ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a yönelik saldırıda öldüğünü açıkladığı Ayetullah Ali Hamaney, 37 yılı aşkın süre boyunca İran İslam Cumhuriyeti’nin en güçlü ve en belirleyici ismi oldu. Sadece bir devlet başkanı değil; anayasal olarak ordudan yargıya, istihbarattan devlet medyasına kadar tüm kilit kurumlar üzerinde nihai söz sahibi olan “Rehber” sıfatıyla modern İran tarihinin en uzun süreli ve etkili liderlerinden biri olarak anıldı. Kökeni ve dini eğitimi Tam adı Seyyid Ali Hüseyni Hamaney olan lider, 19 Nisan 1939’da Meşhed’de doğdu. Sekiz çocuklu, mütevazı ve dindar bir ailenin ikinci çocuğuydu. Babası, Şii geleneğine mensup orta düzey bir din âlimiydi. Ailenin kökeni, İran’ın Doğu Azerbaycan eyaletindeki Hamane kasabasına dayanıyordu; bu nedenle Azeri kimliği, Hamaney’in toplumsal arka planının önemli bir parçası oldu. Henüz çocuk yaşta Kur’an eğitimi aldı, 11 yaşında dini ilimlerde icazet kazandı. Gençlik yıllarında Meşhed ve Kum’daki medreselerde eğitim gördü. İslam hukuku (fıkıh) ve Şii teolojisi alanında ilerleyerek “merce-i taklid” seviyesine ulaştı; bu makam, Şii dünyasında en yüksek dini otoritelerden biri olarak kabul edilir. Ancak Hamaney’in dini kimliği hiçbir zaman salt manevi bir çerçeveyle sınırlı kalmadı. O, daha genç yaşlarda siyaseti dinî mücadelenin ayrılmaz bir parçası olarak görüyordu. Şah’a karşı mücadele ve devrim süreci 1960’lı yıllardan itibaren, İran’ı yöneten Muhammed Rıza Pehlevi’nin Batı yanlısı monarşisine karşı gelişen muhalefetin aktif isimlerinden biri oldu. Özellikle 1963’te başlayan protesto dalgasında öne çıktı. 1963-1977 yılları arasında altı kez tutuklandı, işkence gördü ve sürgüne gönderildi. Bu dönemde yeraltı faaliyetleri yürüttü, vaazları ve hitabet gücüyle Şah karşıtı çevrelerde tanındı. Etkileyici bir hatip olarak geniş kitleleri mobilize edebilen bir figüre dönüştü. 1979’da İran İslam Devrimi başarıya ulaştığında, devrimin lideri Ruhullah Humeyni’nin en yakın çalışma arkadaşları arasında yer aldı. Devrim Konseyi üyeliğine getirildi ve kısa sürede yeni rejimin ideolojik mimarlarından biri olarak öne çıktı. Suikast girişimi ve “yaşayan şehit” imajı 27 Haziran 1981’de Tahran’da bir camide konuşma yaptığı sırada düzenlenen bombalı saldırıdan ağır yaralı olarak kurtuldu. Bu saldırı sonucunda sağ kolu felç kaldı ve bir daha kullanamadı. Bu olay, Hamaney’in rejim içindeki konumunu güçlendirdi. “Yaşayan şehit” olarak anılmaya başlanması, devrimci meşruiyetini artırdı ve onu sistemin sembolik figürlerinden biri haline getirdi. Cumhurbaşkanlığından rehberliğe 1981’de İran’ın üçüncü Cumhurbaşkanı seçildi ve 1989’a kadar bu görevde kaldı. Bu dönemde İran-Irak Savaşı’nın son yıllarına tanıklık etti ve devlet mekanizmasının merkezinde yer aldı. 1989’da Humeyni’nin ölümünün ardından Uzmanlar Meclisi tarafından İran’ın ikinci Dini Lideri seçildi. Bu seçim, İran siyasetinde yeni bir dönemin başlangıcıydı. Anayasal olarak Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı, yargı erkini atama yetkisi, devlet televizyonu ve kritik kurumlar üzerinde nihai söz hakkı gibi geniş yetkiler Hamaney’in elinde toplandı. 36 yılı aşkın süre boyunca İran’daki tüm temel güç merkezleri üzerinde belirleyici bir otorite kurdu. Cumhurbaşkanları değişti, parlamentolar yenilendi; ancak sistemin nihai karar mercii olarak Hamaney kaldı. Dış politikada sert bir hat izledi Hamaney’in dış politika anlayışı, özellikle ABD ve İsrail karşıtlığı üzerine inşa edildi. ABD’yi sık sık “Büyük Şeytan” olarak tanımladı ve Washington ile tam normalleşmeye karşı çıktı. Rusya ve Çin ile stratejik ilişkilerin güçlendirilmesi, onun döneminde belirginleşti. Bölgesel düzeyde ise Hizbullah, Hamas ve Husiler gibi aktörlere verilen destek, İran’ın Ortadoğu’daki nüfuz alanını genişletti. Bu politika, Batı’da “Şii Hilali” olarak adlandırılan jeopolitik etki kuşağının temelini oluşturdu. Adı zaman zaman uluslararası krizlerle ve suikast iddialarıyla anıldı. Almanya’daki Mykonos davasında İranlı muhaliflere yönelik suikastın azmettiricileri arasında gösterildi. Buna karşın içeride, rejimin devamlılığının teminatı olarak sunuldu. Ailesi ve özel hayatı Eşi Mensure Hocasete Bakırzade ile altı çocuk sahibi oldu: Dört erkek, iki kız. Ailesi kamuoyundan büyük ölçüde uzak bir yaşam sürdü. Oğullarından özellikle Mücteba Hamaney’in rejim içindeki etkisi sıkça tartışıldı. Bazı yorumcular onu potansiyel halef olarak görse de, İran sisteminde liderliğin miras yoluyla devredilmesi anayasal olarak mümkün değil. Hamaney’in şiire ve edebiyata ilgi duyduğu, dini ve siyasi eserler kaleme aldığı biliniyor. Mütevazı bir yaşam sürdüğü, Tahran’daki sade konutundan nadiren ayrıldığı ve yurt dışına çok az seyahat ettiği ifade ediliyordu. Independent Türkçe AYETULLAH ALİ HAMANEY İRAN Şii dünyasının en etkili figürü olan Hamaney, Batı karşıtı politikaları ve bölgesel stratejileriyle modern İran tarihine damga vurdu Pazar, Mart 1, 2026 - 02:30 Main image:
Fotoğraf: AA
Dünya Type: news SEO Title: Devrimden, mutlak otoriteye: Ayetullah Ali Hamaney kimdir? copyright Independentturkish: