Frieze Los Angeles başlıyor

Frieze Los Angeles, 2019’da başladığında şehir bir fuarı daha kaldırır mı diye konuşulmuştu. Aradan geçen yedi yılda cevap netleşti: Frieze şehrin kültür-sanat hayatında önemli bir platform hâline geldi. Üstelik bunu abartılı bir gösterişle değil, Los Angeles’ın kendine özgü rahat, ama iddialı tavrıyla yapıyor. Bu yıl 26 Şubat - 1 Mart tarihleri arasında yine Santa Monica Havalimanı’nda gerçekleşen edisyon, yaklaşık 100 galeriyi ağırlıyor. Rakamlar Frieze’i anlatmaya yetmiyor. Asıl mesele, Los Angeles’ın çağdaş sanat dünyasındaki konumunun artık tartışmasız oluşu. Fuarın arkasındaki isimlerden Frieze Amerika Direktörü Christine Messineo, yıllardır altını çiziyor, Los Angeles hem bir pazar hem de bir üretim merkezi. Bu şehirde sanatçılar çalışıyor, koleksiyonerler yaşıyor, müzeler büyüyor, galeriler risk alıyor. Geçen yılki gibi, Frieze’in en dikkat çekici taraflarından biri Focus bölümü. Genç galerilere ve gözden kaçmış sanatçılara alan açan bu bölüm, fuarın “keşif” tarafını canlı tutuyor. 2026’da da bu korunuyor. Büyük isimlerin gölgesinde kalmadan yeni seslere alan açılması, Frieze’i bir ticari platform olmaktan çıkarıyor. Elbette yıldız isimler yine var. Ama Frieze’in değeri eserlerin fiyat etiketinde değil, kurduğu ekosistemde. Bu ekosistemin bir ayağı kamusal alan. Art Production Fund ile yapılan iş birlikleri sayesinde fuar alanının ötesine taşan projeler, Santa Monica çevresinde herkese açık sanat deneyimleri sunuyor. Biletiniz olmasa bile Frieze haftasının bir parçası olabiliyorsunuz. Bu önemli. Çünkü sanat fuarları çoğu zaman kapalı devre etkinlikler oluyor. Bir diğer önemli başlık gastronomi. Los Angeles’ın en sevilen restoranlarının pop-up’ları artık fuarın ayrılmaz parçası. Kadın girişimcilerin ve şeflerin görünürlüğüne özellikle dikkat edilmesi fuarın kültürel duyarlılığını gösteriyor. Sanatla yemeği yan yana getirmek yeni değil, ama bunu yerel topluluğu destekleyecek şekilde yapmak fark yaratıyor. Frieze’in dijital tarafını da unutmamak lazım. Viewing Rooms adlı platformu, 8 Mart’a kadar açık. Artırılmış gerçeklik teknolojisiyle koleksiyonerler beğendikleri işleri kendi duvarlarında görebiliyor. Artık fuara gitmeden de fuarın parçası olmak mümkün. Bu, pandemiden sonra kalıcı hale gelen bir alışkanlık. Biraz geriye gidelim. Hatırlayalım, Frieze, 1991’de Londra’da bir dergi olarak doğdu. Kurucularından Matthew Slotover ile yıllar önce konuştuğumda, “Frieze bir ölçü değil, bir buluşma alanı” demişti. Bugün geldiğimiz noktada bu söz daha anlamlı. Çünkü Frieze artık küresel ölçekte işleyen bir organizasyon, ama hala o buluşma hissini korumaya çalışıyor. Peki ama Los Angeles için Frieze ne ifade ediyor? Bir prestij unsuru mu? Evet. Ekonomik katkı mı? Kuşkusuz. Ama belki daha önemlisi, şehrin sanat sahnesine duyulan güvenin teyidi. Frieze Los Angeles 2026’ya bakarken şunu görmek gerekiyor: Şehrin sinema endüstrisi, müzik sahnesi, mimari ve göçmen kültüründen beslenen çok katmanlı yapısı, fuarın ruhuna sinmiş durumda. Koleksiyonerler için Frieze’den iş almak hâlâ bir artı değer. Sanatçılar için ise burada görünür olmak, küresel olmak demek.