Bir Skriniar yok, hem Avrupa’yı kaybettin hem de iki maçta ligde büyük yara aldın. Eğer koca bir takım, bir tane stoper yüzünden bu hale düşüyorsa o zaman yönetimin de oturup düşünmesi gerekiyor. Aynı Kasımpaşa maçı gibi ilk yarıyı heba eden bir Fenerbahçe vardı. Üçlü savunma ile çıkan Fenerbahçe, özellikle kanatları doğru dürüst hiç kullanamadı. Bu yarıda sadece Kerem’in çabası ile gol aramaya çalıştı. O da ilk yarıda iki net pozisyondan yararlanamadı. Asensio ilk yarıda sahada hiç yoktu. Bir kere bile sorumluluk almadı. Asensio’nun belki de geldiğinden bu yana en kötü 45 dakikası diyebiliriz. Tabii onun gibi bir kalite oyuncu olunca, beklentiler de farklı oluyor. O çok kötü olunca da Fenerbahçe yaratıcılıkta büyük sıkıntılar çekti. Orta alanda İsmail çırpınırken, Kante yine zayıf kaldı. Belli ki henüz buraya alışamadı. Bildiğimiz Kante’den çok uzak. Guendouzi de savunmanın göbeğinde oynayınca, İsmail ilk 45’te yalnızları oynadı. O da nereye gideceğini şaşırdı. Sahanın her yerinde olamayınca da, dakikalar geçtikçe oyundan düştü ve orta alan tamamen Antalyaspor’a kaldı. Nottingham Forest maçında Yiğit Efe, Hutchinson karşısında çok zor anlar yaşamıştı. Hızlı ve çabuk adamlar önünde belli ki çok sıkıntı çekiyor. Dün de Ballet önünde zor anlar yaşadı. Yani hocanın bunu görüp orayı düzeltmesi gerekirdi. Ancak tabii Semedo’nun sakatlığı da tuz biber oldu. Ve gol de yine Ballet’in çabası ile geldi. Yiğit Efe kesicilikte iyi ama adam takip etmede ve karşılamada zayıf kalıyor. Bunu dün bir kez daha gördük. 2. yarıya Fenerbahçe yine kötü başladı. Basit hatalarla üstelik bir de gol yedi. Ama sonra toparlandılar. Daha önce yapmaları gerekenleri 2-0’dan sonra yaptılar. Asensio bu kez sahneye çıktı. Biraz daha kanada geçerek takımına gol pozisyonları yaratmaya başladı. Önce Cherif’e attırdı daha sonra öyle bir orta kesti ki, Veysel kendi kalesine attı. Ancak şu var, Fenerbahçe ilk yarı aksayan oyununa rağmen 2. yarıya kadrosunu değiştirmeden çıktı. Nene, Fred ve Musaba değişiklerini daha önce yapmalıydı. Neden yapmadı bilinmez. Sonra yaptı ama Antalyaspor’un direnci arttığı dakikalarda pek de anlamı kalmadı. 2-2’den sonra Fenerbahçe son dakika dahil yüzde yüz üç net pozisyondan yararlanamadı. Hele son saniye de üst direğe takılan top, Fenerbahçe’nin kaderinin değişmez bir göstergesiydi. Kadıköy’de böyle toplarda son saniyede golü kendi kalesinde görürken bu maçta top direkten döndü. Fenerbahçe belki yine yenilmedi. Yenilgisizliği belki lig sonuna kadar devam edecek. Ancak berabere kala kala şampiyonluğu verecek farkında değil. Aradaki fark dört puan. Ama henüz bu iş bitmedi. Ancak Fenerbahçe ilk yarıda oynadığı topu oynarsa en geç 15 gün içinde lige havlu atar benden söylemesi... Maçın hakemine gelince... Ben bu kadar kötü hakem görmedim. Adam dünyadan bihaber. O kadar çok yanlış kararı var ki, akıl alır gibi değil. Belki de bir tane faulü doğru vermedi. Fenerbahçe’nin net bir penaltısını göz göre göre yedi. Bir Galatasaray maçının hakemine bakıyordum, bir bu hakeme... Ligi kafalarında çoktan bitirmişler uzatmaları oynuyoruz. O zaman bu liglerin oynanmasına ne gerek var?