CHP'li İzmir Balçova Belediyesi’nde tepki çeken kurum içi bir yazışma yapıldı. Belediyede memur, kadrolu işçi ve şirket personelini kapsayan yazıda çalışanların "ekonomik durumu" konu edildi. "Maaş hacizlerinin kendileri için yük oluşturduğunu" vurgulayan belediye, "aşırı borçlanmaya bağlı mali ve psikolojik yükün çalışmalara ve iş akışına yansımamasını" istedi. Belediye Başkan Yardımcısı İhsan Cem Toğrul imzalı tüm müdürlüklere gönderilen resmi yazıda, "haciz işlemleri ve mali sorunlar nedeniyle işlerin aksatılması halinde ilgili yönetmelikler uyarınca idari ve disiplin işlemlerinin başlatılacağı" da eklendi. 'Sık haciz işlemlerine maruz kalınması ilgili personel ve kurum açısından idari yük oluşturuyor' Ege'deSonSöz 'de yer alan skandal yazı şöyle: “Belediyemiz bünyesinde görev yapan devlet memurları, kadrolu işçiler ve şirket personeline yönelik maaş haczi taleplerinde son dönemde belirgin bir artış olduğu ve bazı birimlerde bu durumun iş ve işlemlerin yürütülmesinde aksamalara neden olduğu tespit edilmiştir. Aşırı borçlanmaya bağlı olarak ortaya çıkan mali ve psikolojik yükün, personelin görev performansını ve dikkat düzeyini olumsuz etkileyebildiği değerlendirilmektedir. Kamu hizmetinin etkin, verimli ve kesintisiz şekilde yürütülmesi esastır. Personelin mali yükümlülüklerini dengeli ve sürdürülebilir biçimde yönetmesi, görevini dikkat ve sorumluluk bilinciyle yerine getirmesi gerekmektedir. Aşırı borçlanma nedeniyle sık haciz işlemlerine maruz kalınması, maaş kesintileri ve buna bağlı idari süreçlerin artması, hem ilgili personel hem de kurum açısından idari yük oluşturmaktadır. Mali durumdan kaynaklı olarak görev ihmali, dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali, kurum itibarını zedeleyici davranışlar veya mevzuata aykırı fiillerin ortaya çıkması halinde, ilgili personel hakkında yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde idari ve disiplin işlemlerinin tesis edileceği hususu tabiidir. Bu kapsamda; müdürlükleriniz bünyesinde görev yapan tüm personele mali disiplinin önemi hakkında gerekli bilgilendirmenin yapılması, aşırı borçlanma riski taşıyan personelin rehberlik edilerek uygun destek mekanizmalarına yönlendirilmesi ve artan haciz taleplerinin düzenli olarak takip edilmesi gerekmektedir. Kamu hizmetinin saygınlığı ve sürekliliğinin korunması amacıyla konunun hassasiyetle takip edilmesi hususunda gereğini arz/rica ederim." Belediyenin 'borç' genelgesine sendikadan tepki: 'Alacaklar yatırılsın' Söz konusu kurum içi yazıya sendikadan tepki geldi. Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz imzasıyla yapılan açıklamada, belediyenin personele yönelik yazısının çalışanların kişisel mali durumlarını idari bir sorun gibi ele aldığı ve bunun kabul edilemez olduğu belirtildi. Açıklamada, borçlanma ve maaş haczi gibi durumların özel hayat kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulanarak, bu konuların disiplin süreçleriyle ilişkilendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı ifade edildi. Sendika, çalışanların borçlanmasının sebeplerinden birinin belediyenin uzun süredir ödemediği Sosyal Denge Tazminatı başta olmak üzere toplu sözleşmeden doğan alacaklar olduğunu da vurguladı. 'Emekçiler borçla değil, hakkıyla yaşamak istiyor' Açıklamada belediyenin yaklaşımının, çalışanlar üzerinde baskı ve suçluluk algısı oluşturduğuna, emeğiyle geçinen kamu çalışanlarını hedef alan bir dil içerdiğine de dikkat çekildi. Yazının geri çekilmesi istenirken, "Belediyecilik anlayışı; çalışanı borçlanmamaya çağırmakla değil, emeğinin karşılığını zamanında ve eksiksiz ödemekle başlar" denildi. "Çalışanların borçlanmasına yol açan başta Sosyal Denge Tazminatı olmak üzere, tüm toplu sözleşme alacakları gecikmeksizin ödenmelidir" diyen Nihat Filiz imzalı açıklamanın bir bölümü şöyle: "Çalışanların borçlanma durumları ve maaş hacizleri özel hayata ilişkin kişisel veriler kapsamındadır. Bu bilgilerin genelleştirilerek idari bir yazıya konu edilmesi; Anayasa’nın 20. maddesi, ilgili mevzuat ve kişisel verilerin korunması ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Ayrıca, borçlanma ya da maaşa haciz uygulanması; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca bir disiplin suçu değildir. Bu durumun disiplin süreçleriyle ilişkilendirilmesi hukuken mümkün olmadığı gibi, çalışanlar üzerinde psikolojik baskı yaratmaktadır. Belediyede görev yapan emekçilerin önemli bir bölümünün borçlanmak zorunda kalmasının asıl nedeni, başta Sosyal Denge Tazminatı olmak üzere, toplu sözleşmeden doğan hak ve alacakların uzun süredir ödenmemesidir. Kendi yükümlülüklerini yerine getirmeyen bir idarenin, ortaya çıkan mağduriyetin sonuçlarını çalışanlara yüklemesi kabul edilemez. Aksi yöndeki uygulamaların sürmesi halinde, sendikal, hukuki ve yargısal tüm haklarımızı kullanacağımız bilinmelidir. Bizler borçla değil, hakkımızla yaşamak istiyoruz. Emekçiyi baskılayan değil, emeği koruyan bir belediyecilik anlayışı talep ediyoruz."