Ozan Ömer Kadüker - İstanbul Sağlık Bakanlığı, okullarda 12-18 yaş grubundaki gençlerin davranışsal dijital bağımlılık, tütün kullanımı ve diğer bağımlılık türleri açısından risk durumlarının değerlendirilmesi amacıyla bir tarama ve değerlendirme programı geliştirileceğini duyurdu. Buna göre biyolojik test yapılmayacak, anket ve soru formları aracılığıyla araştırma yürütülecek. Milli Eğitim Bakanlığı’nın da Kasım 2025’te yaptığı ankette lise öğrencilerine “Nargile, esrar, marihuana, ot, bali, tiner, çakmak gazı kullandınız mı?” gibi sorular sorulmuştu. Uyuşturucu kullandığından şüphe edilen çocukların “yakalamaya dönük testlere” zorlanmasının damgalama riskini artırdığını belirten uzmanların görüşleri ise şöyle: ‘Doğru sorulmalı’ Prof. Dr. Kültegin Ögel (Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı): “Araştırmalar anket soruları ile yapılacaksa sakınca yok. Doğru sorular seçilmeli ve doğru şekilde sorulmalı. Çok da iyi sonuçlar alınabilir. Tüm dünyada bu şekilde yapılıyor. Türkiye’de bu konuda politikalar geliştirmek açısından yararlı olacağı düşüncesindeyim. Ancak diğer tür taramalar örneğin idrar testi ve benzeri doğru olmayacaktır. Erken tespit sürecinde yakalamak değil yardımcı olmak ve bilgi vermek biçiminde yaklaşılırsa sorun olmaz. “Yakalamaya dönük testlere” zorlamak güven ilişkisini zedeler.” ‘Direnç gelişebilir’ Uğur Kartum (Çocuk Ergen Psikoloğu): “Öğrencilerin kendilerini “etiketlenmiş” ya da “damgalanmış” hissetmeleri psikolojik açıdan olumsuz sonuçlar doğurabilir. Gizlilik ve veri güvenliği konusunda oluşabilecek bir güvensizlik, hem ailelerin hem öğrencilerin sürece karşı direnç geliştirmesine neden olabilir. Uygulamanın etik ilkeler, gönüllülük esasları, şeffaf bilgilendirme ve güçlü rehberlik-psikolojik danışmanlık desteği ile birlikte yürütülmesi kritik öneme sahip. Ailelerin bu çalışmayı bir denetim mekanizması olarak değil, çocuklarını daha iyi anlama ve olası riskleri erken fark etme imkânı olarak değerlendirmesi sağlıklı olacaktır. Bağımlılık davranışlarının çoğu zaman altında yatan temel unsurun duygusal düzenleme güçlükleri, travmatik yaşantılar, akran baskısı ya da aidiyet arayışı olduğu unutulmamalı.” Araştırmalar alarm veriyor ■ İstanbul Kültür Üniversitesi Adalet ve Suç Psikolojisi Laboratuvarı’nın İstanbul’da 15-18 yaş aralığındaki 527 lise öğrencisiyle yaptığı araştırmaya göre öğrencilerin yüzde 2’si uyuşturucu, yüzde 32’si alkol kullanıyor. Yüzde 3’ü ailesinde, yüzde 6’sı arkadaşları arasında uyuşturucu kullananlar olduğunu söylüyor. ■ Sakarya Tıp Dergisi’nde yayımlanan araştırmaya göre ise Türkiye’deki bir Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi’ne (ÇEMATEM) başvuran ergenlerin sigaraya başlama yaşı ortalama 11,87, ilk madde kullanım yaşı ise 14,46. Bazı araştırmalarda kullanım yaşının 12’ye kadar düştüğü belirtiliyor. ‘Merak konusuna dikkat’ Doç. Dr. Çiğdem Yektaş (Çocuk ve Ergen Psikiyatristi): “Hastane başvurusu olan gençlerle yapılan klinik araştırmalarda ya da saha araştırmalarında bile bu tarz özel bilgileri gerek güvenlik endişesiyle gerekse etiketlenme ve konunun yasal mercilere intikal etmesi bakımından samimi ve açık şekilde almak zordur. Ayrıca anketler, ilk defa maddeleri duyan gençlerde bir merak konusuna dönüşebilir.”