Kocaeli'nin Derince ilçesinde bulunan Çenesuyu Ortaokulu'nda okul yönetimi, ramazan ayını bahane ederek ders zilini ilahiyle değiştirmişti. Tepkilerin ardından okul yönetimi geri adım atarken, durumu video çekerek belgeleyen veli Soner Akbal gözaltına alınmış, ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı. Akbal'ın serbest bırakılması sonrası avukatı Eray Akbal ile görüştük. Eray Akbal, Soner Akbal'ın ifade sürecini ve yaşananları anlattı. Apar topar İstanbul Emniyeti tarafından gözaltına alınan Soner Akbal'ın dün sabaha karşı 04.00'te Kocaeli'ne getirildiğini ve ifadesinin alındığını belirten avukat, "O şartlarda ve o saatte ifadenin alınması da İstanbul'dan alınıp getirilmesi de normal değildi. Normal şartlarda bugün sabah ifade vermeye gidilecekti, polislerin de sessizliğinden, durumun Cumhurbaşkanı'ndan sebep olduğu anlaşılıyor" dedi. Soner Akbal'ın bugün sabah savcılığa çıkarıldığını söyleyen avukatı, savcılığın "imza atma ve yurtdışı çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol talebinde bulunduğunu kaydetti. Sulh ceza hakiminin bu talebi reddederek adli kontrolsüz serbest bırakma kararı verdiğini belirten avukat Eray Akbal şöyle konuştu: Bu aşamadan itibaren soruşturma, herhangi bir adli kontrol hükmü uygulanmadan tutuksuz olarak yürütülecek. Umuyoruz ki bunun sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Sulh ceza hakimi tarafından verilen karar bizim için olumluydu. 'Suçun maddi unsuru dosyada mevcut değil' Dosyada yöneltilen iki suçun "özel hayatın gizliliğini ihlal" ile "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" olduğunu söyleyen avukat Akbal, bu suçlamaları "zorlama" olarak nitelendirdi. Suçun maddi unsurlarının bulunmadığını vurguladı: Kamusal alanda kamu görevlisiyle yapılan bir görüşmenin kayda alınması, özel hayatın neresine oturur, burada bir boşluk var. Bu suçun maddi unsuru dosyada mevcut değil, zorlama olmuş. 'Kanunun kendisine tanıdığı hakkı kullanmak için okula gidiyor' Müvekkilinin okulda başka sınıflarda akran zorbalığı uygulandığını duyduğunu ve kendi çocuğu için de benzer bir durum söz konusu olduğunu anlattığını söyleyen avukat, "İlahi dinletilmesini istemiyor. Medeni Kanun uyarınca bir veli kendi çocuğuna istediği din eğitimi verebilir veya bu yönde eğitilmesini talep edebilir. Kanunun kendisine tanıdığı hakkı kullanmak için gidiyor. Günün sonunda şüpheli sıfatı, müdürün ise şikayetçi sıfatı aldığı bir durum ortaya çıkıyor. Umuyoruz ki bu suçlamalardan kurtulur, sıyrılır. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir" diye konuştu.