Hatay’da denetimsiz yıkımdan sağ kurtulan kadın soL'a konuştu: 'Saniye farkla hayattayız'

İki gün önce bir güvenlik kamerasına yansıyan görüntüler kamuoyunun gündemine oturmuştu. Hatay İskenderun’da bir anne ve 4 yaşındaki kızı, kaldırımda yürüdükleri sırada yıkımı süren bir binanın aniden çökmesiyle enkaz altında kalmaktan saniyelerle kurtuldu. Depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen Hatay’da birçok binada yıkım işlemleri sürüyor. Ancak bu yıkımlarda çevresel güvenlik önlemleri alınmıyor; ne yaya güvenliği için bir koridor oluşturuluyor ne de yoğun toz oluşumuna karşı sulama yapılıyor. Asbest riskine dair herhangi bir önlem ya da uyarı da bulunmuyor. Yurttaşlar, sağlığı ve can güvenliğini hiçe sayan bu uygulamalara tepki göstererek gerekli önlemlerin derhal alınmasını talep ediyor. 'Beş saniye önce orada olsaydık belki de yaşamıyor olacaktık' Asuman Bayramoğulları, İskenderun’un en işlek noktalarından biri olan Şehit Pamir Caddesi’nde kızıyla birlikte yürürken yıkılan binanın altında kalmaktan şans eseri kurtuldu. Yürürken önce bir çatırtı sesi duyduğunu anlatan Bayramoğulları, ardından binanın bir anda çöktüğünü söyledi. Çıkan yoğun toz ve düşen molozlardan kaçarak kurtulduklarını ifade eden Bayramoğulları, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Hiçbir uyarı yoktu. Trafik normal şekilde akıyordu. Hatta bizden hemen önce yolcu dolu bir otobüs geçti. Eğer o otobüs çökme anına denk gelseydi, bugün onlarca insanı kaybetmiş olabilirdik.” Yıkım sırasında dahi caddenin karşı tarafında trafiğin devam ettiğini vurgulayan Bayramoğulları, “Biz geçmeden hemen önce bir otobüs ve bir motokurye geçti. Tesadüfen yolun karşısına geçelim dedim, yaya ışığında biraz vakit kaybettik. Eğer acele etseydik ve tam o anda yolun ortasında olsaydık, bugün hayatta olmayabilirdik” dedi. Asuman Bayramıoğulları 'Burası da yıkılır mı anne?' Bayramoğulları, 6 Şubat depremlerinde Hatay’da olmadığını ancak depremin hemen ardından kentin ağır yıkımına tanıklık ettiğini belirtti. "6 Şubat’tan beri herkes depremle uyuyor, depremle uyanıyor. ‘Artık biraz uzaklaşalım bu psikolojiden’ diyoruz ama olmuyor. Her yıkımda yeniden o güne dönüyoruz ” diyen Bayramoğulları, kızının hâlâ yaşadıkları şokun etkisinde olduğunu söyledi. Kızım şimdi bir yerden bir yere geçerken binalara bakıp ‘Burası yıkılır mı anne?’ diye soruyor. O günü ‘Bir anda bina üstümüze patladı’ diye anlatıyor. ‘Az daha ölecektik’ diyor. İnsanları ölüm ve hayatta kalma korkusuyla yaşamaya mahkûm ediyorlar.” Patronların gizlemek istediği gerçekleri yerinden, tanıklıklarla aktaran emekten yana bir haberciliğe destek olmak için soL’a abone olun. ABONE OL 'Şantiye patronlarına gösterilen özen halka gösterilmiyor' Hatay’ın dev bir şantiye alanına dönüştüğüne dikkat çeken Bayramoğulları, yıkımlardaki denetimsizliğe tepki gösterdi: Ne bir levha vardı ne bir güvenlik şeridi ne de görevli. Yıkım yapılan binanın yanından araçlar geçmeye devam ediyordu. Bu kabul edilebilir mi?” Depremin üzerinden üç yıl geçtiğini hatırlatan Bayramoğulları sözlerine şöyle devam etti. Hâlâ aynı çaresizlik içindeyiz. Şantiyelere, inşaat patronlarına gösterilen özen halka da gösterilmeli. Toz içinde yıkımlar yapılıyor, gözlerimizi bile açamıyoruz. İşler aksamadan yürüsün diye can güvenliğimiz hiçe sayılıyor.” Bugün Asuman Bayramoğulları ve kızı hayatta. Ancak Bayramoğulları, bunun yalnızca bir tesadüf olduğunu vurguluyor: Bu kadar tesadüfe bağlı olmamalı yaşam. Eğer bugün başımıza bir şey gelseydi, üç yıl sonra yine şubat ayında deprem haberlerinde adımız geçecekti. Ölmediysek her şeyi yolunda sayıyorlar. Ama öyle değil. Üç yıl sonra hâlâ korkuyla sokaklarda yürüyoruz.”