ABD Başkanı’nın, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin görev süresini ikinci kez uzatma kararı, gemideki denizciler ve aileleri arasında büyük tepki yarattı. Yaklaşık 5 bin kişilik mürettebatın görev süresinin 11 aya kadar uzayabileceği belirtilirken, bazı denizcilerin ana limana döndüklerinde donanmadan ayrılmayı düşündüğü iddia edildi. ABD’nin en büyük savaş gemisi olan Ford, geçen yıl haziran ayından bu yana denizde. Ekim ayında Pentagon, gemiyi planlanan Akdeniz görevi yerine Karayipler’e yönlendirmiş; burada petrol tankerlerine el koyma ve o dönem Venezuela lideri Nicolás Maduro’ya dönük saldırılara destek vermesi planlanmıştı. Bu yılın başında ise mürettebata, görev süresinin yeniden uzatılacağı ve geminin Atlantik’i geçerek Ortadoğu’ya, İran’a yönelik olası ABD hava saldırılarını desteklemek üzere sevk edileceği bildirildi. Wall Street Journal ’ın aktardığına göre gemi Cuma günü Cebelitarık Boğazı’ndan doğuya doğru ilerledi. 'Barış zamanında 6 ay olurdu' Emekli Tuğamiral Mark Montgomery, barış dönemlerinde uçak gemisi konuşlandırmalarının genellikle altı ay sürdüğünü, planlamalarda birkaç aylık olası uzatmanın öngörülebileceğini söyledi. Ancak Ford mürettebatı hâlihazırda sekiz aydır evlerinden uzakta. Olası 11 aylık konuşlandırma, ABD Donanması için kesintisiz görevlendirme rekoru anlamına gelebilir. ABD Donanması’nın toplam 11 uçak gemisi bulunuyor. Ford’un yanı sıra USS Abraham Lincoln da Ortadoğu’ya gönderildi. Yüksek tempo, kazalar ve yıpranma Aşırı operasyonel tempo yalnızca Ford’a özgü değil. Nisan-Mayıs 2025’te sekiz aylık görevin sonuna yaklaşan USS Harry S. Truman, Kızıldeniz’de Husilere karşı yürütülen operasyonlarda birden fazla savaş uçağını kaybetmişti. Donanma soruşturması, yüksek operasyonel tempoya dikkat çekmişti. Uzun görev süreleri gemilerin teknik durumunu da etkiliyor. Montgomery’e göre sekiz ayı aşan konuşlandırmalarda ekipmanlar arızalanmaya başlıyor, planlı bakım ve modernizasyonlar erteleniyor, bu da tersane takvimlerini ve diğer gemilerin eğitim-bakım döngülerini aksatıyor. 'Kızımı özlüyorum, belirsizlik daha ağır' Ford’daki bir denizci, birçok mürettebatın kızgın ve üzgün olduğunu, bazılarının ise görevlendirme sonunda Donanmadan ayrılmak istediğini söyledi. Kendisi de istifayı ciddi biçimde düşündüğünü belirten denizci, küçük kızını özlediğini ancak en ağır gelenin ailesini ne zaman göreceğini bilmemek olduğunu ifade etti. Denizcilerin vurguladığı üzere uzatmalar; doğum günlerinin, düğünlerin, cenazelerin ve doğumların kaçırılması anlamına geliyor. Ford’un komutanı Kaptan David Skarosi da ikinci uzatmanın “acı verici” olduğunu kabul etti. Ailelere gönderdiği mektupta, “Disney World planlarını, önceden söz verdikleri düğünleri ve bahar tatillerini kaçırdıkları için üzülen birçok denizciyle konuştum” dedi ancak “Ülkemiz çağırdığında cevap veririz” sözleriyle mektubunu bitirdi. Denizcilerin aileleri: Yalnız kaldık, haber alamıyoruz Gemi zaman zaman “hayalet moduna” geçiyor; bu da haftalarca iletişim kurulamaması anlamına geliyor. Pensilvanya’da yaşayan Jami Prosser, uçuş güvertesi kontrolörü olan oğlundan iki-üç hafta haber alamadığını, ardından gecenin bir yarısı limandan arandığını söyledi. Oğlu, görevi sırasında büyükbabasının ölümünü, kardeşinin boşanmasını ve ailedeki sağlık sorunlarını kaçırdı. Virginia Beach’te yalnız yaşayan Rosarin McGhee, eşinin görev süresinin uzatılmasını “kalp kırıcı” olarak niteledi. Sekiz ayda 17 bakım paketi gönderdiğini belirten McGhee, “ Ne kadar zor olursa olsun burada tek başıma kalmalıyım ” dedi. Mississippi’den Charlene Poston ise 2 Şubat’ta eve dönmesini beklediği oğlunu karşılamak için yaptığı tüm rezervasyonları, 22 Ocak’ta gelen “uzatma” mesajı sonrası iptal etmek zorunda kaldığını anlattı. Kanalizasyon sistemi arızalı Gemiye ilişkin bir diğer tartışma ise teknik sorunlar. NPR’ın Ocak ayında gündeme getirdiği habere göre, gemideki bazı tuvaletler kullanılamaz hale geldi. Donanma yetkilileri, yaklaşık 650 tuvaletten atık taşıyan vakumlu sistemin görev boyunca arızalar yaşadığını, günde ortalama bir bakım çağrısı alındığını doğruladı. Sorunların geminin operasyonel kapasitesini etkilemediği iddia edilse de, mürettebatın koşullardan rahatsız olduğu belirtiliyor.