Terörsüz Türkiye Raporu’nda yerli yersiz Türk - Kürt - Arap kardeşliğinden söz ediliyor. Bir yerde de örneğin: “Gayet açıktır ki, Türk - Kürt- Arap kardeşliği coğrafyamızın asli kodudur” deniyor. CHP’nin İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan, bu konudaki haklı eleştirisini şöyle dile getiriyor: “Raporda Türk, Kürt, Arap vurgusunun tekrarı metni yurttaşlık zemini yerine etnik bir çerçeveye kaydırıyor. Bu hem hukuk dili hem siyasal birlik açısından sorunlu. Türkiye Cumhuriyeti etnik kökenler üzerinden değil, eşit hak ve ödevlere dayalı vatandaşlık üzerinden tanımlanır.” Raporun bir başka yerinde “Türk ve Kürt halkları” ifadesi yer alıyor. Bu arada CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, raporun ilk beş bölümünde yer alan dilin “son derece sorunlu olduğunu, belirli bir siyasi ve sosyolojik bakış açısını içerdiğini, CHP’yi kapsamadığını” söylüyor. Madem eleştirileri ve çekinceleri var... O zaman neden CHP’li üyeler raporu (bir çekimser oy haricinde) toplu halde onayladılar? Onları bu sorumluluğun altına girmeye kim zorladı? Okyanus ötesinin rüzgârları mı? Cumhurbaşkanı seçiminde DEM’den oy almak hayali mi? Rapora verdikleri onayın yarın karşılarına yasa ve anayasa değişikliği talebi olarak çıkacağı ve kendilerinin de oy vermeye mecbur kalacağı gerçeği akıllarına gelmedi mi? Atatürk’ün kurduğu CHP bu mu? FESTİVAL Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ve Gümüş Ayı ödüllerini Türk yönetmenler İlker Çıtak ve Emin Alper aldı. Kutluyoruz. Alman DW ajansı haberi verirken İlker Çıtak’tan Türkiye kökenli Alman yönetmen diye söz etti. Bizim bazı gazete ve ajanslar da haberi buradan kopyalayarak aynı sözcüklerle aktardılar. “Türkiye kökenli Alman yönetmen” Neden Türk kökenli değil de Türkiye kökenli? Alman basın haberlerini gözden geçirdik... Basın dilinde Türkiye kökenli diye bir ifade var mı? Yok... İngilizce metinlerde “Turkish origin”, diyor. Almanca metinlerde “Türkischer Herkunft”... Yabancılar “Türk kökenli” diyor. Yurt dışındaki Türk gazeteciler “Türkiye kökenli” diyor. Neden? Türk derlerse milliyetçi, ırkçı ve faşist oluyorlar! Alman deyince faşist olmuyorlar ama Türk deyince oluyorlar. Adından utanan millet olur mu? Oluyor işte... ZAMANE Çin imparatoru, gece baş vezirini çağırdı ve ona uykularını kaçıran kaygısını itiraf etti: “Kimse benden korkmuyor” dedi. Çözüm olarak kim vergi vermezse kırbaçlayacağını, önünde eğilmeyene işkence edeceğini, onu eleştirmeye kalkanı idam edeceğini söyledi. - Bunlar zaten suç, dedi danışman ve açıkladı: “Eğer yalnızca suçluları cezalandırırsanız, sizden yalnızca suçlular korkar, halk yine korkmaz.” İmparator bir süre sessizce düşündü ve: - Anladım, dedi. Sonra cellada önce vezirin başını vurmasını emretti. ★★★ Bu Çin öyküsünü Uruguaylı yazar Eduardo Galeano “Zamane Ağızları” adlı kitabında anlatır. Suçsuz insanları hapsetmenin masum kitleleri korkutmak için eski bir yöntem olduğunu bu hikâyeden anlıyoruz... GÖZLEM Eczanede rastlaştığımız emekliye göz doktoru yeni ilaç yazmış... Reçeteyi alıp gözden geçiren Eczacı Egemen Bey net konuştu: - Bu ilaçların üçünü SGK ödemez, dedi... - Peki ne kadar tutuyor? - Glacovis,1590 lira... - Neukron Ofta, 1600 lira... - OMK2, 1250 lira... - Yani? - Yani toplam 4450 lira... Bu üç takviye amaçlı göz ilacının sadece bir ay yettiğini ekleyelim. Emekli vatandaşı kara kara düşünürken bırakıp eczaneden ayrıldık. ALİCAN Mesleğine bağlı bir gazeteci olarak tanıdığımız Alican Uludağ geçen hafta sonu evinde çok sayıda polisin yaptığı baskınla gözaltına alındı, ardından tutuklandı. Suçunun, sosyal medya mesajlarında cumhurbaşkanına hakaret olduğu söylendi. Bunlar hangi mesajlar? Açıklanmadı. İlginç olan suç mahalli Ankara olduğu halde soruşturmanın İstanbul’da yürütülmesiydi. Mesajlar eski tarihlere doğru uzanmasına rağmen daha önce hakkında soruşturma açılmamıştı. Dahası, Cumhurbaşkanı’nın avukatları da kendisinden bugüne dek hiç şikayetçi olmamıştı. Türkiye “hukukun üstünlüğüne bağlı kalacağına” yemin eden bir hükümetle yönetiliyor. O yüzden hukuka ilişkin soruların yanıtsız kalmaması gerekir.