Bu hafta yazıma içimi ferahlatan bir gelişmeyle girmek istedim. İstanbul Eyüpsultan Göktürk’teki Ensar Camii’nin minaresine kurulan GSM baz istasyonundan mahalle sakinleri yıllardır şikâyetçiydi. Mahalleli beni aradıktan sonra konuyu iki kez gündeme getirmiştim: 15 Mart 2021’de “Minare baz istasyonuna dönüştürüldü”, 23 Şubat 2024’te ise “Pes artık” diye köşeme taşımıştım. Konunun peşini bırakmadım; uğradım, sordum, dinledim. Geçen gün yine mahalledeydim. Bu kez manzara değişmişti. Cihazlar sökülmüş, minare ramazan ayına sade hâliyle kavuşturulmuştu. Ramazan demişken güzel bir etkinlikten de söz edeyim. Belediyeler şehir genelinde programlar düzenliyor ama bu kez adres bir havalimanı. İGA İstanbul Havalimanı’nda kurulan Ramazan Köyü dikkatimi çekti. Havalimanları normalde hızlı geçilen yerlerdir; ancak burada koşuşturmanın ortasında kısa bir mola hissi var. Ney sesi duyuluyor, çocuklar atlıkarıncaya biniyor, bir köşede ebru yapılıyor, Karagöz ile Hacivat perdeye yansıyor. Sadece nostalji de yok; dijital dilek ağacı, sanal gerçeklik deneyimi, hatıra fotoğrafları… Hurma alanla VR gözlüğü takan yan yana, iki zaman birlikte akıyor. Otizmli bireyler ve aileleri için kıymetli bir adım da var bu havalimanında. Emirates’in “Seyahat Provası” uygulaması, çocukların uçağa binmeden önce tüm süreci tanımasını sağlıyor. Check-in yapmaktan anonslara kadar her aşama deneyimleniyor, belirsizlik azalınca kaygı da düşüyor. Eğitimli ekip eşlik ediyor, özel kulaklık ve kişisel destek sunuluyor. Hava yolunun dünyanın ilk Otizm Sertifikalı şirketlerinden biri olmasının arkasında da bu anlayış var. Böylece yolculuk stres olmaktan çıkıp güven veren bir deneyime dönüşüyor. Alkışı hak eden emek Dün Sivas’tan gazetemizi takip eden bir öğretmenimiz aradı. Heyecanı telefondan bile hissediliyordu: “Bu şehirde ilk kez böyle bir şey yapıldı, lütfen sesimiz olun” dedi. Etkinlik liseler arası İngilizce münazara yarışmasıydı: “We Debate for the Future 2026.” Sivas Lisesi koordinasyonunda 18 okul katılmış, veliler de gelmiş; klasik yarışmadan çok bir öğrenme günü yaşanmış. Gençler sadece İngilizce konuşmamış, fikir üretmiş ve savunmuş. Yani ezber değil düşünce yarışmış. Jüri farklı okullardan öğretmenlerden oluşmuş. Değerlendirmede hitabet, mantık, takım uyumu ve argüman gücü öne çıkmış. Molalarda öğrencilerin hazırladığı oyunlar oynanmış. Çocuklar yabancı dili yaşayarak öğrenmiş. Sonuçta Cumhuriyet Anadolu Lisesi üçüncü, Sivas Fen Lisesi ikinci, Sivas Lisesi birinci olmuş. Ama asıl kazanan sıralama değil; gençlerin özgüvenle konuştuğu bir ortamın oluşması. Telefonu kapatırken öğretmen, “Çocukların bu başarısını haber yaparsınız değil mi?” diye sordu. “Evet hocam” dedim. Çünkü mesele sadece sonuç değildi, bir öğretmenin emeği ve inancıydı söz konusu olan. Sınıfın kapısını kapattıktan sonra da öğrencisini düşünen insanların varlığıydı önemli olan. Böyle öğretmenler var oldukça o kürsülere çıkacak daha çok genç yetişir. Okulu büyüten binalar değil, öğrencisine yürek koyan öğretmenlerdir. Bir mahallenin feryadı Aynı gün bu kez içimi burkan başka bir telefon geldi. Ordu’nun Perşembe ilçesinin Efirli Mahallesi’nden bir okur aradı. Sahil yolunu anlattı: “Her gün kaza oluyor.” Önce abartı sandım, araştırınca durumun vahim olduğunu gördüm. Yaralamalı kazalar sıradanlaşmış, ölümler yaşanmış. Önceki muhtarın oğluna araç çarpıp kaçmış, genç hayatını kaybetmiş. Şimdiki muhtar uğraşıyor, paylaşım yapıyor, imza topluyor ama sesi bir yere çarpıp geri dönüyor. İstedikleri büyük bir yatırım değil; sadece bir trafik ışığı. Yol Karayolları sorumluluğunda, kırsal mahallelerin kullandığı hat ve tüneller nedeniyle tehlikeli madde taşıyan tanker ve tırların zorunlu güzergâhı. Burada hız sadece hız değil, riski büyüten bir mesele. Bazen milyonluk yatırımlar konuşulur ama çözüm küçüktür. Bir sinyalizasyon bir hayat demektir. Şehrin uzağında kalmış bir mahalle gibi görünse de orada yaşayanların hayatı merkezdekinden daha değersiz değil. Bir direk, üç ampul ve doğru planlama; bazen bir bölgenin kaderini değiştirir, ihmalse bir ocağı söndürür. Umarım bu yazıdan sonra Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü Samsun Bölge Müdürlüğü bölgede çalışma yapar da bir daha kimsenin canı yanmaz.