi gideceğini yoksa Amerika’ya mı döneceğini” ortaya koyacağını dile getirdi. Sözcü İbrahim Rızai ayrıca, yaklaşan temasların, taraflar arasında olası bir çatışma süreci ya da gerilimin düşürülmesi yönünde kritik bir dönüm noktası olacağını belirtti. 'Önce hedefli, ardından daha kapsamlı askeri saldırı seçenekleri değerlendiriliyor' Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump'ın, diplomatik girişimlerin sonuç vermemesi halinde İran'a yönelik önce hedefli, ardından daha geniş kapsamlı bir askeri saldırı seçeneğini değerlendirdiği iddia edildi. New York Times gazetesinin, konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, iki ülke arasında devam eden nükleer görüşmelerin üçüncü turunun Cenevre'de yapılması planlanırken, Trump yönetiminin müzakerelerin başarısız olması ihtimaline karşı askeri seçenekleri masada tuttuğu ifade edildi. Kaynaklar, Trump'ın, diplomatik girişimlerin sonuç vermemesi halinde İran yönetimine nükleer silah üretme kapasitesinden vazgeçmesi gerektiğini göstermek amacıyla "hedefli saldırı" seçeneğine daha yakın olduğunu ileri sürdü. Bu kapsamda değerlendirilen hedefler arasında İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu karargahı, nükleer tesisler ve balistik füze altyapısının bulunduğunu savunan kaynaklar, söz konusu hamlenin de işe yaramaması durumunda Trump'ın, İran yönetimini iktidardan uzaklaştırmayı hedefleyen "daha geniş çaplı bir askeri operasyonu" değerlendirdiğini danışmanlarına ilettiğini öne sürdü. Kaynaklar, yönetim içinde, bu hedefe yalnızca hava saldırılarıyla ulaşılıp ulaşılamayacağı konusunda tereddütler bulunduğunu belirtti. Öte yandan, askeri gerilimi önlemeye yönelik yeni bir önerinin de gündemde olduğunu iddia eden kaynaklar, İran'ın yalnızca tıbbi araştırma ve tedavi amaçlı, son derece sınırlı bir nükleer zenginleştirme faaliyetine izin verilmesi seçeneğinin tartışıldığını kaydetti. Kaynaklar, tarafların bu öneriyi kabul edip etmeyeceğinin ise henüz belirsiz olduğunu aktardı. İsrail güvenlik kabinesini topladı: Gündem İran ve Hizbullah İsrail güvenlik kabinesinin, ABD'nin İran'a muhtemel saldırısı ve bölgesel çatışma olasılıklarını görüşmek üzere bir araya geldiği bildirildi. İsrail’de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun haberinde, ABD'nin İran’a olası saldırısını yakın zamanda başlatabileceği değerlendirmelerinin ardından kabine üyelerinin İran ve çeşitli cepheler üzerine kapsamlı brifing alacağı bildirildi. Başbakan Binyamin Netanyahu'nun güvenlik kabinesi toplantısı öncesi yalnızca bazı danışmanları ve güvenlik yetkilileriyle ABD'nin İran'a saldırması durumunda Hizbullah’ın nasıl hareket edebileceğine ilişkin bir toplantı yaptığı da belirtildi. Öte yandan haberde, İsrailli yetkililerin olası bir ABD saldırısında Hizbullah'ın İsrail ile çatışmaya girip girmeyeceği konusunda görüş ayrılığı içinde olduğu da aktarıldı. Haberde, İsrail'de İran'ın nükleer programına ilişkin ek teklifler sunarak daha fazla zaman kazanmaya çalışacağı, Washington ve Tahran arasındaki anlaşmazlık konularının çok olması nedeniyle bu aşamada bir anlaşmaya varılma şansının sınırlı olduğu görüşünün hakim olduğu kaydedildi. Netanyahu'nun Trump'ın İran politikası konusunda endişeli olduğu iddiası İsrail Başbakanı Netanyahu'nun bu ay başında Washington’da Trump ile görüşmesinden sonra, Trump'ın İran hakkındaki tutumunu anlamakta zorlandığını belirttiği aktarıldı. Kanal 12'nin haberine göre Netanyahu, Trump’la görüşmesinin ardından üst düzey ABD’li bir yetkiliye, "Hala bizimle mi?" diye sordu ve durumdan duyduğu endişeyi dile getirdi. ABD ile İran arasındaki müzakereler ABD ile İran arasında Umman'ın aracılığında devam eden nükleer görüşmelerin üçüncü turunun 26 Şubat'ta İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılacağı duyurulmuştu. Taraflar, 6 Şubat'ta Umman'da dolaylı müzakereler için bir araya gelmiş ve temasların sürdürülmesi konusunda mutabakata varmıştı. Daha sonra görüşmeler 17 Şubat'ta Cenevre'de devam etmişti. Görüşmelerde özellikle İran'ın uranyum zenginleştirme oranı ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun durumu başlıkları öne çıkmıştı.