Çağdaş Türk resminin usta sanatçılarından özel seçkiler sergileyerek sanatsal etkinlikler düzenleyen Ordu Taşbaşı Sanat Merkezi’nin son konuğu ressam Orhan Zafer oldu. Ordulu yeni kuşak sanatçıların sanat serüveninde büyük katkıları ve etkileri olan usta ressam Orhan Zafer, Ordu’da oluşturduğu sanatsal birikiminden çok özel bir seçkiyi retrospektif bir tavırla “Ardındaki İzler” adıyla Ordulu sanatseverlerle buluşturdu. Sanat yazarı İbrahim Karaoğlu’nun küratörlüğünde gerçekleşen sergi, yoğun bir ilgiyle izleniyor ve 25 Mart’a kadar Ordu Taşbaşı Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluşmasını sürdürecek. Küratör Karaoğlu, sanatçı Zafer’in sanat evrenini açımladığı yazısında;”Bir sanatçının serüvenine geriye dönerek bakmak genellikle bir gelişim anlatısı sunar: erken dönem arayışları, olgunluk evresi, üslup değişimleri… Oysa Orhan Zafer’in resmine bakıldığında karşımıza çıkan şey bir değişim çizgisinden çok güçlü bir sürekliliktir. “Ardındaki İzler” adlı bu seçki, en yaşamsal tutkusu resim olan bir sanatçının yıllar içindeki dönüşümünü değil; aynı bakışın, aynı insan anlayışının farklı plastik diller aracılığıyla nasıl derinleştiğini gösterir. Orhan Zafer için resim, estetik bir düzenleme alanından önce bir tanıklık alanıdır. Onun figürleri bir öykünün öznesi değil; çağın içinden geçen, yük taşıyan, yürüyen, bekleyen, susan insanlardır. Yüzler çoğu zaman belirgin değildir, ama ruh hâli nettir. Kimlikler geri çekilir, insanlık öne çıkar. Bu yaklaşım, sanatçının dönemler boyunca koruduğu etik ve estetik omurgayı oluşturur. Farklı dönemlere ait bu resimler yan yana geldiğinde ilk fark edilen şey üslup çeşitliliğidir. Yer yer dışavurumcu bir boya enerjisi, yer yer grafik bir yalınlık, yer yer kolaj etkisi yaratan parçalı lekesel kurgular… Ancak bu değişimler bir yön arayışı değil, aynı yönün farklı yoğunluklardaki ifadeleridir. Biçim değişir; bakış sabit kalır. Kompozisyonlarda figür çoğu zaman mekânın içinde kaybolmaz; mekânı anlamlandıran bir odak olur. Kalabalık sahnelerde bile yalnızlık hissi korunur. Bu, Orhan Zafer resminin temel izleklerinden biridir: bireyin kalabalık içindeki yalnızlığı. Sanatçı toplumsal olanı birey üzerinden kurar; bireysel olanı ise tarihsel bir zeminle ilişkilendirir. Renk kullanımı bu düşünsel yapının duygusal karşılığıdır. Onun resimlerinde renk, bir atmosfer değil, anlam katmanıdır. Bu seçki, sanatçının farklı dönemlerini bir araya getirirken şunu açıkça ortaya koyar: Orhan Zafer her zaman konudan çok insana, olaydan çok duruma, anekdottan çok varoluşa odaklanmıştır. Onun resmi güncelin görsel kaydı değil; insanın çağ içindeki varoluşunun düşünsel ifadesidir. Dünden bugüne bakıldığında görülen şey yalnızca bir sanat pratiğinin sürekliliği değildir; aynı zamanda bir duruştur. Sanatçının kendi resmine, kendi bakışına ve insan merkezli anlayışına sadakatinin duruşu. Bu nedenle bu sergi, bir yolculuğun nereye ulaştığını değil; başından beri nerede durduğunu gösterir. Orhan Zafer başından beri aynı yerde durur; insanın yanında. Ve geriye dönüp baktığında ardında kalan yalnızca resimleri değildir. Zamanın içinden geçerken bırakılmış, silinmeyen insan izleridir” diye tanımlıyor. SANAT EĞİTİMCİLİĞİNİ 33 YILDIR SÜRDÜRÜYOR 33 yıllık sanat eğitimciliğinin son 20 yılını Ordu Güzel Sanatlar Lisesi'nde uzman sanat eğitimcisi ve Resim Bölüm Başkanı olarak çalışan Zafer, emekli olduktan sonra sanat hayatını Yalova'daki "Nar-ı Mavi" ve Trabzon'daki "Yedinci Ağaç" adlı atölyelerinde sürdürüyor.