ABD Tarım Bakanlığı, Gıda Bankalarına bağışlamak üzere çiftçilerden 263 milyon dolarlık tarım ürünü satın alacak. Amaç ihtiyaç sahibi çiftçileri, kırsal toplulukları ve beslenme yardımına ihtiyaç duyanları destekleyerek Amerikan refahını güçlendirmek. Geçtiğimiz günlerde “Çiftçilere Özgürlük Düzenlemesini” de çıkaran Amerika proje ile hem okul beslenme programlarını güçlendirilecek hem de çiftçileri destekleyecek. Tarım Bakanı Brooke Rollins, “hasatları yemeklere dönüştürerek, sadece çiftlik gelirlerini artırmıyor aynı zamanda ulusumuzu besliyor ve Amerika’yı besleyen çiftçileri destekliyoruz” diyerek ABD’de çiftçiliğe verilen desteklerin artarak devam edeceğine dikkat çekti. ABD tarım üzerinden Amerikalılığı yeniden tanımlıyor. Uzun yıllardır boşalan, gücünü kaybeden kırsalı güçlendirip sağlıklı beslenen bireylerle Amerikan rüyasını gerçekleştirmeye dönük modern bir motivasyon yaratıyor. ABD, program kapsamında üreticilerden 75 milyon dolarlık tereyağı, 12 milyon dolarlık nohut, 25 milyon dolarlık kuru fasulye, 24 milyon dolarlık bezelye, 15 milyon dolarlık ceviz satın aldı. Çiftçiler Neden Ulusal Güvenliğin Parçası? Tüm bu destek ve düzenlemeler ABD’nin son yıllarda tarıma, çiftçilere neden bu kadar önem verdiğini düşündürtüyor. Türkiye’de olduğu gibi tüm dünyada üreticiler gelir kaybediyor, tüketiciler sağlıksız ve endişeli. Yüzyılın tarım ekosistemi gezegene de insanlığa da hayır getirmiyor. Nature’de yayınlanan yeni bir makaleye göre Amerikalıların yüzde 70’i obez, sağlık kaynaklı üretkenlik kaybı ulusun bilimde, teknolojide üretkenliğini düşürüyor. Küçük Çiftçiler Korunmalı ABD son yıllarda tarımda, büyük ölçekli agro-endüstriyel şirketlerin baskın olduğu, küçük çiftçilerin ciddi borç yükü altında kaldığı, desteklerin büyük kısmının büyük üreticilere gittiği bir çıkmazı yaşıyordu. Trump hükümeti geçici çözümler yerine kalıcı stratejilerle çiftçiliği yeniden Amerikalılık motivasyonunun merkezine oturtmayı planlıyor, çiftçiyi kamusal güç karşısında koruma iradesini gösteriyor. Sadece ABD değil Avrupa’da çiftçiliği yeniden tanımlayan adımlar atıyor. Foodrise’ye göre, “2020 yılında Avrupa Ortak Tarım Politikası bütçesinin yüzde 77’si olan 52 milyarlık tarım destek bütçesinin 39 milyarı hayvansal üretime aktarıldı. Sığır ve kuzu eti üreticileri baklagillere göre 580 kat fazla destek alıyor. Süt ürünleri kuruyemişlere göre 554 kat daha fazla sübvansiyon uygulanıyor. Destekler büyüklere, çevresel zararı yüksek ürünlere giderken homosapiens hala yeterince beslenemiyor. Dünya tüm bunları dikkate alarak çiftçiliği de çiftçi destek sistemlerini de revize ediyor. Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası kapsamında, iklim adaptasyon fonları yaratıyor, tarladan çatala gibi çiftçileri koruyan programlar yürütüyor. Modern Dünya Çiftçiliği Sınıyor Science’de yayınlanan bir makaleye göre, ABD’de çifçiler diğer meslek gruplarına göre intihara yüzde 17 daha fazla meyilli. Nature’de yayınlanan makaleye göre, insan kaynaklı iklim değişikliği 1961’den bu güne tarımsal üretimi yaklaşık yüzde 21 azalttı. Afrika, Latin Amerika, Karayipler de kayıplar yüzde 33’den fazla. Rakamlar ürkütücü, çiftlik sistemlerinin daha mukavemetli olabilmesi için ABD, çiftçilerden sadece ürün almakla bırakmadı. Devrim niteliğinde bir adım attı. ABD, Tarım Çalışan Bilim İnsanlarının Sözleşmelerini İptal Etti ABD geçtiğimiz günlerde hem “Çiftlik, Gıda ve Ulusal Güvenlik Yasası’nı” yayınladı. Hem de Tarım Bakanlığı ve Savaş Bakanlığı arasındaki “Ulusal Çiftlik Güvenliği Eylem Planının” olumlu sonuçlarını duyurdu. Tarım arazilerini güvenceye almak, kritik tedarik zincirlerini korumak, beslenme programlarını sahtekârlık ve yabancı etkisinden korumak gibi amaçları olan plan ile ABD tarımın ulusal güvenliğin bir parçası olduğunu resmen ilan etmiş oldu. Gübre Hammaddesi Kritik Mineral ABD tarım arazilerindeki yabancı yatırımların raporlanması, kritik gübre girdilerinin kritik mineraller olarak belirlemesi, tarım alanında çalışan yabancı bilim insanlarının sözleşmelerinin feshedilmesi gibi başlıklardan oluşan mutabakat ile Amerikan tarımına koruma zırhı kazandırılıyor. Amerika’da Çiftçi Artık Sıradan Bir Vatandaş Değil Stratejik Yurttaş ABD, son olarak Tarım Bakanı Brooke Rollins, “Çiftçi ve Hayvancılık Özgürlük Çerçevesi” adı verilen yeni bir planı duyurdu. Amaç, çiftçilerin hak ve özgürlüklerini sınırlayan “hükümetin yetki aşımına son vermek, çiftçileri, aileleri ve özel mülkiyeti korumak, çiftçiliği özerk bir sektör haline getirmek.” Uzmanlara göre bu gerçek bir imtiyazlı yurttaşlık mı yoksa stratejik sektör korumacılığı mı? Çiftçiyi Koruyan Amerika’yı Korur ABD Tarım Bakanı Brooke Rollins, “Amerika Birleşik Devletleri, toprağı işleyenler tarafından inşa edildi. Çiftçilerimizi ve hayvancılarımızı koruduğumuzda, özgürlüğün ve refahın temelini korumuş oluruz” diyerek çiftçilere sahip çıktı, onların haklarını koruma konusunda hükümetin diğer bakanlıkları ve kurumlarıyla mücadele edeceğini ortaya koydu. ABD’de toprak sadece üretim alanı değil, yurttaşlık bilincinin temeli olarak görülüyor. Bu açıdan toprağı korumak Amerika’yı korumak anlamına geliyor. Kamuya Karşı Çiftçiyi Koruma Zırhı Program ile üreticiler bürokratik ve siyasi yaptırımlardan korunacak. Tarım arazileri gereksiz projeler ve kamulaştırmalardan uzak tutulacak. Finansal imkânlara erişimleri garantiye alınarak topraklarını kaybetmeleri önlenecek. Düzenleme pratik örneklerle ifade ediliyor. Haksız yere farklı kurumlardan ceza kesilen çiftçilerin hakları Tarım Bakanlığı tarafından savunuluyor, pahalı girdi maliyetlerine karşı çiftçi korunuyor. Çiftçiler İmtiyazlı Yurttaş Çiftçiler, stratejik bir yurttaş olarak yeniden tanımlanıyor. Çiftçiliği sadece iklim bozulmasından değil, kamudan, kurumların öngörüsüz ve tarımla entegre olmayan yaptırımlarından koruyor. Devlet, çiftçileri ekonomik aktör olmaktan çıkarıp ulusal çıkarın taşıyıcısı olarak konumlandırıyor. Çiftçisini Koruyan Ülkesini Korur Avrupa Çevre Ajansı’na göre, tarımın iklim değişikliğine karşı dayanıklı hale getirilmesi, aşırı hava olaylarından kaynaklanacak milyarlarca dolarlık kayıpların önlenmesine yardımcı olabilir. ABD çiftçisini koruyacak yasalar yaparak gelecekteki riskleri yönetiyor. 2025’de ABD’de iklim kaynaklı felaketlerin zararı 115 milyar dolar. AB, 1980 ile 2024 yılları arasında iklim kaynaklı 822 milyar Avro kayıp yaşadı. Dünya Kaynakları Enstitüsü’ne göre, “iklim adaptasyonuna ayrılan her bir dolar, 10 yıllık dönemde 10,50 dolar fayda sağlıyor. ABD’nin çiftçiliğe yönelik anlayış değişikliği boşuna değil, mevzu gıda egemenliği. Velhasıl, sadece ABD değil tüm dünya çiftçileri olası tehlike ve jeoekonomik riskler korumaya yönelik köklü kararlar alıyor. Çiftçilik artık kamu desteği olmadan sürdürülebilir bir meslek değil. Neoliberal ekonomi modelinde fonksiyonu piyasayı düzenlemek olan devlet artık tarımı desteklemekle kalmıyor, çiftçiyi piyasa şartlarından, bürokrasiden koruma görevini üstleniyor. Devlet tarım ilişkisi antik zamanlardan beri ilk defa bu kadar köklü bir paradigma değişimi yaşıyor. Gıda egemenliği, jeoekonomik tarım politikalarıyla güçlendiriliyor. Tarımsal regülasyonlarda sadeleşmeye gidilerek tarımda iklim dayanıklılığı yaratılıyor. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. ABD çiftçi imtiyaz Mine Ataman, Independent Türkçe için yazdı Mine Ataman Cumartesi, Şubat 28, 2026 - 09:00 Main image:
Fotoğraf: AA
TÜRKİYE'DEN SESLER Type: news SEO Title: ABD, çiftçileri imtiyazlı vatandaş yaptı: Çiftçi artık güvenlik politikasının parçası copyright Independentturkish: