Daha fazla silaha sahip olmanız, size savaşı kazandırmaz. Modern muharebe sahasında belirleyici olan kaynakların büyüklüğü değil, onları yeteneğe dönüştürme hızıdır. Her yıl ocak-şubat döneminde gazetecilerin ve güvenlik analistlerinin masaları Global Firepower raporlarıyla dolar. 145 ülke, 60'tan fazla faktörle sıralanır; tank sayıları, uçak filoları, personel mevcutları tek tek hesaplanır. Peki bu tablolar gerçek savaş kapasitesini yansıtır mı? Maalesef hayır. Envanter Güç Değildir Aslında askerî güç sahip olunan kaynakların toplamından ziyade o kaynakları sahada sonuca dönüştürebilme kapasitesidir. Savunma bütçesi, nüfus ve teknoloji yalnızca girdidir. Asıl belirleyici olan süreçtir. Bu süreç, doktrin, eğitim, liderlik ve teşkilatlanma kalitesi başlıkları altında toplanabilir. Çıktı ise etkin vuruş gücüdür. Global Firepower gibi popüler endekslerin temel açmazı tam da burada ortaya çıkıyor. Bu listeler sadece sayısal veriye bakar; hangi tankın çalışır durumda olduğunu, hangi sistemin savaş alanında gerçekten işe yarayacağını göremez. Bunun ötesinde ittifakları yok sayar, nükleer caydırıcılığın belirsizliğini görmezden gelir. Akademik gerçeklik ise farklı sorular sorar: Kaç tank var değil, kaçı çalışıyor? NATO üyeliği bu ülkenin fiili kapasitesine nasıl yansıyor? Ya da Türkiye’yle askerî iş birliği … ülkesinin askerî gücünü nasıl değiştirir? Stratejik çarpan etkileri nelerdir? Kısacası, askerî gerçeklik liste bazlı değil, senaryo bazlıdır. Harbin Beş Boyutu Modern muharebe sahasını anlamak için önce onun nasıl genişlediğini kavramak gerekir. Savaş artık yalnızca kara, deniz ve havada değil; uzay ve siber ortamda da yürütülüyor. Bu beş boyut birbirinden bağımsız değil. Çağdaş harp doktrininin özü, bu boyutların tümünde aynı anda ve aynı hedefe etki yapabilme yeteneğine dayanır. Buna birleşik etki ya da müşterek harekât deniyor. Kara birliği bir hedefi vurmadan önce uydu onu gözetler, İHA onu izler, siber araçlar düşmanın savunma ağını karartır, elektronik harp sistemleri iletişimini keser. Ardından kara birliği harekete geçer. Bu zincirin her halkası ayrı ayrı değerli değildir; bütünün uyumu belirleyicidir. İşte bu noktada uzay boyutu kritik bir işlev üstleniyor. Uzay artık bir destek sahası değil, asli harp alanı. Uydu konumlama sistemleri, gözetleme platformları ve veri iletişim altyapısı olmadan müşterek harekât kör olur. Askerî alanda "karar üstünlüğü" denilen şey tam da buradan besleniyor: gözlemden yönelime, karardan eyleme giden döngüyü düşmandan daha hızlı tamamlamak. Hız: Yeni Güç Çarpanı Ukrayna savaşının ve daha önce Dağlık Karabağ çatışmasının ortaya koyduğu ve son olarak ABD’nin Karakas baskınında belirginleşen tablo açık. Yapılırsa, muhtemel bir ABD-İran savaşında da bunu gözlemleyeceğiz. İran’ın hava savunma sistemlerini (radarlarını, sensörlerini, silahlarını), askerler gözlemleyip vurup vurmayacağına yine askerler karar vermeyecekler. Yüzlerce gözlem aracı sahayı tarayıp gördüğü her işareti anında bir merkeze aktaracak ve o merkez anında yine yüzlerce -büyüklü küçüklü- silaha atış komutu verecek. Hangi silahın hangi hedefe atış yapacağına yapay zekâ sistemleri karar verecek. Dolayısıyla artık savaş alanında belirleyici olan artık tank sayısı değil, sensörden tetiğe geçen süre. Yapay zekâ destekli hedefleme sistemleri ve veri bağı entegrasyonu, karar alma döngüsünü insan hızının ötesine taşıyor. Ucuz ve sürü halinde kullanılan İHA'lar pahalı platformları sahadan silebiliyor. Yeni metrik namlu sayısı değil, hedefleme süresi. Modern çatışmalar bu nedenle mümkün olduğunca hızlı bitirilmeye çalışılıyor. Hızlı ve etkili bir darbe hem kayıpları azaltır hem de düşmanın toparlanma fırsatını ortadan kaldırır. Yeni adı: şok ve felç Uzarsa Lojistik Belirler Çünkü savaş uzadığında denklem değişiyor. O zaman sahneye ikinci büyük değişken giriyor: lojistik. Askerî stratejinin eski bir özdeyişi vardır — "Amatörler stratejiyi, uzmanlar lojistiği konuşur." Bu söz bugün her zamankinden daha geçerli. Lojistiğine güvenenler harbi uzatabilir. Burada kritik ayrım statik stok ile dinamik akış arasında. Depodaki mühimmat miktarı değil, günlük üretim ve ikmal hızı belirleyici. Ukrayna savaşı bu dersi acı biçimde öğretti: Depolardaki füzeler tükenir; fabrikalar üretmeye devam eder ya da edemez. Modern savaşlarda "sahip olunan" değil, "ikame edilebilen" güç kazanıyor. Bu nedenle savunma sanayi tabanı ve üretim kapasitesi, salt envanter büyüklüğünden çok daha anlamlı bir güç göstergesi haline geldi. Lojistiğin üç temel ayağı da göz ardı edilemez: kuvvetleri cepheye taşıyabilme kapasitesi, mühimmat ve yakıt ikmal hızı, müttefik üslerini kullanabilme diplomasisi. Bu üçü olmadan en büyük ordu bile birkaç hafta içinde hareket edemez hale gelir. Görünmez Cephe: Halkın Savaşma Azmi Tüm bunlar muharebe sahasında yaşanırken, modern savaşın bir de görünmez cephesi var. Savaş artık yalnızca düşman ordusunu değil, düşman halkının savaşma azim ve kararlılığını hedef alıyor. Bilgi ortamında yürütülen harp bu yüzden stratejik öneme sahip. Moral ve irade, askerî gücün buzdağının görünmeyen kısmı. Moral, ordunun dağılmasını önleyen temel çimentodur. Personel sayısı ve donanım suyun üstünde görünendir. Moral ve irade, liderlik kalitesi, psikolojik hazırlık ve birlik ruhu ise suyun altında kalan ve her şeyi taşıyan kısımdır. Savaşma azmini yitirmiş bir halkın ordusu sahada tutunamaz. Bu gerçek, Afganistan'da ABD destekli ordunun Taliban karşısındaki çöküşünde de Vietnam'da da, daha pek çok tarihsel örnekte de kendini gösterdi. Teknoloji ve strateji ne kadar üstün olursa olsun, kolektif irade olmadan kazanmak mümkün değildir. Sonuç: Güç Bir Fotoğraf Değil, Bir Filmdir Askerî gücü doğru okumak için statik listelerden dinamik bir değerlendirmeye geçmek şarttır. Güç bir fotoğraf değil, bir filmdir. Nicelik önemlidir; ancak nitelik, lojistik ve irade belirleyicidir. Kaynaklar başlangıç noktasıdır; onları yeteneğe dönüştüren doktrin, eğitim ve entegrasyon ise sonucu şekillendirir. Nihai ölçüt tektir: politik hedeflere ulaşma kapasitesi. Politik hedefleriniz ile gücünüz uyuşuyorsa, problem çözülmüştür. Bu uyuşma yok ise problem olduğundan büyük hale gelir. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. ASKERİ GÜÇ Dr. Osman Gazi Kandemir, Independent Türkçe için yazdı Dr. Osman Gazi Kandemir Salı, Şubat 24, 2026 - 13:45 Main image:
Fotoğraf: AA
TÜRKİYE'DEN SESLER Type: news SEO Title: Askerî gücü gerçekte ne belirler? copyright Independentturkish: