Japonya’nın Ichikawa kentindeki bir hayvanat bahçesinde, önce annesi tarafından terk edilen sonra da konulduğu yeni kafesinde sürüsü tarafından dışlanan “Punch” isimli yavru maymunu ve de annesi gibi gördüğü peluş oyuncağını görmeyen, duymayan kalmadı sanırım. Sosyal medyanın gücü sayesinde tüm dünya; biz de dahil dertleri bir kenara bırakıp, oturmuş, Punch’ın terk edilmişliği, itilmişliği, yalnızlığı ve çaresizliğini konuşuyoruz. Bizden on binlerce kilometre uzaktaki 7 aylık bir maymunun bize ettiğine bakın! Önce nihilist penguen şimdi de Punch! Çoğumuzun içine ayna tutulmuş gibi... Neydi Punch’ın hikâyesinde bizi böylesi derinden etkileyen? İnsanın içindeki hangi karanlık köşelere tuttu ışığı dersiniz?