Akşehir’in kültürel ve turistik potansiyelini yeni bir vizyonla ülke gündemine taşımayı amaçlayan proje, 13. yüzyıl Akşehir’ini birebir yansıtacak şekilde tasarlanıyor. İki yıldır Değirmen Sokak’ta gerçek fiziki mekânlarda denemeleri yapılan çalışma, bu yıl Kilise Meydanı’ndaki seki alanında daha kapsamlı ve görkemli bir kurgu ile ziyaretçilerin karşısına çıkacak. 13. Yüzyıl Akşehir’i Canlanacak Projede 13. yüzyıl Akşehir’i; dönemin meslek gruplarına ait işlikler, özgün kostümler, dekorlar ve tarihi konuşma diliyle canlandırılacak. Bir dönem dizisi konseptiyle hazırlanan mizah platosunda oyuncular, ziyaretçilere adeta zaman yolculuğu yaşatacak. Elbette projenin başrolünde, Akşehir denildiğinde ilk akla gelen isim olan Nasreddin Hoca yer alacak. Mizahı ve bilge kişiliğiyle yüzyıllardır hafızalarda yer eden Nasreddin Hoca, bu projeyle birlikte yalnızca anlatılan bir karakter olmaktan çıkıp yaşayan bir kültürel deneyime dönüşecek. Ziyaretçiler, Hoca’nın fıkralarına sahne olan atmosferi birebir yaşayabilecek. Akademik ve Sanatsal Güç Bir Arada Proje; belediye çalışanı tarihçi Dr. Hüsna Koç, Başkanlık Kültür ve Sanat Danışmanı Emre Çaltılı ve profesyonel sanat yönetmeni Ömür Özel tarafından yürütülüyor. Akademik altyapı ile sanatsal bakış açısının bir araya geldiği çalışma, hem tarihsel doğruluğu hem de görsel zenginliğiyle dikkat çekmeyi hedefliyor. Turizme ve Ekonomiye Katkı Başkan Nuri Köksal, projenin Akşehir’e hayırlı olmasını dileyerek, Nasreddin Hoca Mizah Platosu’nun şehrin turizm potansiyeline önemli katkı sağlayacağını vurguladı. Projenin yalnızca festival döneminde değil, yıl boyunca ziyaret edilebilecek bir kültür alanı olarak planlandığı öğrenildi. Bu vizyoner adımla Akşehir, yalnızca bir festival kenti değil; yaşayan, nefes alan bir tarih sahnesi kazanmaya hazırlanıyor. Nasreddin Hoca’nın mizahıyla şekillenen bu özel plato, hem yerli hem yabancı turistler için yeni bir cazibe merkezi olmaya aday görünüyor.