ABD ve İsrail'in saldırısının üzerinden 7 saat geçmişken, İran'ın verdiği ilk askeri tepki, Haziran 2025'teki 12 Gün Savaşı'ndan farklılık arz ediyor. Henüz askeri hamlelerin boyut, kapasite ve etkisini tam olarak bilmek mümkün olmasa da, İranlı yetkililerin açıklamaları, kimi izlenimlerle örtüşüyor. İran, saldırı sonrası ilk karşı füze saldırısında isabet gücü ve kapasitesi büyük, yüksek teknoloji ürünü füzelerden ziyade, daha eski füzeleri kullanmış görünüyor. Nitekim Devrim Muhafızları komutanlarından Serdar Cabbari, gün içinde yaptığı bir açıklamada "Şimdiye dek stoklarımızdaki eski füzeleri kullandık, yakında daha önce görülmemiş bir envanteri göreceksiniz" dedi. İran'ın yeni füzeleri olup olmadığı ve nasıl kullanacağı henüz bilinmiyor. Ancak İran, bu kez saldırı karşısında derhal komşu ülkelerdeki ABD hedeflerine karşı saldırı başlatarak, 12 Gün Savaşı'na göre farklı bir hazırlığa sahip olduğunu gösterdi. İsrail dışında İran'ın saldırdığı beş ülkede hedef alınan ABD üsleri, ilk verilere göre özellikle ABD'nin radar ve gözetleme kapasitesini hedef alıyor gibi gözüküyor. 12 Gün Savaşı'nın son safhasında İran, Katar'daki El Udeid Üssü'ne saldırısında, geç de olsa bu taktiğin ilk örneğini sergilemiş ve test etmişti. Gün içinde İran Devrim Muhafızları'ndan yapılan bir açıklamada "Katar'da bulunan Amerikan 'FP-132' radar üssü tamamen yok edildi" iddiasında bulunulması, bu izlenimi güçlendiriyor. Öte yandan İran'ın İsrail dışındaki ülkelere saldırıları, bu ülkeleri de aktif olarak savaşın tarafı yapma çabasından ziyade, çatışmanın hızlı bitirilmesinde rol oynamaya zorlama gayreti olarak görülebilir. Çatışmanın ilk saatlerindeki gidişat, radar ve gözetim kapasitesine yönelik ilk saldırıların ardından İran’ın esas güçlü saldırı için İsrail’i hedef alabileceğini düşündürüyor. Ancak İran'ın açısından henüz bu aşamaya geçilmediği görülüyor.