Venedik’te büyük ilgi gördü

Venedik, her zaman olduğu gibi yine sanatın kalbinin attığı şehirlerin başında geliyor. Bu kez gündemde güçlü bir Türk sanatçı var. Ahmet Ertuğ’un ‘Beyond the Vanishing Point’ sergisi, La Stanze della Fotografia’da açıldığından bu yana büyük ilgi görüyor. Venedik gibi kültürel hafızası derin ve seçici bir şehirde böyle bir karşılık bulmak kolay değil. Özellikle de fotoğraf gibi, mimarlıkla kurduğu ilişki üzerinden sabır isteyen bir disiplin söz konusuysa… Ertuğ’un 29 büyük format eserden oluşan sergisi, İtalyan mimari mirasını odağına alıyor. Fotoğraflanan eserler arasında saraylar, tiyatrolar, katedraller, kütüphaneler yer alıyor. Tabii serginin en çarpıcı karelerinden biri hiç şüphesiz Ayasofya. Altın ışığın kubbede dolaştığı o kare, İstanbul ile Venedik arasında yüzyıllardır süren kültürel alışverişin görsel bir özeti gibi. Roma’nın kusursuz geometrisiyle zamana meydan okuyan Pantheon, Rönesans’ın katmanlı estetiğini taşıyan Villa Farnese ve Venedik’in simgelerinden Teatro La Fenice de Ertuğ’un kadrajına girenlerden. Ahmet Ertuğ’un eserlerinde bir fotoğrafçıdan çok bir mimarın gözünü görürsünüz. Zaten kendisi de “Mimarın ayak izlerini takip ediyorum” diyor. Hızla tüketilen görseller yerine kalıcı hafıza inşa etmeye odaklanıyor. Bu, Avrupa’daki ilk sergisi değil. Paris’te La Conciergerie’de, dönemin Fransa Kültür Bakanı Rachida Dati ev sahipliğinde açılan sergisi hala hatırlarda. New York’ta Bruce Silverstein Gallery’de gerçekleşen ‘Edifice as Artifact’ ise Amerikan sanat çevrelerinde güçlü yankı bulmuştu. Bugün eserleri ABD ve Avrupa’daki önemli koleksiyonlarda yer alıyor. UNESCO himayesinde İstanbul anıtlarını belgeleyen çalışmaları ise kültürel miras adına ayrı bir kıymet taşıyor. Sergiden sonra Bienal’e de destek Ahmet Ertuğ’un Venedik’teki sergisinin ise ana destekçisi Trendyol Sanat. Türkiye’de çağdaş sanatı dijital platform üzerinden geniş kitlelere ulaştırmayı hedefleyen bu yapı, son yıllarda sanat alanında dikkat çekici adımlar atıyor. Devrim Erbil’den Güvenç Özel’e kadar birçok sanatçıyı koleksiyonerlerle buluşturdu. BASE ve MamutArt gibi genç sanat platformlarına verdiği destekle yeni kuşağın önünü açtı. Deprem sonrası ‘Umut’ koleksiyonuyla elde edilen geliri burs fonuna aktararak sosyal sorumluluğu sanatla birleştirdi. Şimdi ise yeni bir hamlede bulunuyorlar. Trendyol Sanat, İstanbul Kültür Sanat Vakfı koordinasyonundaki Türkiye Pavyonu’nun eş sponsoru olarak Venedik Bienali’nde de yer alacağını açıkladı. Bienalin ana mekânlarından Arsenale’de gerçekleşecek Türkiye Pavyonu, bu yıl Nilbar Güreş’in ‘Gözlerinizden Öperim’ başlıklı sergisine ev sahipliği yapacak. Venedik Bienali, her iki yılda bir yarım milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlayan, küresel sanat takviminin en prestijli etkinliklerinden biri. Burada görünür olmak uluslararası kültürel diplomasinin parçası olmak anlamına geliyor. Bu yıl Ahmet Ertuğ’un sergisiyle Venedik’te güçlü bir iz bıraktıktan sonra bienaldeki Türkiye Pavyonu’yla da görünürlüğümüz daha da kalıcı hâle gelecek. İşte bu yüzden, sanatçılara destek veren sponsorların artması çok önemli.