Nijeryalı kafadarların kafası!

Maçın devre arasında Fatih Tekke, oyuncularına ne dediyse artık, ilk yarıya oranla ikinci yarı daha derli toplu oynayarak, biraz daha fazla mücadele ederek; Gaziantep’te yaptıkları gibi üç dakika iki gol tarifesini Fatih Karagümrük’e de uygulayarak gösterdi bordo-mavili oyuncular. Zira ilk yarıyı izlediğinizde, bu Trabzonspor’un ama öyle ama böyle şampiyonluk yarışının içinde olduğunu, her şeyden öte lig üçüncülüğü çemberinde bulunduğunu, o anlamda arkadan Beşiktaş’ın geldiğini, Tekke’nin öğrencilerinin bilmemesi gibi bir durum söz konusu değildir. Öyle ya arkadaş, ilk yarıya bakarak bu kadar vurdumduymaz oynamaya hakları yok ki… Bu kadar gerçeğin olduğu futbol dünyasında Trabzonspor ilk atağını 28. Dakikada yapıyor ve de golü buluyorlar. Sonrası? Yapılan hatalar zinciri F. Karagümrük’ün golle tanışmasına neden oluyor. Zaten öyle bir hatayı ancak Trabzonspor defansı yapardı. Daha önce yaptılar ya. Siz golü bulana dek ananızdan emdiğiniz süt burnunuzdan gelsin, rakip gol atmak isterse Trabzonspor defansı ‘buyursun gelsin’ diyerek topu rakibe ikram etsin! Soyunma odasında Trabzonspor teknik adamı oyuncularına ‘pabucun pahalı olduğunu’ söylemiş olacak ki, ikinci yarıya fırtına gibi giriş yaptı bordo-mavililer; Bouchouari ve Augusto’nun yerine Okay ve Zubkov sahada idi. Ve 47 ile 50’nci dakikada Trabzonsporlu oyuncular, iki kez kafasını kullanan Nwaiwu, önderliğinde elini kolunu sallaya sallaya gümrükten geçtiler. E, Onuachu, 20’de kafayı çalıştırır da vatandaşı Nwaiwu, Onuachu’dan geri kalır mı? Anlayacağınız dün gece Nijeryalı kafadarların kafası sayesinde üç puanı, üç golle cebine indirdi Trabzonspor. Sorun şu; 50’nci dakikada 3. Golü attıktan sonra kalan 40 dakikayı boşa geçirdi Tekke’nin öğrencileri. Pozisyona girmediler değil ancak, şu da kaçar mı denilen an olmadı desek yeridir. Bu durum nasıl açıklanmalı diye soracak olursanız; rakibi çantada keklik görmeden kaynaklı desek! Unutmadan… Tamam, Ramazan ayı. Biletler biraz pahalı olabilir. Her şeye rağmen seyirci bu kadar mı olmalıydı? Derbi maçlarını izleyebilmek için tanıdığı kişileri devreye sokanlar bu tip maçlarda neredeler? Kısıtlı imkanlar dahilinde bir şeyler yapmaya çalışan teknik adam, yönetim ve futbolcular elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırken, inanılmaz harcama yapan takımlar ile yarışan Trabzonspor’u tribünlerde yalnız bırakmak? Futbol kenti Trabzon’a yakışmıyor! Bu köşenin yazarı olarak, Trabzonspor’u yalnız bırakanlara önerim; böyle durumlarda, böyle günlerde takımınızın yanında olun ki, yarın bir gün Trabzonspor iyi olduğunda ‘Trabzonspor’um kötü gününde ben hep senin yanındaydım’ derken yüzünüz kızarmasın!