Ülkemizde okul öncesi eğitim tartışma konusudur... İmam hatip lisesi ve ilahiyat fakültesi mezunu bir akademisyen olan Prof. Niyazi Kahveci “Sistematik Düşünme” adlı kitabında bize eğitimle ilgili düşüncelerini aktarıyor... Mesela: “Zihinsel yaşamın yüzde 90’ından fazlası bilinçaltındadır. Bilinçaltının temeli, insanı ana rahmindeki beş aydan sonra ve 6 yaşa kadar almış olduğu verilere göre yaşatmaktır. Bilinçaltı ve bilinçli zihin ikilisi kişinin hayatta kalması için yardımcıdır. Ölene kadar geçici olan ve geçici olmayan her şeyi kaydeder ve hiçbir şeyi silmez.” Bilinçaltındaki malzemenin insan istemese de sonraki yıllarda onun zihnini işgal edeceğini anımsatan Kahveci devam ediyor: “... Geçmişe bağlı koşullanmalar, dogmalar bilinçaltına yerleşerek kişinin temel karakterini, inanışını ve duygularını oluşturur. Bu nedenle bu yaşlarda çocuklara cin, peri, şeytan, cehennem gibi soyut korkutucu şeyler öğretmek bütün hayatını çok negatif ve zararlı şekilde etkileyecektir. Kişisel çabası olmadığı takdirde onların etkisinden kurtulamayacaktır. Bilinçaltındaki anılar iradenin hiçbir dahli olmaksızın ileriki yıllarda hatıra gelirler ve kişiyi karar almada yönlendirirler.” O yüzden okul öncesi eğitim kişinin ve toplumun sağlığı için hayati önemdedir. CİGARA Son haftalarda gizli veya açık “yeni nesil” diye adlandırılan ürünlerin propagandası yapılıyor, üzerindeki yasakların kaldırılması savunuluyor. Nedir bu yeni nesil ürünler? Elektronik sigara, ısıtılan tütün ürünleri, nikotin poşetleri vs... Geçmişte, tütün piyasası sigara kaçakçılığının ve vergi kaybının önlenmesi, ihracat fırsatı gibi ilk bakışta makul görünen gerekçelerle yabancı sermayeye açılmıştı... Sonuçta ülkede tütün tarımı ve sigara sanayii yerle bir oldu. Bugün aynı gerekçelerle elektronik sigara kampanyası yürütülüyor. Yasaklar kalkarsa vergi kaybı önlenecek, ihracat fırsatı doğacak! vs... Konunun toplum sağlığına zararı ise hemen hiç tartışılmıyor. Sağlığa Evet Derneği diyor ki: . Kayıt dışılıkla mücadele, yasallaştırma ile değil aksine etkin denetimle mümkündür. . Kısa vadeli kazanç beklentisi ile sağlık ve ekonomik yıkım meşrulaştıramaz. Güzel laflara kanmayalım... SİLAH Abdullah Öcalan PKK’ya yaptığı fesih ve silahları bırakma çağrısının birinci yıl dönümünde yeni bir açıklama yaptı... Bir yıl önceki mesajlarından sadece biri üzerinde duralım. Silahlar bırakıldı mı? PKK’nın tüm silahları dev bir mangala atılan 30 tüfekten mi ibaretti? Diğer silahlar ne oldu? Kime ne zaman nasıl teslim edildi. Veya edilecek? Bu soruların yanıtlarını da merak etmekteyiz. HAFIZA Almanya’dan okurumuz mesaj atmış: “Balıkların hafızası yoktur. Ancak kadere bakın ki... İnsan hafızasının güçlenmesi için hekimler balık eti ve balık yağını öneriyor” Yani... Kendine hayrı olmayan hayvanlar şu balıklar! YAŞAR KEMAL Bugün, 28 Şubat, edebiyatın büyük ustasının; Yaşar Kemal’in 10. veda yıldönümü... Hayattan 28 Şubat 2015’te ayrılmıştı. Büyük usta, dünyayı ve hayatı nasıl sevdiğini Frankfurt Kitap Fuarında 1997’de anlatıyor: “Nereden gelip nereye gidersek gidelim. Bu güzel dünyayı, bu ışığı, bu bin renkli toprağı, bu içleri sevinç dolu insanları gördük ya, yaşadık ya... Ya hiç gelmeseydik, bu güzelim dünyayı hiç görmeseydik...” Norveç’te 2007 de yaptığı konuşmada neden yazdığını anlatıyor. Bu satırlar aynı zamanda okurlarına vasiyetidir: “Benim kitaplarımı okuyan katil olmasın, savaş düşmanı olsun İnsanın insanı sömürmesine karşı çıksın. Kimse kimseyi aşağılamasın. Kimse kimseyi asimile etmesin. Benim kitaplarımı okuyanlar, yoksullar birlik olsunlar, yoksulluk bütün insanlığın utancıdır. Benim kitaplarımı okuyanlar cümle kötülüklerden arınsınlar” Büyük ustayı saygı ve özlemle anıyoruz... GS Bu halkı, bu milleti memnun etmek asla kolay değil. Galatasaray malumunuz İtalya’nın Juventus takımını eledi, tur atladı, son 16’ya kaldı Yine memnun değil sosyal ve anti sosyal medyamız. Neden? Çünkü takım ikinci maçta kötü oynamış. Hem tur atlayacak hem iyi oynayacaksın Çünkü karşındaki İtalyan devlerinden biri değil de mahalle takımı! Okan Buruk ikinci maçtan dolayı adeta linç ediliyor. Sanki ilk maçta takımın antrenörü o değildi! GS iki maçta da yenilip elense bu kadar eleştirilmezdi. Bir şeyi beğenmemek de marifet sayılıyor memleketimizde.