Küba 10 saldırganın da kimliğini açıkladı: ‘Küba saldırmaz, tehdit etmez, ülkeyi savunur’

Küba’nın karasularını ihlal eden, ”dur” ihtarına ateş açarak karşılık vererek bir Kübalı sınır muhafızı komutanını yaralayan ABD çıkışlı sürat teknesindeki 10 saldırgandan 4’ü çıkan çatışmada ölmüş, 6’sı yaralı olarak yakalanmıştı. Küba İçişleri Bakanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında Çarşamba günü Küba'ya yönelik saldırı girişiminde ölen ve yaralanıp gözaltına alınan saldırganların tamamının kimlikleri açıklandı. Sosyalist Küba, önceki sabah gerçekleştirilen saldırı girişiminin münferit olmadığını, 60 yılı aşkın süredir ülkeye ABD kaynaklı sızma girişimi ve saldırıların bir parçası olduğunu vurgulayarak ülkeyi kararlılıkla savunacakları mesajı veriyor. Saldırganlardan en az 2'si ABD vatandaşı, tamamı ABD'de yaşıyordu Reuters ismi açıklanmayan bir ABD’li yetkiliye dayanarak teknedekilerden en az 2’sinin ABD vatandaşı olduğunu bildirdi. Kübalı yetkililer saldırganların tümünün ABD’de ikamet ettiklerini duyurdu. Yine Reuters'da yer alan haberde saldırıda kullanılan sürat teknesinin ABD'deki sahibinin teknenin çalındığını iddia ettiği kaydedildi. 'Küba saldırmaz, tehdit etmez, kendisini kararlılıkla savunur' Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, X hesabından yaptığı açıklamada ülkeyi her türlü terör ve paralı asker saldırılarına karşı kararlıkla savunacaklarını vurguladı. ”Küba saldırmaz ve tehdit etmez. Bunu defalarca dile getirdik ve bugün bir kez daha teyit ediyoruz” diyen Díaz-Canel, “Küba, ulusal egemenliğini ve istikrarını hedef alan her türlü terörist ve paralı asker saldırısına karşı kararlılık ve sarsılmaz duruşuyla kendisini savunacaktır" ifadesini kullandı. Devrimden bu yana Küba, ABD kaynaklı saldırılarla karşı karşıya Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez de ülkenin devrimden bu yana birçok kez ABD kaynaklı terörist sızma ve saldırganlıkla karşılaştığını ve bu saldırılarda büyük can kayıpları yaşandığını hatırlattı. Rodríguez X'ten yaptığı açıklamada, "Küba, 1959'dan bu yana ABD kaynaklı çok sayıda terörist sızma ve saldırganlıkla yüzleşmek zorunda kaldı, bu süreçte büyük can kayıpları, yaralanmalar ve hasarlar meydana geldi” diye belirtti. Olaya ilişkin titiz bir soruşturmanın yürütüldüğünü kaydeden Rodríguez “Küba kıyılarının, ulusal toprakların ve ulusal güvenliğin savunulması vazgeçilemez bir görevdir” dedi. Rubio'ya göre olay 'son derece alışılmadık'! ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise dün yaptığı açıklamada Küba’ya saldırı girişiminin bir ABD operasyonu olmadığını ve ABD yönetiminin olaya dahil olmadığını savundu, Washington’un “son derece alışılmadık” diye nitelediği olayı soruşturduğunu söyledi. Küba: Teknenin kaynağı belli olduğu andan itibaren ABD ile temasa geçildi Küba İçişleri Bakan Yardımcısı Carlos R. Fernández de Cossío dün düzenlediği basın toplantısında soruşturma kapsamında elde edilen yeni bilgileri paylaştı. Bakan Yardımcısı Fernández, Küba’ya terör amaçlı sızma girişiminde bulunan sürat teknesinin ABD menşeli olduğunun ilk tespit edildiği andan itibaren Küba makamlarının Washington’daki mevkidaşlarıyla iletişime geçtiğini söyledi. "Dışişleri Bakanlığı ve Sahil Güvenlik Hizmeti de dahil olmak üzere ABD'li mevkidaşlarımızla bu terör girişimi hakkında iletişimi sürdürdük" diyen Bakan Yardımcısı, Havana'nın mevcut ikili mekanizmalar aracılığıyla gerçekleri netleştirmek için bilgi alışverişinde bulunma isteğinin altını çizdi. 'ABD hükümet yetkilileri işbirliği yapmaya istekli' Yürütülen titiz soruşturma sürecinin parçası olarak olaya dahil olan kişiler ve kullanılan araçlar hakkında ABD makamlarından resmen bilgi talep edileceğini de açıkladı. Fernández bununla birlikte şu ana kadar “ABD hükümet yetkililerinin bu üzücü olayların aydınlatılması konusunda işbirliği yapmaya istekli olduklarını" dile getirdi. Saldırganların 10'unun da kimliği açıklandı Küba daha önce saldırganlardan 7'sinin kimliklerini açıklamıştı. Fernández de Cossío olaya karışan 10 kişinin de kimliğinin tespit edildiğini belirterek bunları şu şekilde sıraladı: Cristian Ernesto Acosta Guevara, Conrado Galindo Sariol, José Manuel Rodríguez Castelló, Leordán Cruz Gómez, Amijail Sánchez González, Roberto Álvarez Avila, Pavel Alling Peña, Manuel Ortega Casanova, Ledián Padrón Guevara ve Héctor Cruz Correa. Son 4 ismin olayda hayatını kaybettiğini belirten Bakan Yardımcısı, "İlk bilgilerde, Küba'ya yönelik şiddet eylemleriyle bağlantılı geçmişiyle tanınan bir kişi olmasına rağmen, grupta yer almayan Roberto Azcorra Consuegra'nın kimlik bilgisi hatalı bir şekilde belirtilmişti” bilgisini de verdi. Silah ve mühimmatın yanısıra birçok taktik ekipman da ele geçirildi Operasyonda saldırı tüfekleri, keskin nişancı tüfekleri, tabancalar ve molotof kokteyllerinden oluşan bir cephaneliğin ele geçirildiğini kaydeden Fernández de Cossío ayrıca gece görüş dürbünleri, kurşun geçirmez yelekler, süngüler, kamuflaj kıyafetleri, çeşitli kalibrelerde mühimmat, savaş erzakları ve medya cihazları gibi birçok taktik ekipmana da el konulduğunu ifade etti. Karşı-devrimci gruplara ait amblem ve semboller Fernández de Cossío özellikle dikkat çekici bir bulgunun “terörist eğilimli karşı-devrimci örgütlere ait önemli bir monogram grubu” olduğunu dile getirdi. Teknede ele geçirilen karşı devrimci örgütsel amblem ve semboller, saldırının dışarıdan planlanan bir operasyon olduğu hipotezini güçlendiriyor. 'Bu münferit bir eylem değil' Bilgilerin henüz ön nitelikte olduğunu ve soruşturma ilerledikçe önümüzdeki günlerde daha fazla ayrıntının verileceğini açıklayan Bakan Yardımcısı "Bu münferit bir eylem değil" diye vurguladı. Fernández de Cossío Küba’nın 60 yılı aşkın süredir çoğu ABD topraklarından organize edilen, finanse edilen ve gerçekleştirilen saldırıların ve sayısız terör eylemiyle karşı karşıya kaldığını hatırlattı. Son yıllarda, Küba makamlarının bu şiddet planlarındaki artış ve ABD yetkililerinin eylemsizliği karşısında "organizatörler ve uygulayıcılar arasında hakim olan cezasızlık duygusunu" da kınadıklarını söyledi. Saldırganlardan 2'si terör suçundan aranıyordu: 'ABD'de cezasızlığın tadını çıkardılar' Saldırganlardan ikisinin (Amijail Sánchez González ve Jordán Enrique Cruz Gómez) 2023 ve 2025 yıllarında ABD ile paylaşılan, terörizm nedeniyle cezai soruşturmaya tabi kişilerin bulunduğu ulusal listede yer aldığını açıklayan Fernández de Cossío "O ülkenin topraklarında cezasızlığın tadını çıkardılar" dedi ve Küba hükümetinin onlarla ve listedeki diğer kişilerle ilgili yapılan resmi taleplere hâlâ yanıt beklediğini yineledi. Küba'nın terörizmin tüm tezahürlerine karşı mutlak kararlılığını yineleyen Bakan Yardımcısı "Küba'nın karasularını koruma görevi ve sorumluluğu vardır; bu, Amerika Birleşik Devletleri de dahil olmak üzere tüm ülkelere yardım eden uluslararası hukukla uyumludur" diye vurguladı.