Derleyen: Metin Aktaşoğlu / metin.aktasoglu@milliyet.com.tr ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımla, hayatta olup olmadığına ilişkin farklı açıklamalar dile getirilen İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'e ilişkin açıklamasında, "Tarihin en kötü insanlarından biri olan Hamaney öldü" ifadesini kullanarak Hamaney'in operasyon sırasında öldürüldüğünü açıkladı. Hamaney'in “ABD istihbaratından” ve “gelişmiş takip sistemlerinden” kaçamadığını söyleyen Trump, İran halkına seslenirken “Bu, İran halkının ülkesini geri alması için tek ve en büyük şans” dedi. İran devlet televizyonu, “İran İslam devrimi lideri şehadete ulaştı" ifadesini kullanırken Hamaney'in hayatını kaybetmesi üzerine ülkede 40 günlük ulusal yas ve 7 günlük resmi tatil ilan edildi. 1989'dan bu yana ülkedeki en üst makam olan “Rehber” makamında oturan Hamaney'in ölümü bir dönemi kapatırken geleceğin neler getireceği şimdilik meçhul. Peki Ayetullah Humeyni'den sonra “rehberlik” makamını devralan ve yaklaşık 37 yıl bu koltukta oturan Hamaney kimdi? 86 yıllık yaşam yolculuğu onu bu makama nasıl taşıdı? 'KASVETLİ BİR TEK GÖZ ODADA DOĞDU' Ayetullah Ali Hamaney 19 Nisan 1939'da Meşhed kentinde resmi biyografisine göre “kasvetli bir tek göz odada” Şii bir din aliminin sekiz çocuğunun ikincisi olarak doğdu ve yoksulluk içinde büyüdü. Meşhed ve Kum kentlerinde dini ilimler eğitimi alan Hamaney, 1962 yılında Kum'da Ayetullah Humeyni'nin Şah'a karşı başlattığı harekete katıldı. Çeşitli aralıklarla tutuklandı ve sürgüne gönderildi. Bilindiği üzere Kum, İran İslam Devrimi'nin temellerinin atıldığı ve başladığı kent olarak ünlenmiş, Mollalar Şehri olarak anılan bir şehir. On binlerce molla şehirde eğitim görürken devrimi kuran ve koruyan mollaların tamamı bu kentte yetişmekte. Sol üstte: 2009 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy kullanırken... Sol altta: 2004'te askeri manevraları takip ederken... Sağda: 1981'de askeri üniformayla. Fotoğraflar: AP Öncelikle bir din adamı olmasına rağmen Hamaney, geniş bir yelpazede okumalar yapıyordu ve çeşitli çevrelerle de iletişim halindeydi. ABD'ye ve Şah'a verdiği desteğe karşı duyduğu antipatiyi paylaştığı farklı kesimlerden İranlı entelektüellerle görüşüyordu. İslam Cumhuriyeti fikrini savunan Mısırlı Sünni teorisyen ve Müslüman Kardeşler üyesi Seyyid Kutub'dan etkilenmekteydi. Hamaney, Kutub'un bazı eserlerini Farsçaya bile çevirdi. VICTOR HUGO HAYRANIYDI Tolstoy ve Şolokhov gibi Rus romancıları, devrim yanlısı yazıları nedeniyle övüyor, John Steinbeck'in Gazap Üzümleri 'ni kapitalist sömürüyü tasvir etmesi, Harriet Beecher Stowe'un Tom Amca'nın Kulübesi 'ni ise ABD'deki köleliğe ışık tutması nedeniyle takdir ediyordu. Hayranlık duyduğunu ifade ettiği Victor Hugo'nun Sefiller romanını ise “roman yazarlığı dünyasında bir mucize” olarak nitelendiriyordu. Alıntı Metni BOMBALI SALDIRIDA AĞIR YARALANDI 27 Haziran 1981 tarihinde Tahran Ebuzer Camisi'nde Halkın Mücahitleri grubunun düzenlediği iddia edilen bombalı saldırıdan ağır yaralı olarak kurtuldu. Ekim 1981'de yapılan seçimlerde devrimden sonra ülkenin 3'üncü Cumhurbaşkanı seçilirken 1985 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmasıyla da üst üste ikinci kez Cumhurbaşkanı oldu. 3 Haziran 1989'da Humeyni'nin vefatından sonra Hamaney, ülke liderini seçme ve denetlemeyle görevli Uzmanlar Meclisi tarafından Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani'nin de desteğiyle Rehber seçildi. Belli kesimler ve özellikle Humeyni'nin “Özüm onda saklıdır” dediği Hüseyin Ali Muntazeri'yi destekleyenler tarafından teolojik açından görece geride görülüyordu fakat Rafsancani'nin de teşvikiyle seçim sürecinde hızlıca Rehberlik makamına getirildi. NÜKLEER PROGRAMI GELİŞTİRDİ Yönetimi boyunca Batı karşıtlığıyla ön plana çıkan Hamaney, Rusya ve Çin ile iyi ilişkiler kurmaya çalıştı. Orta Doğu'da gerek politikalarıyla gerek vekil unsurlarla güç dengelerini şekillendiren bir aktör olarak liderliğini yürüten Hamaney, ülkenin nükleer programını geliştirirken konumu gereğince her konuda belirleyici bir rol oynuyordu. İran'da seçimle işbaşına gelen Cumhurbaşkanı sınırlı yetkilere sahipken, Ali Hamaney'in temsil ettiği makam, tüm devlet organlarının üzerinde yer alıyor ve sahip olduğu anayasal yetkilerle iç ve dış politika konularında son sözü söylüyor. Cumhurbaşkanı dahil olmak üzere tüm devlet organlarının üzerinde bir otoriteye sahip Rehber, İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olarak iç güvenlik ve dış politika konularında da belirleyici rol oynamakta. İÇ SİYASETTE SERT VE REFORMLARA OLDUKÇA MESAFELİYDİ Bunların yanı sıra özellikle son yıllarda, yönetim sorunları ve ekonomik problemlerden kaynaklanan sokak gösterilerinde Hamaney yönetim karşıtı eylemcilerin hedefi olmuştu. Hamaney yönetimi iç siyasette oldukça sert, reformlara karşı oldukça mesafeli bir yönetim olarak öne çıkıyordu. Son dönemdeki protestolardan önce örneğin 2009’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Mahmud Ahmedinejad’ın yeniden seçilmesine yönelik yoğun itirazlara karşı da sert bir tutum sergilemişti. Uluslararası yaptırımlar kadar başarısız ekonomik programlar da mali başarısızlığın sebepleri arasında yer alırken Hamaney yönetimindeki İran, bazı ilerlemeler de kaydetti. Bölgedeki önemli sağlık ve eğitim sistemlerinden birine sahip olan ülkede ortalama yaşam süresi 1986'da 62 yıl iken 2023'te bu 77 yıla yükseldi. Aynı dönemde İran'da, kadın okuryazarlık oranını yüzde 41'den yüzde 81'e çıktı. Ancak milyonlarca İranlı yoksulluk içinde yaşamaya da devam ediyor. Ülkedeki kadınların ve genç nüfusla orta sınıfın özgürlük ve ekonomik reform talepleri de azalmış değil. PRAGMATİST BİR İDEOLOG Hamaney öte yandan pragmatist bir ideolog olarak tanımlanıyordu. Irak'ta ABD ile diyaloğu savunurken 2015'te İran'ın uranyum zenginleştirme programına kısıtlamalar getirilmesi karşılığında yaptırımlardan muafiyet sağlayan uluslararası nükleer anlaşmasını gönülsüzce de olsa onayladı. 2008'de Washington'a hitaben yaptığı konuşmada, “Karşı taraf iyi niyet gösterdiğinde müzakereler anlamlı olur” demiş ve “İran halkına silah doğrultup 'Müzakere edin, yoksa ateş ederim' demek istiyorsunuz... Bilmelisiniz ki, İran halkı bu tür eylemlerden korkmayacaktır” demişti. Alıntı Metni İran Devrim Muhafızları Ordusuna yakın Fars Haber Ajansı'nın, Ali Hamaney'in ofisinden bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberinde, ABD-İsrail'in saldırılarında Hamaney'in aile bireylerinden bazılarının hayatını kaybettiği doğrulandı. İran liderinin evi ve ofisinin bulunduğu alana yapılan ABD-İsrail saldırısında Hamaney'in kızı, damadı, torunu ve gelinlerinden birinin hayatını kaybettiği aktarıldı. Hayatını kaybedenlerin isimleri açıklanmadı. Meşhed kentindeki İmam Rıza Türbesi'nin kubbesine siyah bayrak çekilirken bölgeye gelen İranlılar, Hamaney'in ölümü nedeniyle gözyaşı döktü. Başkent Tahran'da ve ülkenin birçok kentinde anma ve telin gösterileri düzenleniyor. Kum kentinde, Hz. Masume Türbesi'nde toplanan yüzlerce kişi ABD ve İsrail'i lanetledi. Ayetullah Hamaney'in ölümü sonrasında birçok İran kentinde anma gösterileri sürüyor. (Fotoğraflar: AA) DANIŞMANI SÜRECİ ANLATTI: 'ANAYASA'NIN 111. MADDESİNE GÖRE...' İran lideri Ali Hamaney'in danışmanı Muhammed Muhbir, Hamaney'in ölümü sonrası boşalan liderlik makamının temsiliyetine ilişkin süreci anlattı. İran devlet televizyonuna konuşan Muhbir, İran Anayasası'nın 111. maddesinin uygulanacağını söyledi. Muhbir, “Anayasa'nın 111. maddesine göre, liderin vefatı, istifası veya görevden alınması durumunda Uzmanlar Meclisi en kısa sürede yeni lideri belirlemek ve ilan etmekle yükümlüdür. Yeni lider belirleninceye kadar Cumhurbaşkanı, Yargı Erki Başkanı ve Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi'nin seçeceği Anayasayı Koruyucular Konseyi'nden bir fakih olmak üzere üç kişiden oluşan konsey, liderlik görevlerini geçici olarak üstlenir” ifadelerini kullandı. Kaynaklar: AA , WSJ , Foreign Affairs Hamaney'in ölümü sonrası füzeler peş peşe ateşleniyor! İsrail ve ABD'den İran'a yeni saldırı dalgası: Tahran'da şiddetli patlamalar Son dakika düğmeye basıldı! Hamaney'in nasıl öldürüldüğü ortaya çıktı: 'Adım adım takip edildi, taktiksel bir sürpriz'