Ukrayna savaşı sonrasında jeopolitik doğalgaz krizi

Dünyanın en büyük doğalgaz pazarlarından biri olan Avrupa pazarındaki artan talebi karşılamak için rekabet eden Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri de dahil olmak üzere gaz üreticisi ülkeler arasında ufukta jeopolitik bir kriz görünüyor. Bu çekişmenin, Rusya-Ukrayna savaşının sona ermesinin ardından yaşanması bekleniyor, zira o zaman Avrupa Birliği (AB) üyeleri doğalgaz ithalatlarıyla ilgili yeni kararlar almak zorunda kalacaklar. Sorunun kökeni, Şubat 2022'de Moskova'nın Ukrayna'yı işgaline karşılık olarak bu ülkeler tarafından uygulanan ve İngiltere ile ABD tarafından desteklenen Rus petrol ve doğalgaz ithalatına yönelik ambargoda yatıyor. Ancak bugün ABD bir petrol ve doğalgaz ihracatçısı, İngiltere ise petrol ihracatçısı ve doğalgazda kendine yeten bir ülke. Bu nedenle, petrol ambargosunun yükü Avrupa pazarı ülkelerine düştü ve onları gaz ithalat politikalarında önemli değişiklikler yapmaya zorladı. Güney Akdeniz ülkeleri (Yunanistan, İtalya, Fransa, İspanya ve Portekiz) Akdeniz üzerinden ihraç edilen gaza daha fazla bağımlı hale gelirken, kuzey ülkeleri (Hollanda, Avusturya ve özellikle Almanya) ise sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalat kapasitelerini artırmak zorunda kaldılar. Norveç, sınırlı gaz ihracat kapasitesine sahip tek Avrupa ülkesidir. Son zamanlarda, Avrupa pazar ülkelerinin gaz ithalat politikaları, Ukrayna savaşındaki Rus karşıtı tutumları ve gelecekte Rusya'nın Avrupa ülkelerine yönelik daha fazla saldırganlık gösterme korkusu nedeniyle önemli ölçüde değişti. Ocak 2026'da Ukrayna savaşı sırasında, ABD’den LNG ithalatları yüzde 60’a ulaştı, bu oran savaştan önce yaklaşık yüzde 24 idi. Bu tedarik oranlarındaki fark, Kuzey Avrupa ülkelerinin (özellikle Almanya'nın) Kanada ve ABD’den tedarik ettikleri LNG miktarından kaynaklanıyor. 2000'li yılların ortalarından itibaren özel Amerikan şirketlerinin pazara girmesi ve 2014-2015 yıllarında Amerikan kaya petrolü ve doğalgazının ticari olarak geliştirilmesine başlanması, Amerikan petrol endüstrisini tamamen dönüştürdü. O zamana kadar petrol ve doğalgaz ithalatçısı olan ABD, 2000'li yılların ikinci yarısında Suudi Arabistan ve Rusya ile birlikte dünyanın en büyük üç petrol üreticisi ülkesinden biri haline geldi. Petrol ve doğalgaz ihracatçısı oldu. Gerçekten de küresel LNG endüstrisinde büyük değişiklikler meydana geldi. 2010 yılında Shell, British Gas'ın dünya çapındaki varlıklarını ve hisselerini satın aldı. Shell tarafından satın alınan varlıklara küresel LNG endüstrisindeki varlıklar ve sözleşmeler de dahildi. Küresel sıvılaştırılmış doğalgaz endüstrisinin genişlemesine yol açan ve ticaretini temelden değiştiren yöntemlerden biri ise mevcut arz ve talebe dayalı spot LNG alım satım sözleşmelerinin imzalanmasına başlanmasıydı. Bu durum, LNG operasyonlarının genişlemesine ve endüstrinin stratejik olarak genişlemesine neden olarak, küresel hidrokarbon ticaretinde önemli bir pay elde etmesini sağladı; bu pay, en az küresel ham petrol ticaretindeki pay kadar önemliydi. Bu değişim, ABD'nin güney kıyısında LNG tesislerinin hızla inşa edilmesiyle eş zamanlı olarak geldi ve endüstrinin genişlemesine ilave bir ivme kazandırdı. Küresel LNG endüstrisindeki ve özellikle de ABD'deki bu değişim ve genişlemenin zamanlaması, güney kıyısında gerekli tesislerin ve tankerlerin inşasının tamamlanması ve Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle aynı zamana denk geldiği için elverişliydi. Elbette, ABD'nin sıvılaştırılmış doğal gaz üretme kapasitesinin yanı sıra, ABD'nin iç doğal gaz talebini karşılamak için kullanılan kaya gazı, 1980'lerin ortalarında Sovyetler Birliği ile Avrupa arasındaki müzakereler sırasında mevcut değildi. Bu nedenle, 1980'lerin ortalarında Avrupa ülkeleri, o dönemde Avrupa’nın talebini karşılamaya yetecek olan “Sovyet” gazına olan tam bağımlılıklarını azaltmaya yönelik Amerikan baskısını kabul etmediler. Durum, 1980'lerin ortalarında Rus devletine ait doğalgaz şirketlerinin Sibirya'daki sahaları geliştirmek ve eski Sovyetler Birliği'nden Avrupa pazarlarına uzun mesafeli boru hatları inşa etmek için milyarlarca dolar yatırım yapmasıyla birlikte LNG ve LNG dışı endüstrilerin genişlemesiyle değişti. 20. ve 21. yüzyıllar arasındaki bu dönemde önemli olan yeni fark, özellikle dünyanın en büyük LNG ihracatçısı olan Katar'da küresel LNG endüstrisinin büyümesiydi. Katar, ihracatını doğuda Çin'e ve batıda Avrupa'ya doğru genişletti; ayrıca bölgesel olarak Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) de ihraç etti. 1980'lerin ortalarına dayanan mevcut anlaşmazlık, Amerikan özel şirketlerinin tüm Avrupa pazarına tedarik sağlama kapasitesiyle ilgilidir. Bu hem ABD'nin hem de Rusya'nın Avrupa’nın doğalgaz talebini karşılayacak ihracat kapasitesine sahip olduğu anlamına geliyor. Aynı zamanda Avrupa’nın yakınlarında da önemli bir ihracat kapasitesi bulunuyor; özellikle Katar'ın önemli sıvılaştırılmış doğalgaz kapasitesi hem Rus hem de Amerikan kaynaklarına ek tedarik sağlayabilir. Katar tedarikinin ayırıcı özelliği, limanlar ve özel tankerler de dahil olmak üzere LNG projelerine yapılan yatırımların bedelinin son on yıllarda zaten karşılanmış olmasıdır. Avrupa'nın Katar gazının yanı sıra birkaç başka seçeneği daha var. Bunlardan biri de elbette, on yıllardır boru hatları veya LNG tankerleri aracılığıyla Avrupa'ya ihraç edilen Cezayir gazıdır. Ayrıca Mısır'ın sıvılaştırma tesisleri aracılığıyla ihraç edilen Mısır ve İsrail gazı da mevcut. İsrail, GKRY ve Yunanistan arasında İsrail gazının Avrupa'ya ihracatı konusunda görüşmeler devam ediyor, ancak bu müzakereler uzun süredir devam etmekte olup, henüz nihai bir anlaşmaya varılamadı. Ek olarak, Libya gazının da sıvılaştırılması potansiyeli mevcut; halihazırda faaliyette olan ancak henüz kullanılmayan bir tesis bulunuyor. Keza Nijerya ihracat için Fas'a ulaşan bir doğalgaz boru hattı inşa etti. Ayrıca, özel LNG taşıyıcıları aracılığıyla Doğu Afrika'dan büyük ölçekli LNG ihracatı potansiyeli de var ve Mozambik gazı Avrupa'ya ihracat için hazır durumda. Avrupa'nın “jeopolitik krizi”, yalnızca Rus gazına mı yoksa Amerikan gazına mı güveneceği konusunda yapacağı tercihte yatıyor. Avrupa'nın yalnızca Rus gazına veya yalnızca Amerikan gazına güvenmesi zor, çünkü Amerikan tarafıyla olan işlemler özel şirketler aracılığıyla gerçekleşecek. Bu da şu soruyu gündeme getiriyor: Asya ve Afrika'dan diğer gaz ihracatçılarının ve hatta Norveç'in rolü ne olacak? Bu seçenekler Avrupa için sayısız soru ve sorun doğuracaktır. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. Ukrayna savaşı jeopolitik doğalgaz kriz Velid Haduri Salı, Şubat 24, 2026 - 16:45 Main image:

Fotoğraf: AA

DÜNYADAN SESLER Type: news SEO Title: Ukrayna savaşı sonrasında jeopolitik doğalgaz krizi copyright Independentturkish: