İran, Afganistan ve Çin’in, üçlü bir uluslararası serbest ticaret-sanayi bölgesi kurmak üzere hazırlık yaptığı bildirildi. Söz konusu girişimin, İran’ın Afganistan sınırındaki Dogarun geçiş noktasında hayata geçirilmesi planlanıyor. Projenin, bölgesel ticaret hacmini artırma ve sınır bölgelerinde istihdam yaratma hedefi taşıdığı ifade ediliyor. İran’ın Güney Horasan eyaletinde ekonomi işlerinden sorumlu yönetici Morteza Zakarian’ın açıklamalarına göre, plan eyalet planlama konseyi toplantısında onaylandı. İran ve Afganistan medyasına yansıyan bilgilere göre, bölgenin ihracat ve ithalat kapasitesini artırması, teknoloji transferini kolaylaştırması ve özellikle sınır hattında yaşayan nüfus için yeni iş olanakları yaratması bekleniyor. Dogarun hattında konumlanacak Projeye ilişkin IRNA 'da yer alan haberde, kurulması planlanan serbest ticaret-sanayi bölgesinin İran ile Afganistan arasındaki Dogarun sınır geçişinde yer alacağı belirtiliyor. Güney Horasan yönetimi, girişimin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda “güvenlik altyapısını güçlendirme” işlevi de göreceğini savunuyor. Açıklamalarda Afganistan ve Çin’in projeye katılmaya ve mali kaynak sağlamaya hazır olduğu öne sürüldü. Üç ülkenin arazi büyüklüğü, nüfus yapısı, üretim potansiyeli ve ekonomik kapasiteleri bakımından “birbirini tamamlayıcı” özelliklere sahip olduğu ifade ediliyor. Taliban yönetimi yeni pazar arayışında Afganistan’da Taliban yönetiminin, özellikle geleneksel ticaret ortaklarından Pakistan’la yaşanan gerilimlerin ardından yeni pazar arayışına yöneldiği biliniyor. Afgan basınında yer alan değerlendirmelerde, iç ihtiyaçların karşılanması ve yerel ürünlerin ihracı için alternatif ticaret kanalları oluşturma çabasının bu projeyle bağlantılı olduğu belirtiliyor. Çin’in ise İran üzerinden Orta Asya ve Ortadoğu’ya uzanan ticaret koridorlarını güçlendirme stratejisi kapsamında projeye ilgi gösterdiği yorumları yapılıyor. Üçlü serbest ticaret bölgesinin hayata geçirilmesi durumunda, bölgenin Çin’in Kuşak ve Yol hattı açısından da yeni bir düğüm noktası haline gelebileceği ifade ediliyor. Henüz üç ülke arasında imzalanmış nihai bir anlaşma bulunmamakla birlikte, yerel düzeyde verilen onay ve yapılan açıklamalar, girişimin diplomatik ve ekonomik düzlemde ilerletilmeye çalışıldığını gösteriyor. Projenin hangi takvimle ve hangi hukuki çerçevede hayata geçirileceği ise önümüzdeki dönemde netleşecek.