TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen ve ilk 8 maddesi kabul edilen “Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne tepki yağıyor. TMMOB Şehir Plancıları Odası’ndan yapılan açıklamada, teklifin teknik bir düzenleme olmadığı; doğa koruma alanlarının kurumsal yapısını ve yönetim anlayışını köklü biçimde değiştiren bir yeniden yapılanma niteliği taşıdığı vurgulandı. Doğa Koruma ve Kararname ile özel bütçeli ve döner sermayeli bir yapıya dönüştürüldüğü ifade edilen açıklamada, “Koruma anlayışı yerini gelir üretme zorunluluğuna bırakmaktadır" denildi. Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) da Avrupa Birliği ve OECD ülkelerinde korunan alan oranları yüzde 19 ile yüzde 21 bandındayken, Türkiye’de bu oranın tüm koruma statüleri dahil edildiğinde bile sadece yüzde 9 civarında seyretmesini eleştirdi. Oda yönetimi, doğanın bir parçasıymış gibi sunulan konaklama ve ticari işletmelerin ekolojik yıkıma yol açacağını belirterek, son kalan doğal yaşam alanlarının sermayeye açılmasına karşı duracaklarını ilan etti. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu ise "Bu teklif mutlaka geri çekilmelidir. Belli ki en büyük yanılgı olarak doğa, parasızlığın ve geri kalmışlığın panzehri sanılıp hoyratça tüketilmeye çalışılıyor. Milli parklar bir ülke için geleceğe yapılan yatırımlardır ki onun ana sermayesi mutlak koruma altındaki doğal varlıklardır. Milli parklarda yapılacak sözde yatırımlar doğayı ve koruma olgusunu yok eden faaliyetlerdir" dedi.