Chagos’ta bayrak değişirken güç kime kalıyor?

Hint Okyanusu'nun ortasında, haritada zor seçilen bir nokta: Chagos Takımadaları. Burası yalnızca küçük bir ada topluluğu değil; aynı zamanda sömürgeciliğin bitmeyen gölgesinin ve küresel güç mücadelesinin en somut sahnelerinden biri. İngiltere ile Mauritius arasında varılan son anlaşmayla Chagos Adaları'nın egemenliği Mauritius’a devrediliyor. İlk bakışta bu gelişme sömürgecilik sonrası gecikmiş bir adalet gibi görünüyor. Oysa Chagos meselesi yalnızca bir “bayrak devri” değil; sömürgecilik mirasının hâlâ güç dengelerine tabi olduğunu gösteren bir örnek. Stratejik bir üs uğruna topraklarından koparılan ada halkı aradan geçen atmış yıla rağmen adaleti bulabilmiş değil. Kısa Tarih, Uzun Gölge Mauritius Hollanda ve Fransız sömürgeciliğinin ardından 1814'te Birleşik Krallık hakimiyetine girdi. 1968'de bağımsızlığını kazanmasına rağmen Londra yönetimi Chagos Adaları'nı Mauritius'a iade etmedi. Chagos Takımadaları 1965'te, Mauritius bağımsızlığını kazanmadan önce, İngiltere tarafından adadan koparıldığında, yerli halk bu topraklardan zorla sürüldü. İngiliz yetkililer, adalıları korkutup kaçırmak için köpeklerini gazla öldürdü. Yüzlerce aile Mauritius ve Seyşeller'e gönderilerek vatansız ve yoksul bir hayata mahkûm edildi. Amaç açıktı: Önce ada insanlardan arındırılacak, ardından ABD'nin Hint Okyanusu'ndaki savaş makinesi buraya kurulacaktı. Nitekim sürgün dalgasıyla eş zamanlı olarak, Diego Garcia adasında askeri üs inşası da başladı. Bugün Diego Garcia, Amerika’nın Hint Okyanusu'ndaki en kritik askeri varlığı. Ada, Körfez savaşlarından Afganistan operasyonlarına kadar birçok müdahalenin lojistik merkezi oldu. Şimdi ise Çin'in bölgede yükselen varlığı ve Mauritius'la kurduğu yakın ilişkiler, bu adayı yeniden küresel rekabetin tam ortasına yerleştiriyor. Mesele hiçbir zaman yalnızca Mauritius ile İngiltere arasında değildi, perde arkasında Washington’ın çıkarları vardı. Sürgünün 60 yılı Chagos halkının vatanlarına dönme talepleri ve Mauritius'un hukuki mücadelesi on yıllar boyunca sonuçsuz kaldı. 2019'da Uluslararası Adalet Divanı, Chagos'un yasa dışı işgal altında tutulduğuna hükmetti. BM Genel Kurulu, İngiltere'ye adaları derhal iade etmesi çağrısı yaptı. Kararlar açıktı, hukuk netti. Ama İngiltere, ABD'nin askeri çıkarlarını gerekçe göstererek bu kararları beş yıl boyunca görmezden geldi. Çünkü günümüz dünyasında hukuk, ancak güçlü aktörlerin çıkarlarıyla örtüştüğü ölçüde anlam ifade ediyor. Gazze'den Sudan'a, Kongo'dan Chagos'a uzanan tablo, uluslararası hukukun bağlayıcı bir mekanizma olmaktan çıkıp, büyük güçlerin elinde istenildiğinde kullanılıp istenildiğinde rafa kaldırılan bir araç haline geldiğini gösteriyor. Hukuk, güçlünün lehine işlediğinde "evrensel", aleyhine işlediğinde ise "sembolik". Beş yıl askıda kalan dosya, 3 Ekim 2024'te Diego Garcia dışındaki adaların iadesini öngören sürpriz bir anlaşmayla yeniden açıldı. Bugün hâlâ, anlaşmanın çerçevesinde ada halkının geri dönüşü için ne bir takvim var ne de bir garanti. Sembolik egemenlik Egemenliğin Mauritius'a geçmesiyle birlikte İngiltere hukuki yükten kurtuluyor, sömürgeci imajını düzeltiyor lakin stratejik hattı koruyor. Çünkü Diego Garcia'daki İngiltere-ABD askeri varlığı 99 yıllık bir kira düzenlemesiyle devam edecek. İngiltere, adalardaki her türlü yapılaşmayı veto edebilecek, yabancı askeri gemilerin geçişine izin vermeyecek ve hatta Afrika kıtasını nükleer silahlardan arındırmayı amaçlayan Pelindaba Antlaşmasını fiilen askıya alabilecek. Londra, doğrudan kolonyal yönetim yerine askeri erişimi garanti altına alan bir model tercih ediyor. Pist, radar sistemi ve lojistik koridor yerinde kaldıktan sonra bayrağın değişmesi pek anlam ifade etmiyor. Trump'ın Çıkışı ve Perde Arkasındaki Pazarlık Küresel güçler sahayı yeniden kendi kurallarıyla tanımlıyor. Fakat bu tanımın tek bir mimarı varsa, o da Washington. Nitekim ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere'nin adaları devir kararını ilk anda 'büyük aptallık' olarak nitelendirerek, perde arkasındaki asıl iradeyi hatırlattı. Öncelikle Diego Garcia, Pekin'in bölgedeki liman yatırımları ve deniz gücü karşısında ABD'nin en kritik kozu. Mauritius'un 2019'da Çin'le serbest ticaret anlaşması imzalayan ilk Afrika ülkesi olması da Washington'ın endişelerini besliyor. Trump'a göre adanın statüsündeki en ufak bir belirsizlik, ABD'nin caydırıcılığını zayıflatır. Ancak mesele yalnızca Hint Okyanusu ile sınırlı değil. Starmer'ın Parlamento'da açıkladığı gibi, Trump bu çıkışı İngiltere'ye Grönland konusunda baskı yapmak için kullandı. Trump’ın müdahalesi İngiltere'nin bağımsız hareket alanının ne kadar dar olduğunu da gözler önüne serdi. Diego Garcia bir pistten fazlası Trump’ın dilinde ne Chagosluların mağduriyetine ne de uluslararası hukuka yer var. Zira tek ölçüt “Önce Amerika”. Son açıklamasında adanın olası bir İran geriliminde kullanılabileceğini söyleyerek Orta Doğu’daki askeri rolünü açıkça telaffuz etti. Diego Garcia yalnızca kalkış yapan bombardıman uçaklarının ya da yakıt ikmali yapan tankerlerin durağı değil. Okyanus tabanındaki kablolar, uzayı gözetleyen antenler ve küresel komuta ağlarıyla modern savaşın görünmez mimarisinin merkezinde yer alıyor. Aynı hafta içinde, İngiltere bir başka stratejik toprağı için masadaydı: Cebelitarık. Brexit'in unutulan dosyası, 10 Nisan'da devreye girecek AB sınır sisteminden önce tamamlanmak isteniyor. Ama bu kez sahada ne Trump var ne de Çin. Cebelitarık anlaşması, Chagos'un aksine Washington'ın radarına takılmıyor. Çünkü burada ABD'nin dev bir üssü yok, Pekin'in yatırımı yok. Fark iki anlaşma arasındaki asıl belirleyiciyi gösteriyor: Küresel güçlerin çıkarı neredeyse, pazarlık orada kızışıyor. Egemenlik mi, Erişim mi? Chagos anlaşması klasik bir realpolitik uzlaşması, egemenlik sembolik olarak devredilirken, stratejik erişim garantisi fiilen korunuyor ve küresel güç dengesi garanti altına alınıyor. Peki ya Chagos halkı? Anlaşma, onların geri dönüşüne dair tek bir garanti vermiyor, uğradıkları insanlık dışı muamele için tek bir tazminat kalemi içermiyor. Chagos’ta değişen bayrak olabilir; değişmeyen şey ise gücün dili. Ve o dil, hâlâ adaletten çok erişimi konuşuyor. Kaynaklar: https://slguardian.org/chagos-islands-deal-realpolitik-strategic-access-and-trumps-interference/#google_vignette https://www.aljazeera.com/opinions/2026/2/17/the-injustice-in-chagos-continues https://www.e-ir.info/2026/02/22/hard-power-and-legitimacy-in-the-chagos-archipelago/ https://www.indyturk.com/node/746981/t%C3%BCrki%CC%87yeden-sesler/chagos-adalar%C4%B1n%C4%B1n-mauritiusa-iadesi-ne-anlama-geliyor *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. Chagos bayrak değişim Sare Şanlı, Independent Türkçe için yazdı Sare Şanlı Cuma, Şubat 27, 2026 - 09:15 Main image:

Fotoğraf: AA

TÜRKİYE'DEN SESLER Type: news SEO Title: Chagos’ta bayrak değişirken güç kime kalıyor? copyright Independentturkish: