Varlık Fonu devretti, Alsancak Limanı'nı Albayraklar işletecek: 'Bilinçli olarak atıl bırakıldı'

Türkiye Varlık Fonu (TVF), 2016 yılından bu yana elinde tuttuğu TCDD İzmir Limanı’nı işletecek operatör konusunda son kararını verdi. Liman, son dönemde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e karşı açtığı kampanya ile öne çıkan Yeni Şafak Gazetesi’nin sahibi Albayrak Grubu’na verildi. Limanın kruvaziyer gemilerinin yanaştığı yolcu iskelesi bölümü sözleşmeden ayrı tutuldu. Tek Referans' ın haberine göre, 18 Şubat 2026 tarihli Varlık Fonu Genel Müdürü Arda Ermut ve Genel Müdür Yardımcısı Aziz Murat Uluğ’un imzasını taşıyan ve TCDD Genel Müdürlüğü’ne gönderilen belgeye göre, İzmir Alsancak Limanı’nın işleticiliği, Albayrak Grubu'nun ortakları Muzaffer Albayrak, Mustafa Albayrak, Muhammet Sinan Albayrak'ın 23 Ocak'ta kurduğu İstanbul merkezli Alport Alsancak Liman İşletmeciliği A.Ş.’ye verildi. Söz konusu yazıda halihazırda Fon portföyünde yer alan limanı işletecek operatörün seçilmesi sürecinin tamamlandığı, şirket ile Yük Limanı Yönetim Hizmetleri Sözleşmesi’nin imzalandığı, önümüzdeki 4 aylık dönem içerisinde limanın tamamıyla teslim alınmasının planlandığı bildirildi. Albayrak Grubu, Alport çatısı altında Trabzon Limanı ile Azerbaycan, Somali, Gine, Gambiya, Kongo Cumhuriyeti ve Ekvator Ginesi’nde sekiz limanı işletiyor. Sözleşme dışındaki alanla ilgili iddia: Turizm patronları Galataport benzeri bir kompleks yapacak Türkiye Varlık Fonu’nun TCDD İzmir Alsancak Limanı’nın yük bölümünün işletmesini sessiz sedasız hükümete yakın Albayrak Grubu’na devretmesinin ardından, Fonun limanla ilgili tartışma yaratacak bir karar daha aldığı iddia edildi. Buna göre Varlık Fonu limanın lüks yolcu gemileri olan kruvaziyer gemilerinin yanaştığı bölümünde şu an yolcu iskelelerinin bulunduğu alanda var olan tüm binaları tamamen yıkacak. Yıkılan alan üzerine içinde otelin, alışveriş merkezinin ve restoranların olduğu ve İstanbul’daki Galataport’a benzer bir kompleks kurulacak. Rıhtımlarda da ciddi değişiklik yapılacak. Tüm bu alanın turizm patronlarına ya da kruvaziyer liman işleticilerine peşkeş çekileceği söyleniyor. İzmir Ticaret Odası’nın Eski Başkanı Ekrem Demirtaş’ın 2010 yılında hazırladığı, Dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın da onayladığı planlar kapsamında, 15 yıl önce de limanın yolcu bölümüne otel ve dev bir AVM’nin yer alacağı bir turizm-ticaret merkezi kurulması gündeme gelmişti. Bu doğrultuda Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nca hazırlanan proje ihalesine sadece Balçova’daki Kaya Otel’i işleten Kaya Holding teklif vermiş, ihale kamuoyundaki tepkiler ve tek teklif verilmesi nedeniyle iptal edilmişti. 'Asıl yanlış İzmir Limanı’nın özelleştirilmeye çalışılması' İzmir Limanı’nın işletmesinin devredilmesine kent gündeminde geniş yer bulurken Türkiye Komünist Partisi (TKP) karara tepki gösterdi. TKP İzmir İl Başkanı Tuğçe Sezen Gedik, devre ilişkin Ege'deSonSöz 'den Berivan Kaya'ya konuştu. Limanın atıl ve verimsiz hale getirilmesinin sebebinin, "özelleştirme çabası" olduğunu dile getiren Tuğçe Sezen Gedik, “İzmir Limanı yıllardır özelleştirilmeye çalışılıyor. Gerekçe olarak da limanın etkili ve verimli şekilde kullanılamadığı söyleniyor. Ancak geçtiğimiz onca yıl gösterdi ki İzmir Limanı’nın bugün bu atıl ve verimsiz hale gelmesi, özelleştirilememesinden değil; aksine ısrarla ve defalarca özelleştirilmeye çalışılmasından kaynaklanıyor. Ortadaki vahim tabloyu açıklarken neler sıralanıyor? Yanlış kişilere satılmaya kalkılması, hatalı özelleştirme yol ve yöntemlerinin izlenmesi… Liste uzayıp gidiyor. Onca yıldan sonra açık değil mi? Asıl yanlış olan, İzmir Limanı’nın özelleştirilmeye çalışılmasıdır. Özelleştirilecek diye limanın atıl bırakılması, bakım ve yatırım yapılmamasıdır. Ülkenin ve kentin çıkar ve ihtiyaçlarına uygun bir liman işletmeciliği ve deniz ticareti politikasının oluşturulmamasıdır. Varsa yoksa holdinglerin ihtiyaç ve taleplerinin esas alınmasıdır” dedi. Fotoğraf: Ege'deSonSöz İzmir’in bir liman kenti olduğunu hatırlatan TKP İl Başkanı Tuğçe Sezen Gedik, “İzmir, tarihsel olarak Türkiye’nin en büyük liman kentlerinden biriyken bugün yaşadığımız tablo ortadadır. Neredeyse kullanılmaz hale gelmiş bir liman. İlk olarak 2007 yılında özelleştirme doğrultusunda adım atılmış, ancak liman işçilerinin ve İzmirlilerin hukuki itirazları sonucunda süreç durdurulmuştur. Devamında birkaç kez daha özelleştirme girişiminde bulunulmuş, en son 2017 yılında liman Türkiye Varlık Fonu’na devredilmiştir. Şimdi ise fondan yapılan yazılı açıklamayla, limandaki tüm ticari yükleme faaliyetlerinin Albayraklara ait Alport şirketine devredildiği belirtilmektedir” ifadelerine yer verdi. 'Sürecin tek kazananı holdingler; kaybedeni ise halkımız ve özelleştirilen işletmelerde çalışan işçiler' Tuğçe Sezen Gedik açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi; “Türkiye Komünist Partisi’nin özelleştirmelere dönük yaklaşımı nettir. Özelleştirmeler, ülke zenginliklerinin küçük bir azınlığa peşkeş çekilmesidir. Bu süreçlerin tek kazananı holdinglerdir; kaybedeni ise halkımız ve özelleştirilen işletmelerde çalışan işçilerdir. İzmir Limanı’nın özelleştirilmesine yönelik girişimler derhal durdurulmalı; liman, geri dönüşsüz biçimde devlet işletmesi olarak yeniden yapılandırılmalı ve bu belirsizlik hali ortadan kaldırılmalıdır.”