Elbistan'da üç yıl sonra yine bir Şubat ayı, yine bir deprem ve her şey sil baştan: 'En çok çaresizliğimizden korktuk'

26 Şubat akşamı Elbistan'da kayıtlara göre yer yer 4.6, bazı kaynaklara göre de 4.8 olarak ifade edilen depremin yarattığı korku ve panik önce Elbistanlıların günlük yaşamına, akabinde sosyal medyaya yansıdı. 6 Şubat 2023 yılında yaşanan depremlerden bu yana aslında depremin bariz olarak etkilendiği Malatya, Maraş, Adıyaman ve Hatay gibi yerler resmi kayıtlara göre binlerce kez sallandı. Kimi artçılar büyük, kimileri de yeni bir deprem etkisindeydi. Ama dün akşam Elbistan'da yaşananlar diğerlerinden farklıydı. Konuyu soL'a anlatanlardan Elif öğretmen ve Avukat Özgür Çıkın, dün akşam yaşananların aslında insanların 6 Şubat günü yaşadığı çaresizliği hatırlattığını ifade etti. Akşam, depremden sonra evlerin ışıklarının söndüğü, çoğu Elbistanlı'nın ya arabasında sabahladığı ya da farklı bir yere gittiği ifade ediliyor. 'Petrol istasyonları doldu, trafik kilitlendi' Elif öğretmen Eskişehirli. 6 Şubat depremine Elbistan'da yakalanmış. Binası yıkılmamış. Merdivenlerin bazıları çöktüğü için ikinci kata kadar indikten sonra binanın yanına yanaşan bir kamyonetin üstüne atlayarak kurtulmuş binadan. Elif öğretmen dün yaşanan kaosu şu sözlerle anlattı: "Birkaç zamandır sosyal medyada Şubat ayında yine büyük bir deprem olacak dedikodusu vardı. İşte diyorlar ya hani 6 Şubat'ı tahmin eden kahinler yeni kehanette bulundular, yok başka bir şeyler falan. Ben pek inanmıyorum böyle şeylere ama öğretmenler odasından alışveriş yaptığım marketteki çocuğa kadar herkes 'Hocam siz de duydunuz mu?' deyip duruyordu. Ama dün akşamki deprem bizi resmen 6 Şubat'a resetledi. Yine bir şubat ayı, yine Elbistan'da kar yağışı ve buz gibi hava. Deprem sanırım yüzeye yakın bir yerdeydi. Çok fazla hissedildi. Herkes binaları boşalttı, aşağı indi. Arabası olanlar arabasına, kaçabilenler farklı şehirlere gitti. Şu an okuldayım. Sınıfın yarısı yok." Bugün bu depremi yaşayan herkes 6 Şubat'ın tanığı Avukat Özgür Çıkın Elbistan'da avukat. Dün yaşananları anlatırken 6 Şubat'taki sorunlara işaret ediyor: "6 Şubat günü burada yaşayanlar çaresizliği iliklerine kadar hissetti. Gelen olmadı. Hiç kimse. Dün bu depremi yaşayan herkes biliyordu ki binalar yıkılırsa kimse gelmeyecek. Kimse aramayacak, enkaz kaldırmaya gelecekler yine. Bu travma burada çok ağır. Burada binlerce insan depremden öldüyse, binlercesi de enkaz altında soğuktan öldü. Yakınlarımızı kurtarabileceğimiz halde kurtaramadık. Dün insanlar yeni bir 6 Şubat kaygısıyla hareket etti. Apartmanların akşam ışıklarının yarısı yanıyordu, yarısı boştu. Kayseri yolunda trafik kilitlendi. Petrol istasyonları doldu. İnsanlar arabalarında yattı. Köylerde evleri ya da yakınları olanlar da köylere gitti." Gerçekleri aktaran bağımsız soL yalnızca okurların desteğiyle yoluna devam ediyor. Depremzedelerin ve emekçilerin sesini büyütmek için soL'a abone olun, gerçeğe güç verin. ABONE OL Çaresizliğimizi hatırladık 6 Şubat'tan bu yana resmi kayıtlara göre irili ufaklı depremlerden binden fazla kayıt işlendi verilerde. Rasathaneler deprem bölgesindeki fayların yerine oturması için geçen süreçte bu tür hareketliliklerin doğal olacağını belirtmişti. Ama bazıları 4'ün üzerinde etkili depremler olarak kayda geçti. Dün yaşanan da onlardan biriydi. Ama bu sefer "Her zamanki gibi bir deprem" dediklerinden olmadı. Çok hissedildi. İnsanlar apar topar evleri terk etti, imkanı olanlar şehirden çıktı. Elif öğretmen bu durumu anlatırken, " Evet aşinayız depremlere burada. Ama 6 Şubat'ı hatırlattı bu. Şubat ayı, karlı bir gün, soğuk. Yine bir 6 Şubat yaşayacağımızdan korktuk. O gün çaresizlik vardı. Kimsesizlik vardı. Kurtulanlarımız şanslıydı. Çünkü evet, şans eseri kurtulduk. Evleri depreme dayanıklı diye satılan yeni ev sahipleri de eski binalarda oturanlar da yerle bir olan yapıların altında kaldı. Ben de öyle şans eseri yaşıyorum. Deprem anı indim dün akşam. Arabada kaldık. Bir arkadaşımızı da yanımıza aldık, evi diğer mahalledeydi. Kaldık. Ama depremden çok çaresizliğimizi anımsadık " diyor. Özgür Çıkın ise 6 Şubat'ın yaşattığı psikolojik yıkıma işaret ediyor: "O gün çaresizdik. Mesela az ilerimizde termik santral var. Orada bir holdinge ait yüzlerce iş makinesi var. Gelmediler, o gün gelmediler. Biliyoruz. Yine gelmeyecekler. Mesela bir detay vereyim size. Dün insanlar sokakta. Seksen dairelik binalarda üç dört ışık yanıyor. Ha onlarda da biri var mı yok mu bilmiyorum, belki açık unuttular. Ama on binlerce insan sokakta, petrol istasyonunda ya da şehir dışında köylere, farklı kentlere gitti. Dün belediye sosyal tesisleri açtı, sıcak çorba verdi vesaire. Kaymakamlık yine yoktu. AFAD yine yoktu. Valilikte ses yoktu. Ne olacak? Dünkü önemsizdi, deprem olursa mı gelecekler diyeceğiz. E 6 Şubat'ta gelmediler. Yani dün aslında yeni bir deprem olsa ne olur onu gördük. İnsanların kaçış rotaları netleşti. Yoksa çaresizlik bıraktığımız gibi."