Direnişin belgeseli

BirGün Gazetesi ev sahipliğinde hazırlanan Meryem Ana Evi Direnişi belgeselinin gösterimi, İzmir Mimarlık Merkezi’nde gerçekleşti. Yerel yönetimlere yönelik ekonomik ve idari kayyum uygulamalarını, Efes Selçuk’un Meryem Ana Evi Direnişi temelinde ele alan belgesel, BirGün muhabiri Aycan Karadağ yönetmenliğinde hazırlandı. Etkinlik kapsamında Meryem Ana Evi direnişinden karelerin yer aldığı fotoğraf sergisinin açılışı yapıldı. Gösterimin ardından, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşiye Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel,gazeteci Timur Soykan ve BirGün Genel Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın katıldı. Direnişin, belediye ile halkın el ele verdiği bir mücadele olması nedeniyle Türkiye tarihinde ayrı bir yerde durduğunu kaydeden Aycan Karadağ, “Efes Selçuk’ta herkesin mücadele ettiğini gördük. Bu da bu mücadeleyi kayda geçirmek istememize neden oldu” dedi. DAYANIŞMANIN GÜCÜ Söyleşinin moderatörü Dilek Gappi kayyum uygulamalarını İzmir üzerinden örneklendirdi. Gappi “Ülke tarihine not düşülmesi adına bir halkın, kentin ayağa kalkarak hakkını araması çok değerli. Efes Selçuk artık bir sembol. İzmir bir haftadır bambaşka bir mücadele daha veriyor. Üç binasına el konulmaya çalışılıyor. Bunların hiçbiri kabul edilemez. Bu direniş öykülerinden daha güçlü modeller çıkaracağına eminim” diye konuştu. Timur Soykan Efes Selçuk’un direnişinin izlerinin Türkiye’nin dört bir yanında görülebileceğini belirterek, “Soğuk havaya rağmen direnişin sıcaklığını hissettiren, dayanışmanın ne kadar kıymetli olduğunu ve insanın ancak direnerek, mücadele ederek var olabildiğini anlatan bir belgesel olmuş. Bu bir kuşatma; Selçuk’ta bir pilot uygulama var. Selçuk aslında bütünün bir parçası. O bütünde halkın iradesini kabullenememe, gasp etme anlayışı var. Her yerde halk bir şeyleri korumak zorunda kalıyor. Ülke genelinde yaşadığımız durum şu: Halkla inatlaşan bir iktidar var. Halkla ne kadar inatlaşırsanız o kadar kaybedersiniz. Selçuk, bu belgesel ile bunu tarihe yazan ilçelerden biri olacak” ifadelerini kullandı. TEK BAŞINA KURTULAMAZ Yaşar Aydın kolektif mücadelenin önemine dikkat çekerek; “Bir direnenler var, bir de direnenleri bu noktaya itenler var. Başka bir ülkede Selçuk halkı bu kadar direnirken buna kulaklarını kapatan bir iktidarla karşılaşmazsınız. Ülke bir yol ayrımında. ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’ diye bir slogan atılıyor. Selçuk’un tek başına kurtulma şansı yok. Bu yüzden birleşmek zorundayız. Değişim kolay değildir ama şimdi ülkemizi değiştirmek durumundayız. Harekete geçtiğinizde sizinle birlikte yürüyecek milyonlar var” dedi. Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel Meryem Ana Direnişi’nin, merkezi yönetimin yerel yönetimleri halktan uzaklaştırma ve halkla arasını açma anlayışının bir sonucu olduğunu söyledi. İLK KEZ TOMA GÖRDÜK Sengel şunları aktardı: “Direnişin en zor anını belgeselde izledik. İlçemizde ilk kez TOMA gördük. Belediyeler, halkın en kolay ulaştığı ve en hızlı çözüm beklediği kamu kurumlarıdır. Direnç noktamız belgeselde çok iyi anlatılmış. Devletin sosyal devlet anlayışı gereği yapması gereken birçok şey zaten yapılamıyor. Çocuklara öğle yemeği verilmiyor. Evde annelerin hazırlayabileceği, sağlıklı gıdaya uygun maliyetle erişilebilecek bir ortam yok. Sosyal devlet anlayışı olmadığı için bu görev belediyelere kalıyor. Amaç belediyelerle vatandaşı karşı karşıya getirmek.’’ Efes Selçuk Belediyesi’nin uğradığı ekonomik kayba rağmen sosyal belediyecilik anlayışıyla direndiğini vurgulayan Sengel, “Kolektif bir mücadele var. Emekçi, maaşı için; halk, geleceği için sahip çıktı. Sosyal yardımdan, Efeslim Kart’tan, çocuktan ve emekçiden kesmemizi istediler. İlk günden beri şunu söyledik: Ne olursa olsun; belki yarım maaş ödeyeceğiz, belki ücretsiz izinler olacak ama bir emekçiyi işten çıkarmayacağız. İhtiyaç sahibinden dayanışmamızı esirgemeyeceğiz. Çocuklara verdiğimiz ücretsiz kursları kapatmayacağız. Gençlerin ilk cep harçlıklarını kesmeyeceğiz” dedi.