Türk medyasının BBC işbirliğinin rezaleti: Meğer Küba, ABD teknesine saldırıp 4 kişi öldürmüş!

25 Şubat günü Küba sınır muhafaza güçleri, ABD yönünden adanın Villa Clara iline doğru gelmekte olan bir sürat gemisini fark etti. 5 kişilik Kübalı sınır muhafızları, tekneye yaklaştı. Tekne ülkenin karasularına izinsiz girmiş, son sürat karaya ulaşmaya çalışıyordu. Üstünde 10 kişi vardı. Ülkeye sızma girişiminde bulunan tekneden, Kübalı muhafızlara ateş açıldı. Çatışma çıktı. Sınır güvenliği karşılık verdi, teknedekilerin dördü çatışma öldü, altısı yaralandı. Bu arada Kübalı birliğin komutanı da yaralandı. Küba, 60 yıldan fazladır ABD’nin ablukası ve sürekli tehditleri altında olmasının ötesinde, son bir aydır doğrudan Trump yönetiminin hedefinde. Ülke, ticareti engellenerek boğulmaya çalışılıyor. Küba halkı teyakkuz halinde. Ve böyle bir ortamda, ABD’den gelen, silahlı 10 kişiyi (ve sonradan anlaşıldığı üzere Küba’da bir terör saldırısı için yeterli miktarda silah ve cephaneyi) taşıyan sürat teknesi ülkeye sızmak isterken sınır muhafaza birliklerine ateş açıyor. BBC Türkçe, bu olayı şu başlıkla duyuruyor: “Küba, ABD'ye kayıtlı tekneye ateş açtı: Dört ölü” Hani neredeyse “Küba ABD’ye saldırdı” denilecek. Fakat işin daha trajik boyutu, Türk medyasındaki çeşitli kuruluşların, BBC Türkçe’yle işbirliği anlaşması kapsamında bu haberi aynen alıp paylaşması. T24, Diken gibi yayınlar, zorbalıkla sindirilmeye çalışılan bir halkın, açık saldırıya karşı kendisini savunmasını dahi emperyalistlerin diliyle Türkiye kamuoyuna aktarıyor. Zira bir yandan BBC çok muteber sayıldığı için bu işbirliğinin kendilerine de itibar kazandıracağı düşünülüyor, diğer yandan da zaten tüm editörler harala gürele oradan buradan alınan haberleri bir süzgeçten dahi geçirmeksizin siteye aktarmaktan ibaret bir Fordist üretim modelinde çalışırken, “havadan” işlenmiş haber gelince sitede iyi gözüküyor. Sonuç, ABD saldırganlığını aklayan bir gazetecilik pratiği oluyor.