Beşiktaş, Ali Mahir Başarır, Veli Ağbaba ve rüşvet iddiaları: AKP saldırısı sürerken CHP'de neler oluyor?

CHP’ye kayyım davası, siyasi casusluk davası, kurultay süreciyle ilgili ceza davası, İBB operasyonu, İmamoğlu’nun diplomasına ilişkin dava, Aziz İhsan Aktaş ve CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar… İktidarın son bir yıla sıkışan CHP’ye yönelik hukuki saldırılarından sadece bazıları bunlar. Kısa süre önce AKP iktidarının ünlülere yönelik uyuşturucu ve fuhuş soruşturmalarını dahi CHP’yle ilişkilendirmeye çalıştığına şahit olduk. AKP’nin niyetinin Özel yönetimindeki CHP’yi belli sınırlar içinde tutmak, zaman zaman da davalar yoluyla sopa sallamaya devam etmek olduğunu soL’da aktarmıştık . Bu sopa sallama adımları zaman zaman şiddetlenirken zaman zaman da bir düzeyde “normalleşmeye” kapı aralıyor. AKP’nin Özel yönetimine yönelik bu tutumuna karşın İmamoğlu dosyası konusunda kesin kırmızı çizgilerle hareket ettiği, iktidarın İmamoğlu’nu hedef alan saldırılarına ara vermeye niyeti olmadığı da sır değil. Bu iki cephede kısa süre içinde herhangi bir değişiklik beklenmezken, CHP içinde yaşanan ve son dönemde basına yansıyan ilginç bazı tartışmalar var. Söz konusu tartışmaların odağında CHP içi kavga iddiaları var. Peki, nedir bu kavganın ayrıntıları? Başarır, Ağbaba ve Beşiktaş: Tolgahan Erdoğan kimdir? Basına yansıyan, bazı yanıtların da verildiği o açıklamalara bakalım… Tolgahan Erdoğan’a, Ali Mahir Başarır ile ilgili Mersin’de yaptıklarına dair dosyalar gidiyor, Başarır, senin Mersin’de yediğin naneler Tolgahan Erdoğan’a gidiyor. Bu bilgileri ve belgeleri Turgut Koç veriyor. Peki bu dosyaları Tolgahan Erdoğan'a vermesi için Beşiktaş kulübü yöneticisi Turgut Koç'a, Özgür Karabat mı yoksa Veli Ağababa mı öncülük ediyor?” Bu iddiaların sahibi Veryansın TV’ nin Genel Yayın Yönetmeni Erdem Atay. Atay, CHP içinde bir kavga yaşandığını, bu kavgada tarafların birbirini hedef aldığını iddia ediyor. Atay bir adım daha atıyor ve Veli Ağbaba’nın Turgut Koç aracılığıyla Tolgahan Erdoğan’a “ Artık benimle, Özgür’le uğraşma, Ali Mahir ile uğraşma. İmamoğlu ile uğraş, onunla uğraş" dediğini öne sürüyor ve şöyle devam ediyor: " Tolgahan şahidim de var diyor. İmamoğlu, size en baştan beri operasyon yapan ekibin bunlar olduğunu söylüyoruz, biz söylüyoruz ." Veli Ağbaba’nın Beşiktaş kulübü yöneticisi Koç aracılığıyla Tolgahan Erdoğan adlı kişiye para ve Nefes’te yazarlık teklif ettiği öne sürülüyor. Bununla da kalınmıyor ve CHP içindeki diğer yöneticilere dair Erdoğan'a belge ve bilgi sızdırıldığı iddia ediliyor. Gerçekten oldukça ciddi iddialar bunlar. Peki, Atay’ın iddialarının merkezinde yer alan Tolgahan Erdoğan kimdir? Uzun süredir CHP’li olan Tolgahan Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerden biri olduğu öne sürülüyor. Son dönemde CHP’ye yönelik AKP operasyonlarını destekleyen bir pozisyon alan Tolgahan Erdoğan, yandaş gazetelerin ve televizyon kanallarının da sık sık atıf yaptığı bir isim. Üstelik bu süreçte pozisyonunu kamuoyuyla paylaşmaktan çekinmeyen çeşitli isimler arasında Erdoğan, saldırgan tarzıyla da dikkat çeken bir figür. CHP’ye yönelik son kurultay ceza davasında tanık olarak da yer alan Erdoğan, kendisine eleştirilerini sonlandırması ve X hesabını kapatması karşılığında Veli Ağbaba tarafından 500 bin dolar teklif edildiğini de öne sürmüş biri. Yani Tolgahan Erdoğan, CHP içi kavgalarda açık pozisyon alan, bu pozisyonda da iktidarla benzer noktada duran biri. Böylesi bir isimle CHP’nin mevcut yönetiminden önemli bir ismin temasta bulunduğu iddiası başlı başına ilginç ve çeşitli şüphelere de konu olmayı hak ediyor. Dün AKP’ye yakın TGRT ekranlarına çıkan Erdoğan, Atay’ın yaptığı açıklamalara destek verirken, “ 26 Ocak’ta Turgut Koç ile görüştüm, Veli Ağbaba ile hoparlörden konuştuk. Bu görüşmede teklifin hala geçerli olduğu, Ekrem İmamoğlu’nu eleştirebileceğimi ama Özgür Özel, Ali Mahir Başarır gibi isimlerle ilgili paylaşım yapmamam istendi. Özel’in cumhurbaşkanı adayı olacağı, genel merkeze yakın durursam bu tekliflerinin geçerli olacağını söylediler. Atay’ın verdiği bilgiler doğru, Özgür Karabat, Gökhan Zeybek ve Umut Akdoğan ile ilgili bana parti içerisinde yapılan yanlışları bana servis ettiler mi etmediler mi? ” dedi. CHP'den tüm bu iddialara dair henüz kapsamlı bir yanıt gelmiş değil. Neden önemli? Bu tartışmalar ve gündeme gelen iddiaların doğruluğu tartışma konusu. Ancak tüm bu toz dumanın ardından bir gerçeklik orta yerde durmaya devam ediyor. CHP içinde yer alan hiziplerin her birinin kendi programı ve kendi yol haritası var. Bu ekipler ve yol haritaları tüm kritik başlıklarda birbirlerini hedef alarak kendilerine yol açmaya çalışıyor. Bu hedef alma ve yol bulma çabası da AKP iktidarına büyük bir müdahale fırsatı sunuyor. Ortaya atılan son iddialar da hiziplerin en azından bir bölümünün sessizliği de bunun bir teyidi niteliğinde. İlke, siyasi etik ve programın önemi bizzat AKP Türkiyesi'nin müdahaleleri sayesinde önemini yitirirken düzen partilerinin tamamı bu çürümeye teslim oluyor. Sonuç olarak CHP içinde siyaseten AKP çizgisiyle aynı noktada adım atan birden fazla grubun ortaya çıkması da, akçeli ilişkiler iddiası da kendisine güçlü bir zemin bulabiliyor.