Kıbrıs Rum Yönetimi ve ABD arasında ortaklık derinleşiyor! ABD artık PKK'yı değil Rumları eğitiyor

HABER MERKEZİ- Suriye'de yıllardır terör örgütü PKK/YPG'ye her türlü silah ve eğitim desteğini veren Amerika Birleşik Devletleri, şimdi de rotayı doğrudan Kıbrıs'a kırdı. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile askerî ittifakını derinleştiren Washington'ın, Rum Millî Muhafız Ordusu’nu özel operasyon ve siber savaş konularında eğitmeye başladığı belirtiliyor. Detayları CNN Türk Lefkoşa temsilcisi Ömer Bilge Kıbrıs’tan aktardı. Balıkesir'de F-16 uçağı neden düştü? MSB'den açıklama geldi ABD GÜNEY KIBRIS’TA SAHADA Ömer Bilge’nin aktardığına göre, ABD’ye bağlı anti-terör timleri ve 6. Filo unsurları Güney Kıbrıs’a geldi. Amerikan askerleri, Rum özel harekât birliklerine ve güvenlik güçlerine anti-terör eğitimi verdi. ABD ASKERLERİ TARAFINDAN ANTİ-TERÖR EĞİTİMİ VERİLDİ CNN Türk Lefkoşa Temsilcisi Ömer Bilge'nin açıklamaları şöyle; "Amerikan askerleri, anti-terör timleri 6. filoya bağlı unsurlar, Kıbrıs Rum Yönetimi’ne geldi ve Rum özel harekât birliklerine, Rum ordusuna bağlı birimlere, polis teşkilatı da dâhil, anti-terör eğitimi verdi. Kitle gösterilerine ve halk protestolarına karşı nasıl müdahale edileceğine yönelik eğitimler gerçekleştirildi. Bu tatbikat ya da eğitim neden önemli? Amerika Birleşik Devletleri’nin Rum Yönetimi üzerindeki etkinliğinin ve yerleşikliğinin en büyük göstergelerinden biri olduğu ifade ediliyor. 5 YILLIK SÜRECİN SON HALKASI Şunu söylemek istiyorum: Bu tatbikatlar burada devam ediyor ancak Amerika’da da sürüyor. Biraz geçmişe gitmek gerekiyor. Aslında 5 yıl öncesinden itibaren adım adım ilerleyen bir süreçten, Amerikan ordusunun ve ABD’nin Kıbrıs Rum Yönetimi’ne yerleşmesinden söz ediyoruz. Bu yalnızca siyasilerin kendi aralarında imzaladığı askerî iş birliği anlaşmaları değil; pratikteki uygulanışını anlatıyoruz. 'BİZE NATO MUAMELESİ YAPIN' TALEBİ Rum Yönetimi’nin bütünüyle bir Amerikan üssü hâline geldiği yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Geçmişe dönecek olursak, ABD 1987’den bu yana uyguladığı silah ambargosunu 5 yıl önce kaldırdı. Her yıl gözden geçireceğini açıkladı ancak bu gözden geçirme sürecinin daha çok kâğıt üzerinde kaldığı belirtiliyor. Uygulamada otomatik bir süreç işliyor. Daha sonra Joe Biden döneminde Rum lider Washington’a gitti. “Türkiye NATO üyesi. Biz de NATO üyesi olmak istiyoruz ancak Türkiye nedeniyle olamıyoruz. Siz bize NATO muamelesi yapın.” talebinde bulundu. Bunun karşılığında da topraklarını ABD’ye açtı. HAVA ÜSSÜ GENİŞLETİLDİ Söz konusu olan topraklar neler? Kıbrıs Rum Yönetimi’nde ABD’nin rahatça kullandığı iki İngiliz üssü bulunuyor: biri hava, diğeri deniz üssü. ABD’nin büyük bir ihtiyacı olmasa da Rum tarafının elindeki imkânlar pazarlık unsuru oldu. Baf kentindeki Andreas Papandreu Hava Üssü ile Mari’deki küçük bir liman teklif edildi. ABD’den askerî heyetler geldi. Limanla pek ilgilenmediler; bu limanla daha çok Fransa ve Avrupa Birliği ilgileniyor. Ancak hava üssü dikkat çekti. Geçen yıl burada nakliye helikopterleri için büyük bir helikopter pisti inşa edildi. Rumların tek hava üssünün fiilen Amerikan üssü hâline geldiği yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Rum tarafı, “Bize NATO ülkesi muamelesi yapın.” talebinde bulununca ABD bir formül geliştirdi. NATO üyeleri ve ittifak ülkelerini kapsayan askerî programa Rum Yönetimi dâhil edildi. New Jersey Ulusal Muhafızları ile Rum ordusu önce “kardeş ordu” ilan edildi, ardından eğitim süreci başladı. SİLAH LİSTESİ HAZIRLANDI Eğitim süreciyle birlikte Rum ordusunun envanteri de gündeme geldi. Mevcut sistemlerin çoğu eski Sovyet veya Rus yapımı olduğu için silah sistemlerinin değiştirilmesi gerektiği ifade edildi. ABD’de “EDA” adı verilen bir program bulunuyor. Bu program kapsamında Amerikan ordusunun ihtiyaç fazlası silahları müttefik ülkelere hibe ya da düşük bedelle satılıyor. Rum tarafı bunu bir fırsat olarak gördü ve bir alışveriş listesi hazırladı. Geçen ay bir başka Amerikan heyeti daha geldi ve bu listeyi aldı. ABD ordusundan Rum tarafına silah sevkiyatı yapılması bekleniyor. Rumlar askerî helikopterler, kamyonlar ve tüfekten mühimmata kadar çeşitli ekipmanlar talep ediyor. Eğitim boyutuna bakıldığında ise ABD’nin Rum ordusunu kendi sistemine entegre etmeye yönelik faaliyetlerini sürdürdüğü belirtiliyor. İSRAİL FAKTÖRÜ: SESSİZ AMA ETKİLİ Burada yalnızca ABD’den söz etmek yeterli değil; İsrail faktörü de öne çıkıyor. İsrail’in daha sessiz ve kapalı şekilde hareket ettiği, ancak daha kapsamlı faaliyet yürüttüğü ifade ediliyor. İsrail istihbarat unsurlarının da Rum Yönetimi’nde etkin olduğu, özel şirketler veya danışmanlık adı altında hem Rum polisini hem de Rum ordusunu eğittiği belirtiliyor. Geçen aralık ayında İsrail’in “Demir Kubbe” sistemine bağlı Barak-8 (Barak Emir) füze sistemlerinin adaya getirildiği açıklandı. Ancak bu sistemleri kimin kullanacağı sorusu önem taşıyor. Değerlendirmelere göre sistemlerin işletilmesinde İsrailli askerî danışmanlar görev alıyor. Bu nedenle silahlar Rumlar tarafından satın alınmış görünse de kontrolün büyük ölçüde İsrail’de olduğu iddia ediliyor. Dolayısıyla Güney Kıbrıs’taki gelişmeleri yalnızca ABD perspektifinden okumamak gerektiği belirtiliyor. İsrail’in de fiilî varlığı söz konusu. Ayrıca yaklaşık 25 binden fazla Yahudi’nin Kıbrıs’ın güneyine yerleştiği, mülk edindiği ve sürekli yaşadığı ifade ediliyor. Özel güvenlik şirketleri, Rum polisi ve İsrail güvenlik unsurlarıyla birlikte hareket edildiği belirtiliyor. 'KÜÇÜK MOSKOVA'DAN ABD-İSRAİL ÜSSÜNE Bir dönem 'Küçük Moskova' olarak anılan ve Rusya’ya yakınlığıyla bilinen Rum Yönetimi’nin bugün yalnızca ABD’nin değil, İsrail’in de fiilî bir üssü hâline geldiği yönünde yorumlar yapılıyor." 14 yaşında katil oldu: İzlediğim filmden esinlenip babamı öldürdüm